Birçok insan Alzheimer hastalığından felçten daha çok korkuyor olmasına rağmen, aslında felç olasılığını daha korkutucu bulmalısınız. Felcin yarattığı etki ve tahribat daha fazladır ve aslında, küçük felçler, beyninizi kötü bir felç hastalığı olan Alzheimer hastalığını başlatan faktörlere doğru götürebilirler. Kentucky Üniversitesi’nde Dr.David Snowdon’a göre,beynin stratejik bölümlerinde gerçekleşen bir ya da iki küçük felç, Alzheimer tipi…

 Homosistein çok yakın zamana kadar çok az sayıda doktorun hakkında bir şeyler bildiği kanımızdaki bir aminoasit, bugünlerde beynin çökmesine neden olan en büyük faktör olarak görülüyor. Bu aminoasite homosistein deniyor.    Homosistein vücudumuzda besinlerle alınan bir bir aminoasit olan metiyoninden yapılan bir maddedir. Metiyonin bizim genellikle düzenli olarak tükettiğimiz et, yumurta, balık ve tahıllar gibi…

Damar problemlerinin beyninizi yok etmesini ya da zarar vermesini nasıl önlersiniz? Öncelikle şunu bilmek gerekir, Eğer kalbinizi etkileyen bir damarsal probleminiz varsa, bu durum beyninizi de etkiler. Bu iki organ, ayrılmaz bir biçimde, kalbinizi besleyen ve ayrıca beyninizi beslemek için kafatasınıza kadar giden arterler, kan damarları, kılcal damarlar yoluyla birbirine bağlıdır. Dolayısıyla kan-oksijen-glikoz taşıma sistemindeki…

  Kan şekeri (glikoz) ve beyniniz hakkında bilmeniz gereken  üç önemli şey:   1. Beynin optimum düzeyde çalışması için, kanınızdaki glikoz seviyesinin ”normal” olmasını sağlayın; aşırı yüksek ya da düşük glikoz beynin çalışmasını tehlikeye atar.   2. Kan şekeri seviyesindeki dalgalanmalar, düşünmenizi ve ruh halinizi düzenlemenize yardımcı olur. Kanınızdaki glikoz miktarı, hafızanızı, öğrenme kapasitenizi ve…

 Sinir ve beyin hücrelerimizin optimum düzeyde çalışması, kanımızda normal bir oranda -ne çok fazla ne çok az- şeker bulunmasına bağlıdır. Beyin için hiçbir şey, glikoz olarak adlandırılan, kanımızda ve hücrelerimizde dolaşan ve yediklerimiz tarafından belirlenen şeker tipinden daha önemli değildir. Sinir hücreleri, kandaki glikoz olmadan hayatta kalamazlar. Glikoz, sinir hücrelerinin orijinal ”akıllı ilacı”dır ve hücrelerin…

1- Sebze ve meyveleri beslenmenizin temel bölümü haline getirin. 2- Doğal ortamlarında yetiştirilmiş kümes hayvanlarını derisiz yiyin ya da az yağlı et ya da av hayvanı eti yiyin. 3- Kuru fasulye başta olmak üzere, her türlü baklagil ve özellikle tuzsuz yer fıstığı yiyin. 4- Öncelikle ceviz ve badem olmak üzere kabuklu yemişler yiyin.. 5- Yağlı…

Yaşlanmayla birlikte beyninizin gücünü kaybetmesinden ne zaman endişe duymaya başlamalısınız?   Serbest kök teorisinin babası sayılan tıp profesörü Denham Harman’a göre, ”siz daha doğmadan önce, anne karnında başlar” diyor.. Harman’ın ilk deneyleri, oksit giderici verilen hamile bir farenin yavrusunun çok daha yavaş yaşlandığını gösteriyor. Araştırmalar, büyük ölçüde oksit gidericiler ile beslenen hayvanların, yaşlandıkça, oksit gidericiler…

Anne sütü, annenin beslenme şekline bağlı olarak çeşitli oranlarda omega-3 ve DHA içeren, doğanın çocuklar için yarattığı en güzel beslenme formülüdür. Anne sütü ile beslenen bebeklerin beyinlerinin korteksinde, hazır mama ile beslenen bebeklerin korteksinde olduğundan daha fazla DHA vardır. Bilim insanlarının anne sütünün bebelere iyi geldiğine inanmalarının nedeni  budur. Yakın zamanda yapılmış en az sekiz…

Japonya’da, sağlık otoriteleri, kibirli bir şekilde oturup değerli beyinlerinin kötü bir şekilde beslenmesine izin vermiyorlar. Japonya’da yirmi dört farklı yiyecek, beynin üst düzeyde çalışması için gerekli olan DHA (omega-3 DHA ve EPA adlı iki özel yağ asidinden yapılmıştır) ile güçlendirildi, Küçük çocuklara sütten kesildikten sonra verilen bu maddeleri içeren süt tozu pirinç lapası veriliyor. Ayrıca…

Kimyasal olarak omega-6 diye sınıflandırılan çoklu doymuş yağdan çok fazla yediğinizde, beyin yüzeyinin nasıl değiştiği gerçekten çok şaşırtıcı. Beyniniz gerçekten omega-3 yağ asitlerinin (balıktaki) ve omega-6’nın (sebze yağları ve soslar) hücrelerinizi kontrol etmek için savaştığı bir cepheye dönüşür. Ve genellikle çok miktarda omega-6 almamızdan kaynaklı olarak sayısı daha fazla olan omega-6 sinirsel aktivite üzerinde hegemonyasını kurarak…

Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik veren bir nörotransmitterdir, Dolayısıyla ruh halinizi, hafızanızı, hayata bakış açınızı belirlenmesine yardımcı olarak, beyin yaşamının her yönünü etkiler. Serotonin seviyesi düşük olan insanlar; depresyona, düşünmeden davranmaya, alkolizme, intihara, sinirliliğe ve şiddete daha eğilimlidirler. Bilim insanları beyinlerdeki serotonin düzeyini değiştirerek, laboratuar hayvanlarının daha sinirli olmasını sağlayabiliyorlar. Anti-depresanların yaptıkları da, beyindeki…

Japonya’da bir adalar bölgesi olan Okinawa’da yaşayan insanlar, 50 yıl önce dünyanın en uzun yaşayan insanları olmakla övünürlerdi. Artık öyle değiller. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Amerika’nın 1972 yılına kadar burayı işgal ettiği dönemde, Okinawa’lıların beslenme şekilleri hızla Batı’ya benzedi, yenebilir omega-6 yağını daha fazla tüketip, daha az balık yemeye başladılar. Sonuç olarak, en uzun süre yaşama…

1970’li tıp eğitimine başladığımız yıllardan ve öncesindeki zamanlarda bilim insanları beynin anatomisi hakkındaki çalışmalarını sadece ölü beyin inceleyerek yapabiliyorlardı. Tabii ki günümüzde de bilim insanları otopsi edilmiş beyin dokularını hala elektron mikroskopları altında inceliyorlar. Artık ölü beyin hücreleri üzerinde yapılan çalışmalar, yerini canlı beyin hücrelerinin hareket halindeyken gözlemlenmesine bıraktı. Beyin hakkındaki devrimci düşünüş, bilim insanlarına,…

Beyin hakkındaki bu bilgi o kadar yeni ki, insanların çoğu eski ve yanlış anlayışların çürütüldüğünün ve öldüğünün farkında bile değiller. ”Sınırları sonsuza kadar belirlenmiş beyin” fikri son on yılda yavaş yavaş terk edildi. Ve baş döndürücü bir hızla yeni bulgular ortaya çıkarıldı. Yeni araştırmalar beynin sürekli değişen bir doğaya sahip olduğunu kanıtladı. Beyin hücreleri sürekli…

Yakın bir zamana kadar, yetişkinlerin beyinlerinde her gün binlerce hatta milyonlarca sinir hücresinin öldüğü ve birey ne kadar yaşlı ise o kadar hızlı bir yıkım olduğu şeklinde yaygın dogma bir bilgi vardı. Başka bir deyişle bu bilgiye göre, zayıflayan bir hafızaya ve entelektüel kapasitenin azaldığı bir beyin bizim kaderimizdi. ve de yeterince uzun yaşayan hemen…

Hormonların beyin üzerinde büyük bir etkiye sahip oldukları fikri, heyecan verici yeni araştırmaların konusunu oluşturuyor. Bilim insanları uzun zamandan beri, sürekli hareket halindeki cinsiyet hormonlarının, beynin gelişiminin ilk aşamalarında, günlük olayları hatırlama ve belirli öğrenme şekilleri konusunda, beynin hayati bir parçası olan hippocampusu şekillendiğini biliyorlar. Sadece kısa bir süre önce, östrojen gibi hormonların ve kortzol…

Bir çok araştırmacı, östrojen hormonunun yaşlı kadınlarda güçlü bir hafıza koruyucu ve Alzheimer hastalığında muhtemelen kısmi olarak panzehir işlevi gördüğüne inanıyorlar. Kentucky Üniversitesi’nde beyin araştırmacısı olan Dr. David Snowdon, östrojenin, sinir hücrelerini korumaya çalışan kadınlar için ”bir numaralı aday” olduğunu söylüyor. Harvard’da beyin araştırmacısı olan Dr. Marilyn Albert ise, ”yaşlı kadınlara, eğer yapabiliyorlarsa östrojen almalarını…

En az yüz bin yıl boyunca atalarımız, avcılıktan ve toplayıcılıktan elde ettikleri  Taş Devri yiyecekleri ile hayatta kaldılar, yabani av hayvanları, yabani bitkiler, meyveler ve köklere. Ardından, on bin yıl önce dünya tarihsel bir olayla sarsıldı.Tarım devrimi hızla bütün dünyayı sardı. Tarım devrimi sonrası yeni örgütlenmelere, istikrarlı sosyal yapılara,  hükümetlere, şehirlere ve insanlığın başarısında patlamaya…

Evrimci beslenme uzmanlarına göre beynimizi şekillendiren daha fazla alabilmek için yememiz gerekenler;  -Sebze ve meyve yiyin: Taş Devri atalarımızın en çok tükettikleri temel gıda maddesi meyveler ve sebzeler, özellikle çekirdeksiz meyveler ve diğerleriydi. Onların yedikleri sebze ve meyveler bizim yediklerimizden üç kat daha çeşitliydi.Yenen kabuklu meyveler ve baklagiller, meyve sebzeler, &65 günlük kalori ve bir…

Beslenme sadece biyolojik bir eylem değildir, beslenme aynı zamanda kültürel ve psikolojik bir olgudur. Kültür öğretilmiştir, yani kültür sade bir hikayedir. Beslenme alışkanlığı küçük yaşta öğretilir. Öğrendikten sonra uzun süre değişmez. Beslenme kültürü insanların yaşam biçimleri ve yaşadıkları yörelerin özellikleriyle oluşmaktadır. Toplumların beslenme alışkanlıklarını etkileyen pek çok faktör vardır. Toplumların ekonomik yapıları ve bu yapıların…

B.12 vitamin eksikliğinin sebebi hayvansal ürünlerin tüketilmesi midir? Yapılan araştırmalar nüfusun üçte birinden daha fazlasında B.12 vitamin eksikliği olduğunu göstermektedir.Öncelikle doğru bildiğimiz ama yanlış olan bir bilgiyi düzeltelim.B.12 aslında toprakta bulunan bir bakteridir. B.!2 organik bitki özlü yiyeceklerin üzerinde bulunur. Bitki özlü yiyeceklerin tüketimiyle alınır. B.12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna ve merkezi sinir sisteminin…

Genç farelerin öğrenme yeteneklerini sınırlamanın tek bir yolu var: Onları, beyni inşa eden DHA’dan (DHA bir omega-3 yağ asididir) mahrum bırakmak. Japon araştırmacıların gösterdiği şey budur. Deneylerde hamile fareleri, içinde yeterli seviyede omega-3 olan ve olmayan besinlerle beslediler. Yavru farelere doğduktan sonra, onlara öğrenme testi uyguladılar. Yüksek oranda balık yağı ile beslenmiş olan iki aylık…

Hiç kimse şizofreniye neyin neden olduğunu bilmiyor. Birçok insan, bunu sinir iletim sistemindeki kargaşaya bağlıyor. Uzun süreden beri var olan bir teori; bir sinir iletkeni olan dopaminin çok fazla aktif olmasının sinirlerin bulunduğu belirli yolları bozduğunu savunuyor. Glutamate ve Serotonin içeren diğer sinir iletim sistemlerinin de bununla ilgili olabileceği daha çok yeni bir düşünce.Genetik bir…

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77