İnsan beyni kompleks bir yapıya sahiptir.

Ama, beynimiz aynı zamanda manipüle edilmeye edilmeye müsait bir organdır. 

Eğer beyninizin kontrolü sizde olursa başka, kontrol başkasında olursa çok başka bir sahne ile karşılaşırsınız. 

Örneğin, eski insanlar hastalandıklarında doğru olmasa da kendilerine göre farklı tedavi yöntemleri geliştirmişlerdi. Ve bunu uyguladıklarında iyileştiklerine inanırlardı. 

Bir dönem stres bileziği diye satılan, gazetelerin kupon karşılığı olarak da verilen o ürünü mutlak çoğunuz hatırlıyorsunuzdur. Dönemin stres yok edicisi, iki ucunda bulunan mıknatıslar sayesinde stresten kurtulduğuna, stresi yok ettiğine inanılıyordu. 

Gerçekten işe yaramış mıydı?

Tedavi özelliği olmayan bir ilaç ya da uygulamanın işe yarama olasılığı nedir? 

Örneğin, belinize sardığınız alabalık bel fıtığınıza iyi gelir mi? 

Ya da aniden korkan bir kişiye, korku suyu olarak bilinen ”şekerli su” içirildiğinde, gerçekten korkumuzu yenmemize yardımcı olur mu? 

Bu düşünce şekillerine bakıp hemen yanlış ya da hurafe deyip geçmeyin. Eğer yeteri kadar inanırsanız, sahte ilaçlar ve uygulamalar da işe yarayabilir. 

Tıp dünyasında bu yöntemin işe yaradığına dair sayısız örnek verilebilir. Bu yöntemin adı ise ”placebo”. Latince bir kelime olan placebo, ”memnun etmek” anlamına gelmektedir. ”İnanırsan başarırsın”;

”Sen bunu yapabilirsin”,

”Sende bunu yapacak yeteneğin  var ve ben buna kesin olarak inanıyorum”.

”Bu ilaç sana çok iyi gelecektir” gibi terimler aslında placebo etkisinin yegane terimleridir. Aslında burada yapılan, tıbbi olarak etkisi olmayan bu sahte ilaçların, hastaların iyileşmesine yönelik bir etkiyi ortaya çıkarma halidir. 

Placebo maddesi, hastaya ağızdan, burun ya da enjeksiyon yolu ile verilebilir. Bu ilaçların fiziki olarak hiçbir tedavi etkisi olmamasına rağmen, vücudun kendi kendini tedavi etme gücünü, ilacın işe yarayacağı ve bu sayede iyileşeceği inancına koşulsuz inanmasına dayanır. Örneğin günlerdir baş ağrısı çeken bir hastaya, doktoru tarafından verilen hap şeklindeki bir şeker, hastanın baş ağrısının kısa sürede iyileşmesini sağlıyor.

 Placebo yöntemi 1700 yılından beri ağrı çeken bir çok hasta üzerinde denenmiş, kayda geçirilerek günümüze kadar gelinmiştir. Belki bunların içinde en dikkati çeken Dr.Henry K. Beecher’in çalışmalarıdır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Dr.Henry K. Beacher, savaş döneminde o görev yaparken, morfin stoklarının bitmesi sonucu, hastalarına morfin yerine, morfin olduğunu ima ederek verdiği su enjeksiyonların sonucu, hastaların ağrılarının azaldığını hayretler içinde deneyimlemiştir. Hata benzer bir şekilde, bazı hastalarını ”anestezi” yapıldığı inandırılarak ameliyat yapmış hekimler bile mevcut. Yapılan bir çok deney, astım, kalp rahatsızlığı, şiddetli ağrı, bir çok hastalıkta placebonun etkili olduğu gözlemlenmiştir. 

Kısaca placebo, farmakolojik olarak etkisiz,fakat telkine dayalı ve sonuçta placebo etkisi olarak da blinen tedavi etkisinin ortaya çıkaran bir tür ilaçtır diyebiliriz.. Tıbbi olarak kurtulma olasılığı zayıf bir çok hasta, basitçe ölüm istatistiklerine bu güç sayesinde kurtulmuştur.

  Placebo her ne kadar etkili olsa da, uygulama şeklide önemli rol oynamaktadır. Örneğin capsül şeklindeki placebo hapları, tablet olanlara göre daha etkili olduğu İğne şeklinde olanlar her ikisinden daha etkili olduğu gözlemlenmiştir. Eğer tedavi edici özelliği olan bir makine söz konusu ise, diğer yöntemlerden daha etkili olduğu gözlemlenmiştir. Hata ilacın ,diğer ilaçlara göre pahalı olması placebo etkisini artırarak tedavi sürecini artıran etkenler arasındadır.

 Nocebo; yani placebo etkisinin tam tersi durumlarda kullanılan bir terim. Nocebo ”memnun edeceğim”anlamına gelen placebo etkisinden üretilen bir kelime ve anlamı ”zarar vereceğim”, bir nevi placebo etkisinin zıttı,bir insanın kendisine zarar vereceğini düşündüğü bir şeyden,bir sebep olmamasına rağmen zarar görmesine verilen isim. Nocebo etkisi hastanın, ilacın kendisine yan etkiler getireceğine inanması,placebonun olumlu hali olarak nitelendirilebilir. Nocebo’da hastanın ona zararlı bir şey ya da faydası olmayan bir şey yapıldığına inanırsa, bu defa tam tersi bir etki göstererek ve hastalığın seyri bir anda değişiyor. Bu konuda yapılan bir deneyde, zehirli sarmaşığa alerjisi olan bir deneğe, hiç zararı olmayan bir yaprak sürtülüp, ama bu hastaya, bu sarmaşığın zehirli olduğu belirtiliyor. Deney sonunda, deneklerin her birinde kızartı ve kaşıntı gibi etkiler ortaya çıkıyor. Aslında hiçbir zararı olmayan bu yaprağın denekler arasında bir etki oluşturması, hastaların bu konudaki şartlanmasının bir sonucudur. Bilim dünyası henüz bu tedavi etkisinin kişiyi nasıl etkilediği konusunda kesin bir fikir sahibi değil. Ama bu yöntem kesinlikle işe yarıyor. 

 Kısadan hisse, placebo ya da nocebodan çıkaracağımız sonuç, ne düşünürseniz onu yaşarsınız. İnancın gücüne hiçbir şey yetişemez. 

 En başta söylediğimiz gibi beynimiz manipüle edilmeye müsait bir organdır. Kanser hastaları, başta olmak üzere daha birçok hastalıkta kişinin iyileşmesine inanmasının ve pozitif düşünmesinin ne kadar önemli olduğu kabul edilen bir gerçektir.

  Bu nedenle kontrolü siz ele alınız. ve istediğiniz etkiyi inanarak yaşayın. Seçme gücüne sahipsiniz. Başkalarının öneri ve iddialarının size zarar verecek hiçbir gücü yoktur. Tek güç sizin düşüncelerinizin hareketidir. Başkalarının bu tür düşüncelerini reddetmeyi ve iyi bir tümceye çevirmeyi seçebilirsiniz.

  Korku, bilinmezlik ve batıl inançlar doğrultusunda değil, yaşamın ebedi ilkeleri ve gerçekleri doğrultusunda düşünmeye başlayın. Başkalarının sizin için düşünmesine izin vermeyin. Kendi düşüncelerinizi kendiniz seçin ve kendi kararlarınızı kendiniz verin

  Siz bunu yapabilirsiniz..

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77