Kişilik bozuklukları arasında en güvenilir tanı konulabilen durum antisosyal kişilik bozukluğudur, ancak tedavi çabalarının zor olduğu da bilinen bir gerçektir.

Yine de, tedavi umudu tükenmemiştir ve bir çalışma psikiyatristlerin yaklaşık üçte ikisinin ”psikppatik bozukluğu” bazen tedavi edilebilir bir durum olarak düşündüklerini göstermiştir.. Antisosyal kişilik bozukluğu, 15 yaşından önce başlayan, yaygın bir antisosyal davranış ve insanların haklarını çiğneme ile belirli bir bozukluktur.

Ciddi sosyal sorunlara yol açtığından, tüm kişilik bozuklukları içinde en önemlilerinden biridir. Bozukluk, yalnız psikiyatrist ya da psikologların değil, sosyolog, hukukçu ve kriminologların da öteden beri ilgi ve dikkatini çekmiştir. Geçmişte bu hastaları tanımlamak için psikopat, sosyopat ya da dissosyal gibi değişik terimler kullanılmıştır. ”Psikopat”, Türkçe’de halk diline yerleşmiş yüklü bir sözcüktür.

Antisosyal; bir toplumda suç, ayıp, günah ya da ahlak dışı sayılan davranışları tekrarlamaya eğilimli, demektir. Bu karakter yapısı, tüm kişilik bozukluklarında olduğu gibi, küçük yaşlardan itibaren kendini belli eder. Ancak diğer kişilik bozukluklarından farklı olarak, antisosyal kişilik bozukluğu tanısı koyabilmek için, bu tür davranışların 15 yaşından önce ortaya çıkması şart koşulur.

Hasta her türlü suçu işleyebilir. Bunlar polis tarafından tutuklanmasını gerektiren ağır suçlar olabilir. En çok görülen görülen suçlar; hırsızlık, gasp, saldırganlık, ırza geçme ya da diğer cinsel suçlardır. Bazen de yalnızca, ahlak, işyeri ya da okul kurallarını çiğnemekle sınırlı olabilir. Kişi bu suçları aklına estiği gibi ya da aldırmıyormuş gibi (dürtüsellik) ve tekrar tekrar işler. Sabıka kayıtları çok kabarıktır. Verilen cezalardan ders almazlar. Örneğin, belli bir suçtan hapse girer, fakat hapiste de aynı suçu işlemeye devam eder.

Başka insanlara karşı sorumluluk, sadakat ve dürüstlük duygusu yoktur. Verdiği sözleri tutmaz, durmadan yalan söyler ve insanları kolayca aldatır. Başkaların iyi niyetinden yararlanır. Yalanı yüzüne vurulunca utanmaz. Dolandırıcılık, sahtekarlık, insanları zevk için enayi yerine koyma gibi davranışlar sık görülür. Örneğin, beş kez borç aldığı ama hiçbirini ödemediği halde, aynı insandan, hepsini birden ödeyeceğine yemin ederek yeniden borç ister. Kumar oynarsa hile yapar. Başkalarının yerine geçerek insanları aldatma ve birden çok isim kullanma gibi davranışlar da görülebilir. Bunlar eşlerine de bağlı değildirler. Nikahlı ya da nikahsız sık eş değiştirirler.

Parasal yükümlülüklerini yerine getirmez. Sözgelimi, çocukları komşulardan ya da sokaktan yiyecek dilenirken,kendi parasını, alkol ya da kumara yatırır. Bu hastaların çoğu iş tutmaz ve bir baltaya sap olmaz. Çalışacak iş olduğu halde işe girmez. Eğer bir işe girecek olursa, işi aksaması ya da diğer disiplin bozucu davranışları nedeniyle çabuk kovulur. Bazen  de kendisi nedensiz, işi bırakır. Geçinebilmek için ya parası olan bir yakınını sömürür ya da yasa dışı yollardan para kazanır. Örneğin, karısını çalıştırır ya da yaşlı annesinin emekli maaşını (bazen zorla) alır. Zayıf gördüklerinden haraç alır.

Dürtüsellik yalnız suç sayılan davranışlarla sınırlı değildir. Hasta her alanda, sonuçlarını düşünmeden, daha doğrusu sonuçlarına aldırmıyormuş gibi davranır. Örneğin aklına estiği gibi gezer. Serserice dolaşması yüzünden, sabit bir mekanı yoktur. Kendisinin  ya da başkalarının güvenliğini düşünmez. Heyecan ve uyarılma açlığı nedeniyle, tehlikeli serüvenlere atılabilir ya da önüne gelenle yatabilir.

En kötü özellikleri arasında saldırganlık ve kolay öfkelenme vardır. Hasta sebepsiz yere öfkelenir ve insanlara saldırır. Kolay kavga çıkarır, böyle durumlarda karşısındakini ağır biçimde yaralayabilir. Bundan en çok zarar görenler genellikle ailesi ve çocuklarıdır. Örneğin, küçük çocuğun üstünde sigara söndürür. Çocuğu varsa, ebeveynlik görevlerini de genellikle yerine getirmez.

Önemli bir özellik hastanın asla yaptıkları yüzünden pişmanlık ya da suçluluk duymamasıdır. Başkalarına verdiği zararı kolayca rasyonalize eder. Bu nedenle bu bozukluğu, bir tür vicdan ya da süperego yokluğu gibi düşünmenin uygun olduğu da ileri sürülmüştür. Hasta asla ders almaz, ceza vermenin  etkisi olmaz. Pişmanlık gösterileri genellikle sahtedir.

Alkol ya da madde bağımlılığı (ya da kötüye kullanımı) çok sık gelişir. Alkolizm tabloyu daha ağır bir görünüme sokabilir. Hasta antisosyal davranışlarının önemli bir bölümünü alkollü iken yapabilir. Benzer şekilde, parafililer (örneğin, cinsel sadizm) Antisosyal kişilik bozukluğu olan hastalarda, genel popülasyondan daha sık görülür ve cinsel suçlarının nedenini oluşturabilir. Ağır vakalar, normal bir yaşam süremez, çoğu ömrünü hapiste geçirir. Bunların doğal olmayan yollardan (kaza, intihar ya da başkasının elinden) ölme olasılığı daha yüksektir. Yaş ilerledikçe, tablo bir miktar ”sönme” eğilimi gösterir. Saldırganlık, irritabilite ve cinsel suçların sıklığı azalır.

  Etyoloji,

Anne-babasız büyümüş çocuklarda, örneğin sokakta ya da yetiştirme yurtlarında büyümüş ya da tutarlı bir ebeveyn eğitimi görmemiş çocuklarda ileride bu bozukluğun ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Babada alkolizm olması, çocukken cinsel ya da fiziksel olarak sömürülmüş olma da saptanmış yatkınlaştırıcı etkenlerdir. ailesel yüklülük de belirgindir. Hastaların birinci derece akrabaları arasında ASKB, genel nüfustan daha sık görülür. Hasta kadınsa bu olasılık daha da artar.

  ASKB vakalarının cezai ehliyetlerinin tam olduğu kabul edilir. Bir suç işlemeleri halinde cezalarını tam olarak çekerler.

  ASKB, tedavi umudu en az olan kişilik bozukluğudur.. Tedavi amacıyla hastaneye yatırılmaları faydadan çok zarar verir.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77