Yoksunluk sendromu bağımlılık yapan bir maddeyi sürekli kullanırken kullanımının aniden kesilmesi veya dozun azaltılmasına bağlı olarak ortaya çıkan ve çeşitli istenmeyen semptomlarla karakterize klinik bir tablodur. Bu tablo ancak bağımlılık yapan madde tekrar alınarak ortadan kaldırılabilir. Bu yönü ile yoksunluk sendromu maddenin sürekli alınma zorunluluğunu teşvik eden bir süreçtir ve kullanılan maddeye fiziksel bağımlılık geliştiğinin…

 Lityum bipolar bozukluğun kısa dönem ve proflaktik tedavisinde en sık kullanılan ilaçtır. Lityum %70-80 hastada bipolar bozukluğun kısa dönem tedavisi ve profilaksisinde kullanılmaktadır. Manik ve depresif hecmelerin her ikisinde yalnızca lityum tedavisine yanıt vermektedir.    Lityum Bipolar bozukluğun depresyonunda etkilidir. Lityum koruma tedavisi; Bipolar hastalarda manik ve depresif hecmelerin sıklığını, şiddetini ve süresini belirgin şekilde…

Ülkemizde zaman zaman çok sayıda sahte alkol kullanımına bağlı sıklıkla ölüm ve sakatlıkla sonuçlanan vakaaları bildiriliyor. Geçen haftanın en önemli sağlık haberlerinden biri Mersin’de bir haftada 5 kişinin metil alkol zehirlenmeleri nedeniyle hayatlarını kaybetmeleri, çoğu yoğun bakımda olmak üzere 16 kişinin tedavi altına alınmasıydı. Bu nedenle sahte içki kullanımına dikkat çekmek, bilgi vermek ve konunun…

Alınan alkol miktarına göre aşırı sarhoşluk veya alkol koması şeklinde kendini gösterir. Hipnotik ilaçlarla, anksiyolitiklerle veya narkotik analjeziklerle birlikte alkolün mutad miktarlarda alınması sonucu da gelişebilir. Alkolün içki şeklinde sık kullanılan bir madde olmasına rağmen alkol zehirlenme sıklığının seyrek olmasında fazla miktarda alınan alkolün bulantı ve kusma yapmasının rolü vardır. Sarhoşun kaza yapmaya ve kazaya…

 Emeklilik orta yaştan yaşlılığa geçişi belirleyen önemli bir yaşam olayıdır. Yaşlılık, yetişkinliğin bir uzantısı olarak, yaşam süresinin ileriki döneminde fiziksel ve ruhsal değişimlerin yoğun bir şekilde görüldüğü bir evre olarak tanımlanmaktadır. Genellikle emeklilik, aktif olarak tam gün çalışılmış bir iş yaşamından sonra işsizlik ya da  işten uzaklaştırma olarak algılanır. Ancak emeklilik farklı insanlar için farklı…

Sağlığımız açısında uyku yemek ve içmek kadar doğal ve önemli bir olaydır. Uyku ruhsal ve beden sağlığımızı her gün yenilememiz için mutlak ihtiyaç duyulan ve de hayatımızın üçte birini kapsayan aktif bir durumdur.Uyku bozuklukları trafik ve meslek kazalarına neden olması nedeniyle aynı zamanda bir halk sağlığı sorunudur. Uyku bozukluğu hastalığında en sık görülen durum uykuda…

 Birçok insan Alzheimer hastalığından felçten daha çok korkuyor olmasına rağmen, aslında felç olasılığını daha korkutucu bulmalısınız. Felcin yarattığı etki ve tahribat daha fazladır ve aslında, küçük felçler, beyninizi kötü bir felç hastalığı olan Alzheimer hastalığını başlatan faktörlere doğru götürebilirler. Kentucky Üniversitesi’nde Dr.David Snowdon’a göre,beynin stratejik bölümlerinde gerçekleşen bir ya da iki küçük felç, Alzheimer tipi…

 Doza ve kullanım sıklığına göre özellikle vücudun böbrekler, karaciğer ve akciğerler gibi zehirli bileşiklerin atılım organlarında ciddi hasarlar oluştururlar. Bu maddelerin  kronik olarak tüketilmesi zamanla kullanan kişiye, maddenin niteliğine, kullanılan doza ve maddenin alınış yoluna göre değişen nitelik, şiddet ve sürede ciddi fiziksel ve ruhsal hastalıkların gelişimine neden olur. AIDS, ciddi karaciğer ve böbrek hastalıkları,…

 Homosistein çok yakın zamana kadar çok az sayıda doktorun hakkında bir şeyler bildiği kanımızdaki bir aminoasit, bugünlerde beynin çökmesine neden olan en büyük faktör olarak görülüyor. Bu aminoasite homosistein deniyor.    Homosistein vücudumuzda besinlerle alınan bir bir aminoasit olan metiyoninden yapılan bir maddedir. Metiyonin bizim genellikle düzenli olarak tükettiğimiz et, yumurta, balık ve tahıllar gibi…

Damar problemlerinin beyninizi yok etmesini ya da zarar vermesini nasıl önlersiniz? Öncelikle şunu bilmek gerekir, Eğer kalbinizi etkileyen bir damarsal probleminiz varsa, bu durum beyninizi de etkiler. Bu iki organ, ayrılmaz bir biçimde, kalbinizi besleyen ve ayrıca beyninizi beslemek için kafatasınıza kadar giden arterler, kan damarları, kılcal damarlar yoluyla birbirine bağlıdır. Dolayısıyla kan-oksijen-glikoz taşıma sistemindeki…

  Kan şekeri (glikoz) ve beyniniz hakkında bilmeniz gereken  üç önemli şey:   1. Beynin optimum düzeyde çalışması için, kanınızdaki glikoz seviyesinin ”normal” olmasını sağlayın; aşırı yüksek ya da düşük glikoz beynin çalışmasını tehlikeye atar.   2. Kan şekeri seviyesindeki dalgalanmalar, düşünmenizi ve ruh halinizi düzenlemenize yardımcı olur. Kanınızdaki glikoz miktarı, hafızanızı, öğrenme kapasitenizi ve…

 Sinir ve beyin hücrelerimizin optimum düzeyde çalışması, kanımızda normal bir oranda -ne çok fazla ne çok az- şeker bulunmasına bağlıdır. Beyin için hiçbir şey, glikoz olarak adlandırılan, kanımızda ve hücrelerimizde dolaşan ve yediklerimiz tarafından belirlenen şeker tipinden daha önemli değildir. Sinir hücreleri, kandaki glikoz olmadan hayatta kalamazlar. Glikoz, sinir hücrelerinin orijinal ”akıllı ilacı”dır ve hücrelerin…

31 MAYIS DÜNYA SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜ(TÜTÜN VE SİGARA BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE NOTLAR) Dünyaya geldiğiniz anda yaptığınız ilk şey derin bir nefes almaktır, Bu dünyayı terk ederken yaptığınız son şey ise nefes almaya son vermektir. Doğum ile ölüm arasında olup bitenler ömrünüzü oluşturur. Ömrünüz nefes almamıza bağlıdır. Haftalarca yemek yemeden, günlerce su içmeden yaşayabilecekken hava olmaksızın birkaç…

  Toplumlar sürekli değişen, dinamik ve değişken bir yapıya sahip olup,aynı zamanda yaşayan büyük organizmalardır. Dinin kişiler üzerinde etkilerini değerlendirebilmek için, dinin tarihsel gelişimini ve dinin üzerine oturduğu toplumların sosyal gelişimini çok iyi bilmek gerekir. Din, belirli sosyolojik süreçler izleyen yüz yılların getirdiği çoğul bazı toplumsal koşulların ürünüdür. Konuyu biraz daha zaman sürecine indirgersek, din…

1- Sebze ve meyveleri beslenmenizin temel bölümü haline getirin. 2- Doğal ortamlarında yetiştirilmiş kümes hayvanlarını derisiz yiyin ya da az yağlı et ya da av hayvanı eti yiyin. 3- Kuru fasulye başta olmak üzere, her türlü baklagil ve özellikle tuzsuz yer fıstığı yiyin. 4- Öncelikle ceviz ve badem olmak üzere kabuklu yemişler yiyin.. 5- Yağlı…

Yaşlanmayla birlikte beyninizin gücünü kaybetmesinden ne zaman endişe duymaya başlamalısınız?   Serbest kök teorisinin babası sayılan tıp profesörü Denham Harman’a göre, ”siz daha doğmadan önce, anne karnında başlar” diyor.. Harman’ın ilk deneyleri, oksit giderici verilen hamile bir farenin yavrusunun çok daha yavaş yaşlandığını gösteriyor. Araştırmalar, büyük ölçüde oksit gidericiler ile beslenen hayvanların, yaşlandıkça, oksit gidericiler…

Anne sütü, annenin beslenme şekline bağlı olarak çeşitli oranlarda omega-3 ve DHA içeren, doğanın çocuklar için yarattığı en güzel beslenme formülüdür. Anne sütü ile beslenen bebeklerin beyinlerinin korteksinde, hazır mama ile beslenen bebeklerin korteksinde olduğundan daha fazla DHA vardır. Bilim insanlarının anne sütünün bebelere iyi geldiğine inanmalarının nedeni  budur. Yakın zamanda yapılmış en az sekiz…

Uzun yıllardan beri hemen hemen her gün bağımlı hastaların tedavilerine uğraşırken, hastalarda ve ailelerinde yaşanan acıların, uğranılan kayıpların hiç değişmediğini, uyuşturucu maddelerin yarattığı olumsuz sonuçları,geçmişten günümüze boyutlarının farklılaşarak devam ettiğini görmek mümkün.Afyon kullanım tarihi ile günümüz arasında bir hafıza köprüsü kuramazsak bazı olayları eksik ve yanlış yorumlayabiliriz.18. yüzyıla gelinceye kadar afyonun öldürücü etkisi biliniyor, tiryakiliği…

Geçmiş zamanlarda  bir arkadaşım, -Sana bir soru soracağım -Sor dedim. -Uluslararası para birimi olarak neden daha çok  euro ya da dolar kullanılıyor? -Bilemedim dedim, -Cevap basit, çünkü uyuşturucu ve kaçak silah ticareti euro ya da dolar üzerinde yapılıyor da ondan demişti. Çağımızın en önemli sorunu olarak madde kullanım ve bağımlılığı, yeryüzündeki toplumları, ulusları etkisi altında…

Dünya  ruh sağlığı günü nedeniyle bir Üniversitede ruh hastalarının sorunları konusunda konferans notları üzerine araştırmalarım sırasında Lenny Lapon’un ‘Beyaz Önlüklü Katiller’ kitabı Nazi Almanya’sında akıl hastalarına uygulanan insanlık dışı eylemlerin öncesini ve sonrasını detaylı bir şekilde ele alıp, günümüz psikiyatri dünyasına yeniden gözden geçirmemizi sağladı. Kitabı tekrar tekrar okuyunca insanlığın bu en karanlık dönemi hakkında…

Aşk insani bir duygudur, insanların olduğu her yerde, insana ait her hikayede aşk vardır. Demek istediğim aşk sadece masalların, hikayelerin, romanların, sinemanın, filmlerin ya da şarkıların konusu değildir. Artık aşkın nörobiyolojisi, kimyası ölçülebiliyor, beyin görüntülemesi yapılabiliyor. Sonuçta aşk duygusunu klinik ölçeklerle analiz edebiliyoruz. Aşk insanın sevme kapasitesinin doruk noktası ve bağlanma enerjisidir. Aşk insan yaşamının…

Kadınlara bu avantajı veren ne?Dünya çapında, kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, 2016 yılında küresel çapta ortalama yaşam süresi 72’ydi.Ancak cinsiyetlere göre dağıtıldığında, yaşam süresi kadınlar için 74 yıl 2 ay ve erkekler için 69 yıl 8 ay oluyor.2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ABD’de 100 yaşını aşan 53 bin…

Japonya’da, sağlık otoriteleri, kibirli bir şekilde oturup değerli beyinlerinin kötü bir şekilde beslenmesine izin vermiyorlar. Japonya’da yirmi dört farklı yiyecek, beynin üst düzeyde çalışması için gerekli olan DHA (omega-3 DHA ve EPA adlı iki özel yağ asidinden yapılmıştır) ile güçlendirildi, Küçük çocuklara sütten kesildikten sonra verilen bu maddeleri içeren süt tozu pirinç lapası veriliyor. Ayrıca…

Kimyasal olarak omega-6 diye sınıflandırılan çoklu doymuş yağdan çok fazla yediğinizde, beyin yüzeyinin nasıl değiştiği gerçekten çok şaşırtıcı. Beyniniz gerçekten omega-3 yağ asitlerinin (balıktaki) ve omega-6’nın (sebze yağları ve soslar) hücrelerinizi kontrol etmek için savaştığı bir cepheye dönüşür. Ve genellikle çok miktarda omega-6 almamızdan kaynaklı olarak sayısı daha fazla olan omega-6 sinirsel aktivite üzerinde hegemonyasını kurarak…

Evinize kıymetli bir çiçek getirip koyduğunuzda onun ilk günkü gibi güzel ve hoş kalmasını istiyorsanız ona bakmanız, özen göstermeniz gerektiğini bilirsiniz. Bakmazsanız bir müddet sonra sararıp solar.   Yaşamın anahtarı nedir bilir misiniz?   Anahtar, önce kendimizi ve sonra karşınızdakini tanımaktır.  Anlatmak istediğim başka bir insanla sağlıklı bir ilişki kurmanın yolu, önce kendinizle sağlıklı bir…

Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik veren bir nörotransmitterdir, Dolayısıyla ruh halinizi, hafızanızı, hayata bakış açınızı belirlenmesine yardımcı olarak, beyin yaşamının her yönünü etkiler. Serotonin seviyesi düşük olan insanlar; depresyona, düşünmeden davranmaya, alkolizme, intihara, sinirliliğe ve şiddete daha eğilimlidirler. Bilim insanları beyinlerdeki serotonin düzeyini değiştirerek, laboratuar hayvanlarının daha sinirli olmasını sağlayabiliyorlar. Anti-depresanların yaptıkları da, beyindeki…

Japonya’da bir adalar bölgesi olan Okinawa’da yaşayan insanlar, 50 yıl önce dünyanın en uzun yaşayan insanları olmakla övünürlerdi. Artık öyle değiller. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Amerika’nın 1972 yılına kadar burayı işgal ettiği dönemde, Okinawa’lıların beslenme şekilleri hızla Batı’ya benzedi, yenebilir omega-6 yağını daha fazla tüketip, daha az balık yemeye başladılar. Sonuç olarak, en uzun süre yaşama…

1970’li tıp eğitimine başladığımız yıllardan ve öncesindeki zamanlarda bilim insanları beynin anatomisi hakkındaki çalışmalarını sadece ölü beyin inceleyerek yapabiliyorlardı. Tabii ki günümüzde de bilim insanları otopsi edilmiş beyin dokularını hala elektron mikroskopları altında inceliyorlar. Artık ölü beyin hücreleri üzerinde yapılan çalışmalar, yerini canlı beyin hücrelerinin hareket halindeyken gözlemlenmesine bıraktı. Beyin hakkındaki devrimci düşünüş, bilim insanlarına,…

Beyin hakkındaki bu bilgi o kadar yeni ki, insanların çoğu eski ve yanlış anlayışların çürütüldüğünün ve öldüğünün farkında bile değiller. ”Sınırları sonsuza kadar belirlenmiş beyin” fikri son on yılda yavaş yavaş terk edildi. Ve baş döndürücü bir hızla yeni bulgular ortaya çıkarıldı. Yeni araştırmalar beynin sürekli değişen bir doğaya sahip olduğunu kanıtladı. Beyin hücreleri sürekli…

Yakın bir zamana kadar, yetişkinlerin beyinlerinde her gün binlerce hatta milyonlarca sinir hücresinin öldüğü ve birey ne kadar yaşlı ise o kadar hızlı bir yıkım olduğu şeklinde yaygın dogma bir bilgi vardı. Başka bir deyişle bu bilgiye göre, zayıflayan bir hafızaya ve entelektüel kapasitenin azaldığı bir beyin bizim kaderimizdi. ve de yeterince uzun yaşayan hemen…

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77