Bütün dünyada balık yemeyen insanların hem depresyona girme, hem de kalp hastalıklarına yakalanma oranı en yüksek insanlar olmaları gerçekten çok çarpıcı. Balığın içinde bulunan omega-3 yağın, beyni depresyondan korumakla birlikte arterlerin (damarların) tıkanmasını ve kalbin durmasını önlendiğinin bilinmesi, neden kalp hastalıklarından önce depresyonun ortaya çıktığını ve depresyonun kalp hastalıklarının habercisi olduğunu ve neden hem depresyonun,…

İnsan vücudunun içinde ve yüzeyinde olmak üzere, neredeyse tamamında mikroorganizmalar bulunmaktadır. Mikrobiyom terimi vücutta yaşayan bütün mikroorganizmalar ve onların genetik materyelini, mikrobiyota  terimi ise vücudun farklı ekosistemlerinde belirli bir vücut bölgesine özgü mikroorganizmaların popülasyonlarını ifade etmek için kullanılmaktadır. İnsan vücudundaki en büyük mikroorganizma popülasyonu, gastrointestinal sistemde bulunmaktadır. Bu nedenle üzerinde en fazla araştırma yapılmış mikrobiyom,…

Yapılan araştırmalar bol miktarda balık yağı almak, beyin hücrelerini yok eden, bağışıklığı azaltarak hücrelere zarar veren bir iltihaplaşmanın başlamasına neden olan ve sinir iletkenlerinin davranış değiştiren serbest köklerin yenilmesini sağlar ve beyin hücrelerinin kendi temel fiziksel yapılarını değiştirir. Nasıl oluyor da balığın içindeki benzersiz yağ, beyin üzerinde bu kadar büyük etkiye sahip olabiliyor? Özellikle çok…

Sizce çağların en önemli sırrı nedir? Atom enerjisinin sırrı mı? Nötron bombası mı? Gezegenler arası yolculuk mu? İnternet mi? Hayır hiçbiri değil. Bu sır, kendi bilinçaltınızın içinde, mucizeler yaratan, bilinçaltınızın müthiş gücüdür. Bilinçaltınızın muazzam bir gücü vardır. Size ilham verir, rehberlik eder, hafıza deponuzdaki isimleri, olguları ve manzaraları ortaya çıkarır. Bilinçaltınız kalp atışlarınızı başlatmıştır, kan…

Bous (öküz) ve limos (açlık) sözcüklerinden türetilen bulimiya, bir öküzün yiyebileceği kadar büyük bir açlık ya da bbir öküz kadar yiyebilmek anlamında patolojik iştahı tanımlar. Bulimiya Nervoza aşırı yemek yeme nöbetleri ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Bu nöbetler tekrarlayıcı özellikte olup, hasta nöbet sırasında, yeme davranışları üzerindeki kontrolünü kaybeder ve yüksek kalorili, daha çok karbonhidrat…

1970’li tıp eğitimine başladığımız yıllardan ve öncesindeki zamanlarda bilim insanları beynin anatomisi hakkındaki çalışmalarını sadece ölü beyin inceleyerek yapabiliyorlardı. Tabii ki günümüzde de bilim insanları otopsi edilmiş beyin dokularını hala elektron mikroskopları altında inceliyorlar. Artık ölü beyin hücreleri üzerinde yapılan çalışmalar, yerini canlı beyin hücrelerinin hareket halindeyken gözlemlenmesine bıraktı. Beyin hakkındaki devrimci düşünüş, bilim insanlarına,…

Beyin hakkındaki bu bilgi o kadar yeni ki, insanların çoğu eski ve yanlış anlayışların çürütüldüğünün ve öldüğünün farkında bile değiller. ”Sınırları sonsuza kadar belirlenmiş beyin” fikri son on yılda yavaş yavaş terk edildi. Ve baş döndürücü bir hızla yeni bulgular ortaya çıkarıldı. Yeni araştırmalar beynin sürekli değişen bir doğaya sahip olduğunu kanıtladı. Beyin hücreleri sürekli…

Yakın bir zamana kadar, yetişkinlerin beyinlerinde her gün binlerce hatta milyonlarca sinir hücresinin öldüğü ve birey ne kadar yaşlı ise o kadar hızlı bir yıkım olduğu şeklinde yaygın dogma bir bilgi vardı. Başka bir deyişle bu bilgiye göre, zayıflayan bir hafızaya ve entelektüel kapasitenin azaldığı bir beyin bizim kaderimizdi. ve de yeterince uzun yaşayan hemen…

Hormonların beyin üzerinde büyük bir etkiye sahip oldukları fikri, heyecan verici yeni araştırmaların konusunu oluşturuyor. Bilim insanları uzun zamandan beri, sürekli hareket halindeki cinsiyet hormonlarının, beynin gelişiminin ilk aşamalarında, günlük olayları hatırlama ve belirli öğrenme şekilleri konusunda, beynin hayati bir parçası olan hippocampusu şekillendiğini biliyorlar. Sadece kısa bir süre önce, östrojen gibi hormonların ve kortzol…

Bir çok araştırmacı, östrojen hormonunun yaşlı kadınlarda güçlü bir hafıza koruyucu ve Alzheimer hastalığında muhtemelen kısmi olarak panzehir işlevi gördüğüne inanıyorlar. Kentucky Üniversitesi’nde beyin araştırmacısı olan Dr. David Snowdon, östrojenin, sinir hücrelerini korumaya çalışan kadınlar için ”bir numaralı aday” olduğunu söylüyor. Harvard’da beyin araştırmacısı olan Dr. Marilyn Albert ise, ”yaşlı kadınlara, eğer yapabiliyorlarsa östrojen almalarını…

En az yüz bin yıl boyunca atalarımız, avcılıktan ve toplayıcılıktan elde ettikleri  Taş Devri yiyecekleri ile hayatta kaldılar, yabani av hayvanları, yabani bitkiler, meyveler ve köklere. Ardından, on bin yıl önce dünya tarihsel bir olayla sarsıldı.Tarım devrimi hızla bütün dünyayı sardı. Tarım devrimi sonrası yeni örgütlenmelere, istikrarlı sosyal yapılara,  hükümetlere, şehirlere ve insanlığın başarısında patlamaya…

Evrimci beslenme uzmanlarına göre beynimizi şekillendiren daha fazla alabilmek için yememiz gerekenler;  -Sebze ve meyve yiyin: Taş Devri atalarımızın en çok tükettikleri temel gıda maddesi meyveler ve sebzeler, özellikle çekirdeksiz meyveler ve diğerleriydi. Onların yedikleri sebze ve meyveler bizim yediklerimizden üç kat daha çeşitliydi.Yenen kabuklu meyveler ve baklagiller, meyve sebzeler, &65 günlük kalori ve bir…

Hipnozla tedavinin en büyük tehlikesi; hipnozun ne olduğunu bilmeyen insanlar tarafından yapılıyor olmasıdır. Hipnozun ne olduğunu bilmeyenler, pratik tecrübeleri ile yol almaya çalışırlar. Hipnoz tüm boyutlarıyla bilimsel olarak çözülmüş tecrübe edilmiş bir alan değildir. Kısaca mevcut bilgi birikimi hipnozun muhtemel sonuçlarının tehlikeli olmadığını söylemeye yeterli değildir. Hele hipnozu yapanların, hipnozun tehlikeli olduğunu söylemeleri beklenemez. Hipnoz…

Beslenme sadece biyolojik bir eylem değildir, beslenme aynı zamanda kültürel ve psikolojik bir olgudur. Kültür öğretilmiştir, yani kültür sade bir hikayedir. Beslenme alışkanlığı küçük yaşta öğretilir. Öğrendikten sonra uzun süre değişmez. Beslenme kültürü insanların yaşam biçimleri ve yaşadıkları yörelerin özellikleriyle oluşmaktadır. Toplumların beslenme alışkanlıklarını etkileyen pek çok faktör vardır. Toplumların ekonomik yapıları ve bu yapıların…

B.12 vitamin eksikliğinin sebebi hayvansal ürünlerin tüketilmesi midir? Yapılan araştırmalar nüfusun üçte birinden daha fazlasında B.12 vitamin eksikliği olduğunu göstermektedir.Öncelikle doğru bildiğimiz ama yanlış olan bir bilgiyi düzeltelim.B.12 aslında toprakta bulunan bir bakteridir. B.!2 organik bitki özlü yiyeceklerin üzerinde bulunur. Bitki özlü yiyeceklerin tüketimiyle alınır. B.12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna ve merkezi sinir sisteminin…

Zihninizin iki düzeyi vardır, biri bilinçli ya da akılcı düzeydir. Diğeri ise bilinçaltı ya da akıl ötesi düzeydir. Bilinçli zihninizle düşünürsünüz ama düşünce alışkanlıklarınız bilinçaltınıza gömülür ve bilinçaltınız düşüncelerinizin yapısına göre yaratıcılıkta bulunur. Bilinçaltınız gördüklerinizin, bilgi birikiminizin, deneyim ve tecrübelerinizin, düşüncelerinizin, duygularınızın, hislerinizin depolandığı bölgedir. İşte yaratıcı zihinde burasıdır. Eğer iyi şeyler düşünürseniz iyi şeylerle…

Beynin normal bir şekilde yaşlanması nerede biter ve Alzheimer nerede başlar? Yeterince uzun yaşadığımız takdirde, hepimiz Alzheinmer hastalığına mı yakalanacağız? Son yıllarda yaşanan büyük teknolojik ilerlemeler sayesinde Alzheimer’dan dolayı beyinde gerçekleşen değişimlerin anlaşılması konusunda büyük ilerlemeler sağlanmış olmasına rağmen, hastalığın gerçek doğasının önemli bölümleri hala bilinmiyor. Bununla birlikte, uzmanların çoğu, Alzheimer’in yaşlanmayla ilgili, ilerleyen patolojik…

Anne olmak mutluluk veren bir olaydır. Aynı zamanda anne olmak bir kadın için yalnızca mutluluk dönemi değil, farklı bir yaşamın başladığı ve farklı ruhsal sorunlarında ortaya çıktığı dönemdir. Bu dönem anne için stresli ve zor olabilir. Hamilelik, doğum ve doğum sonrasında kaygı, depresyon ya da ağır psikotik bazı sorunları yaşayabileceği bir dönemdir. Hamilelik sırasında yaşanan…

ALZHEİMER HASTALIĞI NEDİR ? Alzheimer hastalığı daha çok yaşlı bireyleri etkileyen, mekanizması ve sebebi tam olarak açıklanamayan nörodejeneratif bir hastalıktır. 2011 yılındaki verilere göre dünyada 24 milyon kişide demans rahatsızlığı olduğu düşünülmektedir. İleri yaş grubunda hastada demansın sebebinin multifaktöriyel olduğu ve serebrovasküler hadiselerin demans etyolojisinde önemli bir yeri olduğu gözlenmekle beraber Alzhemer hastalığı günümüzde demansın…

Kuantum Teorisi Nedir? Kuantum teorisi son yüz yirmi yılda bilim tarihinin üzerinde en çok tartışılan, yazılıp çizilen, fizik bilim insanlarının kafa yorduğu teorilerinin en başında gelmektedir. Kuantum fiziği, klasik fiziğin ”ki buna Newton fiziğide diyebiliriz”, atom ve atom-altı parçacıkları açıklamak için yeterli olmamasından ötürü doğmuştur. Kısaca kuantum teorisi atomik olaylardaki, enerjiyi açıklamaya yarayan bir fizik…

İnsanlar, çeşitli sağlık sorunları yaşar, kısmende olsa zaman zaman bunalıma girebilir. Ne ve kim olursanız olun bu insanın doğasında vardır. Bunalım, depresif ya da depresyon çok çeşitli psiko sosyal ve biyolojik faktörlerden kaynaklanabilir. Bu sorunları yaşarken sebep ve sonuçlarını tekrarlayıcı bir şekilde düşünerek problemlerimizi tekrar tekrar gözümüzde canlandırmak, sorunlarımızı yeniden hatırlamak ve kafamızı sürekli yaşadığımız…

Genel anetezik olarak kullanılmadan önce nitröz oksid ve dietil eter koklanarak eğlence amaçlı kullanılıyordu. Bu iki solvent muhtemelen koklanarak kötüye kullanılan ilk maddelerdi. Bunu izleyerek uçucu solvent tipi bağımlılık koklanmak suretiyle kötüye kullanılan maddelerin çeşidi ve toplumda bir alt kültür olacak şekilde kullanım yaygınlığı artmıştır. Ülkemizde uçucu solvent tipi bağımlılık özellikle kimsesiz sokak çocukları arasında…

Hangi uçucu kullanılırsa kullanılsın, doza bağımlı olarak insanda ortaya çıkan akut farmakolojik etkiler alkol etkilerini andırır. Toksik olmayan dozlarda sırasıyla öfori, gevşeme, ataksi (doza bağılı olarak artan kas koordinasyonunda ve dengede bozulma) diplopi ve konuşmada bozulma ortaya çıkar. Alkol etkisi altında olduğu gibi bu tip kullanıcılarda da kendine aşırı güvennkaza riskini ve şiddete eğilim artmıştır,…

Sistemik Organ Hasarı Çeşitli uçucu maddeler niteliklerine ve kullanan kişinin hassasiyetine göre o ^ li organlarda ciddi hasarlara yol açabilirler. Trikloretilen içeren ayakkabı parlatıcı koklayanlarda kalp yetmezliği, benzen koklayanlarda gerçekleştirilen otopsilerde ağır pulmoner hemoraji ve serebral ödem, böbrek, karaciğer ve kemik iliği hasarları ortaya çıkmaktadır. Toluen kullanıcılarda ciddi diyabetik ketoasidozla birlikte gözlenen metabolik asidoz ortaya…

Uçucu madde kötüye kullanımı veya bağımlılığı ölçütlerini karşılayan ergen veya yetişkinlerin tedavisinde standart bir şekilde uygulanabilecek, tedavi seçenekleri sunan yeterli ve kontrollü çalışmalar yoktur. Gelişen bozuklukların ve tbbi sekellerin uygun tıbbi bakımı ve tedavisi gerekmektedir. Tedavinin arındırma (detoksifikasyon), akran/arkadaş destek sistemi, fiziksel, kognitif ve nörolojik hasarın değerlendirilmesi, tedavisi ve topluma tekrar geri dönüş gibi basamakları…

Alkole başlama genellikle delikanlılık dönemindedir. 12-17 en sık alkole başlanılan yaşlardır. Alkol bağımlılığı ve alkol kullanımına bağlı yaşam sorunları 20-35, tedavi için başvurular ise 40 yaşlarındadır. 45 yaşında sonra alkole başlama söz konusu ise altta yatan bir duygu durum bozukluğu ya da genel tıbbi duruma bağlı bir ruhsal bozukluk aranmalıdır. Alkole başlama yaşınını erken olması…

Alkol bağımlısı, uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan, alkole bağlı olarak ruhsal-bedensel-toplumsal sağlığı bozulan, buna karşın durumunu değerlendiremeyen, değerlendirse bile alkol alma isteğini durduramayan, tedaviye gereksinimi olan bir hastadır. Bir başka tanımında ise, alkolün işine engel olduğunu değil de işinin alkol almasına engel olduğunu düşünmeye başlayan kişiyi alkol bağımlısı olarak görür. Alkollü içkilere kişinin…

Alkol kullanım bozukluklarının nedenlerini üç boyutta değerlendirmek gerekir; psikolojik, sosyolojik, biyolojik boyutta ele alınabilir. Gergin bir sosyal ortamda ya da zorlu bir günün ardından alınan düşük dozda alkolün, kişilerin kendilerini iyi hissetmelerine, ve ilişkilerinde rahatlamaya yol açtığı bilinmektedir. Aşırı katı ve baskıcı üst benlikleri olan kişiler, alkolü bilinç dışı gerginliklerini azaltmak için içerler. Kişi alkol…

Alkol zehirlenmesi basit bir sarhoşluktan komaya kadar değişen klinik tablolarla ortaya çıkabilir. Bu tablonun temel özelliği, alkol alımı sırasında ya da kısa bir süre sonra gelişen klinik olarak önemli davranış açısından psikolojik değişikliklerin varlığıdır. Alkolün yol açtığı zehirlenme belirtileri genelde kan düzeyi ile uyumludur. Kan düzeyi yükselme hızı alkol alan kişilerin toleransına başka ilaç kullanıp…

Alkol bağımlıları alkolü azalttıkları zaman ya da tamamen kestiklerinde, bir grup belirti ile seyreden yoksunluk tablosu ortaya çıkar. Bu bırakma belirtileri her hastada bulunmayabilir. Alkol bağımlılarının %95’inde şiddetli kesilme belirtilerine rastlanmaz. Bu belirtiler birkaç saat içinde başlar. 2. ya da 3. günlerde en yüksek düzeye ulaşır. 4. ve 5. günlerde hafifler. Klinik belirtiler; Terleme, halsizlik,…

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77