Beyin için, yaşlanmadan dolayı ortaya çıkan özel bir tehlike vardır. Bu tehlike aynı zamanda beyine zarar veren hastalıkların birincil nedenidir ve hücrenin derinliklerinde düzenli olarak gerçekleşen kimyasal reaksiyonlardan kaynaklanır; özellikle, hücrelerin enerji kaynakları olan ve ”mitokondria” denilen binlerce enerji fabrikasından.

Beyin hücrelerimiz de dahil olmak üzere, hücrelerimizin tamamının ömürleri boyunca oksijensiz kökler denilen, nefes almanın, yemenin, yani basitçe yaşıyor olmanın sonucu olan düzensiz kimyasalların saldırı bombardımanına uğrarlar. Mitokondria , hücreler için enerji üretmek üzere oksijen yaktığında, oksijensiz kökler denilen yan ürünler ortaya çıkarlar. Bunlar kimyasal olarak genellikle, mitokondria  duvarlarına ve toksinlere saldıran ve böylece daha iç bölümlere, hatta DNA’ya ve hücrelerin zarlarına sızan füzelere dönüşürler. Yıllar boyunca serbest serbest kökün verdiği zarar hücre içinde birikir ve hücrenin üretimini yavaşlatır. Serbest kökler tarafından sinir hücrelerine yapılan saldırılar sonucunda, sinir hücrelerine giden lifler geri çekilirler, sinapsisler yok olurlar. hücrenin iletişim kurma yeteneği büyük ölçüde azalır.

Sonuç olarak, serbest kökün verdiği zarar, sinirlerin yaşamlarını tehdit eder hale gelir.  Ne kadar uzun yaşarsanız, hücreleriniz o kadar çok serbest kök üretirler ve bu kökler, beyninizi, beyne zarar veren hastalıklara olduğu kadar, yaşlanmaya bağlı beyinsel  bozukluklara açık hale getirir. Serbest kökün yarattığı tahribat, zihnin normal işleyişini aksatır.

Saldırıya açık beyinlerde, serbest köklerin yıllarca beyni hırpalaması sinirlere zarar verebilir ve bu da Alzheimer, Parkinson, ALS ve beyne zarar veren diğer hastalıklara yol açabilir.  Yaşlanma boyutları çeşitlilik gösteren bir hastalıktır. Bazı beyinler, serbest köklerin verdiği aşırı zarara bağlı olarak daha hızlı yaşlanır ve bu aslında önlenebilirdir. Bu, bazı beyinlerin neden daha yaşlı olduklarını ve diğer beyinlerden daha verimsiz çalıştıklarını açıklıyor; Beynin yaşlanmaktan dolayı gördüğü zararı engellemenin ve hatta bu süreci geriye çevirmenin en iyi yolu, yıkıcı serbest kökleri etkisiz hale getirmek için daha fazla oksit giderici almaktır.

Bu oksit gidericiler, tıpkı bir bilim kurgu lazeri gibi, serbest köklere saldırırlar ve onu buharlaştırırlar.  Sonuç olarak sinir sisteminin yaşlanması, ömür boyu süren bir saldırının sonucunda ortaya çıkıyor gibi görünüyor ve bu saldırıların çoğu ortak bir sürecin etrafında merkezileşiyor: bu merkezde serbest kök üretimi ve bu köklerin verdiği zarar.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77