Döllenme ile başlayan ve doğuma kadar süren evreye prenatal dönem, doğumla birlikte fetusu etkilemesi olası tıbbi ve sosyal çevre özelliklerini içeren dış dünyaya geçiş dönemine perinatal dönem ve sonraki devreye de postnatal dönem denmektedir. Postnatal dönemde bebek daha geniş bir fiziksel ve sosyal çevreden etkilenmektedir. Prenatal dönem, döllenmeden sonraki ilk hücre bölünmesini içeren germinal dönem, organların ve sistemlerin farklılaşmaya başladığı embriyonik dönem ve tüm organ sistemlerinin gelişimini tamamladığı fetal dönem olmak üzere üçe ayrılır.

Prenatal dönemde embriyo veya fetus üzerinde gelişim bozukluğu yaratan tüm ajanlara teratojen denmektedir. Teratojenler, ilaçlar, annenin geçirdiği hastalıklar, çevresel veya mesleki riskler ve annenin içinde bulunduğu fiziksel ve psikolojik durum olarak ele alınmaktadır, ilaçlar arasında bazı steroidli hormonların, antibiyotiklerin, antidepresanların ve aşırı dozlarda alınan bazı vitaminlerin teratojenik etkiye sahip oldukları bulunmuştur. Eroin ve kokain gibi kullanımı yasal olmayan maddelerin dışında kullanımı yasal olan alkol ve sigaranın da teratojenik etkileri saptanmıştır. Örneğin alkolik annelerin bebeklerinde gelişme geriliği, mikrosefali, yüz yapısında bozukluklar ve zihinsel gerilikle kendini gösteren fetal alkol sendromu görülmektedir. Alkolün etkileri doza bağlı olarak değişmekte ve sigarayla birlikte kullanıldığında sonuçlar daha kötü olmaktadır. Daha hafif düzeydeki alkol etkileri ise fetal alkol etkileri olarak bilinmekte ve büyüme geriliği, hiperaktivite, davranış problemleri, öğrenme ve dil bozuklukları ile dikkat uzamında kısalık şeklinde kendini göstermektedir. Sigarada bulunan nikotin ve diğer farmakolojik ajanların ise en çok bebeğin düşük doğum ağırlıklı doğmasına, kendiliğinden düşüklere, ölü doğumlara ve yenidoğan ölümlerine yol açtığı bilinmektedir. Sigaranın gelişim üzerindeki daha uzun süreli etkileri ise tam olarak ortaya konmuş değildir.

Doğum Öncesi, Prenatal DönemAnnenin geçirdiği kızamıkçık, frengi ve AIDS gibi enfeksiyon hastalıkları ile parazitle geçen toksoplazmanın da teratojenik etkileri olduğu bilinmektedir. Annenin kronik hormonal bozuklukları ve kronik yüksek tansiyon da teratojenik etkiye sahip olabilmektedir. Annenin radyasyon ve yüksek gürültü altında veya kimyasal maddelerle çalışıyor olması da potansiyel risk faktörü olarak görülmektedir. Son çalışmalar, gebelikten önceki ve gebelik sırasındaki aile içi çatışma, olumlu ve olumsuz yaşam olaylarının sıklığı ve anne adayının aldığı fiziksel ve sosyal destek gibi göstergeleri kullanarak annenin stresini belirlemeye çalışmışlar ve stresli koşulların gebelikteki ve doğumdaki sorunlarla (solunum zayıflığı, erken doğum ve yoğun bakım gerektiren diğer durumlar gibi) ilişkili olduğunu bulmuşlardır.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77