Hangi uçucu kullanılırsa kullanılsın, doza bağımlı olarak insanda ortaya çıkan akut farmakolojik etkiler alkol etkilerini andırır. Toksik olmayan dozlarda sırasıyla öfori, gevşeme, ataksi (doza bağılı olarak artan kas koordinasyonunda ve dengede bozulma) diplopi ve konuşmada bozulma ortaya çıkar. Alkol etkisi altında olduğu gibi bu tip kullanıcılarda da kendine aşırı güvennkaza riskini ve şiddete eğilim artmıştır, Aynı alkol kullanıcılarında olduğu gibi uçucu kullanıcılarında da suç işleme veya suç teşkil eden olaylara karışma olasılığı yüksektir. Uçucu etkisi altında duygusal küntlük veya duygusal boşluk söz konusudur ve kısa süreli bilinç kayıpları yaşanabilir. Doz artırıldıkça psikotik ortaya çıkmaya başlar ve bu durum toksik psikoza kadar gider. Bu esnada ortaya çıkan ruh hali ve halüsünasyonlar kendine zarar vermeye yol açabilir.

Uçucu solventleri koklamak suretiyle kötüye kullananlarda deliryum kullanılan maddenin kendi etkilerine, diğer maddelerle etkileşmelerine ve maddenin alınma yöntemiyle ilişkili hipoksiye bağlı olarak ortaya çıkabilir. Eğer deliryum, aşırı davranışsal bozukluklara yol açıyorsa klasik antipsikotikler gibi bir dopamin reseptör antagonisti ile kısa süreli tedavi yapılabilir. Benzodiazepin ve benzen sedatif hipnotikler solunum depresyonu yapabileceklerinden kullanılmamalıdır.
Baş dönmesi, ciltte şiddetli kızarıklıklar, öksürük, sürekli hapşırık,salyada artma, bulantı ve kusma intoksikasyonla birlikte ortaya çıkan diğer belirtilerdir. Daha fazla uçucu alınmadığı takdirde bu belirtiler 15-30 dakikada ortadan kalkmaya başlar. Sürekli kullanıcılarda saatlerce devam eder. Kullanımı izyen ayık dönemde nadiren ortaya çıkan rahatsız edici baş ağrısı dışında etki gözlenmez. Ancak bazı kullanıcılarda madde etkisi altında oldukları döneme ait amnezi ortaya çıkabilir.
Akut kullanım esnasında kusmaya bağlı aspirasyon, maddenin bulunduğu materyale kafasını sokma nedeni ile havasız kalma, şiddete maruz kalma veya madde etkisi altında kazalara karışma gibi nedenlerle ölüm sık karşılaşılan bir durumdur.
Uçucu kötüye kullananlar dışarıdan gözlenebilen bazı belirtiler sergilerler. Eğer son birkaç saat içinde uçucu koklamışlarsa nefeslerinde bunun kokusu başkalan tarafından da fark edilebilir. Plastik torbalar içinde uçucu koklayanların burun ve ağız çevrelerinde tipik kızarıklıklar görülür. Benzin hariç, çoğu uçucu solvent maruziyeti izleyen 10 saat içinde kanda gaz kromatografisi yöntemi ile saptanabilir. Toluen, ksilen, trikloretilen, trikloretan ve tetrakloroetilenin idrardaki metabolitleri de aynı yöntem ile saptanabilir. Kütle spektrofotometresi yöntemi ile nefes analizi de yapılabilir. Bununla beraber, bu testlerde madde tespiti yapabilmek her zaman mümkün olmayabilir. Son maruziyeti izleyen erken dönemlerde bu testlerde pozitif sonuç alma olasılığı daha kuvvetlidir. Uçuculankan veya idrarda tayin etmek 24 saat sonrasında oldukça zorlaşır.
İntoksikasyon belirtileri ve süresi oldukça kısadır. Madde kandan süratle elimine olurken belirtiler de hızla hafifler. Eğer kalp-solunum sistemi ile ilişkili bir sorun gözlenmiyorsa çok defa tıbbi müdahale gereksizdir. Bununla beraber, kalp veya solunum sistemi ile ilişkili belirtiler yukarıda da belirtildiği gibi çok defa hayatı tehdit eder boyuttadır ve ani ölüme yol açabilir. Öte yandan, madde kullanıldıktan ve kandan tamamen uzaklaştıktan saatler sonra da ciddi kardiyak etkiler aniden ortaya çıkabilir.
Deney hayvanlarının aksine, insan kullanıcılarda akut etkilere tolerans gelişir. Ani olarak kullanımın kesilmesi etanol yoksunluk sendromuna benzer bir tablo oluşturur. Yoksunluk belirtileri arasında bazen delirium, halüsinasyonlar ve şiddetli epileptik nöbetler de yer alabilir. Bu nedenle uçucu solventlere insanlarda şiddet fiziksel bağımlılık geliştiği kabul edilir.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77