Mutlaka vardır, hemde çok vardır.

Bu insanlar eşyalarıyla, arabalarıyla, ayakkabıları ile, giyimleri ile o “şaşalı” hayatlarıyla sürekli gösteriş halindedirler.

Yaptıkları en önemli şey o caka ve gösterişlerini gözümüze sokmakla meşguller.

Bu kişiler neden böyle yapıyorlar?

 Ya da neden böyle davranıyorlar diye hiç düşündünüz mü?

Psikolojide gösteriş yapan, kendisini olduğundan farklı göstermeye, çevrelerine üstünlük taslamaya çalışan kişiler de “yetersizlik duygusu” ya da eski klasik deyimle “aşağılık kompleksi” olabilir mi?

Evet olabilir.

Eğer bu insanlar özünde kendilerini değerli bulmuyorlar ise, ve karşısındaki kişi ya da kişilerin kendilerine değer vermediklerini düşünüyorlar  ise ne yapacaklar?

Bunların yaptıkları gösterilerinin amacı çevrelerindeki insanların kafalarında sahte bir imaj yaratamaya çalışmak. Lüks bir arabaya binerek, farklı markalar giyinerek çevresindeki insanların kafasında şöyle bir imaj yarattığını düşünür

“Bak lüks bir arabaya biniyor, her gün farklı marka elbise giyinerek ne denli önemli ve değerli bir insan, büyük bir insan oldukları” ve bu sahte imajlarla kendilerine sahte ve yapay bir mutluluk yarattığını düşünürler. Aslında yapılan şey bir nevi kendini kandırmış olmak oluyor.

Eğer siz kendinizi değerli bulmuyorsanız, ”siz kendinizi kayda değer biri olarak kabul etmiyor iseniz”, başkalarının kafasında sizin ile ilgili sahte imajlar yaratmaya sizde olmayan bir kimlik oluşturmaya çalışıyorsunuz demektir. Ve bu sahte imajların gerçek olduğuna inanarak kendinizi kandırıyorsunuz. Farkında olmadan giderek kendinize her geçen gün daha yabancılaşıyorsunuz.

Evet, psikolojide bu kişiler böyle değerlendirilir.

Eğer sürekli caka atıp, gösteri yapıyorsanız; psikoloji sizde aşağılık kompleksi yetersizlik duygusu olabilir diyor. Bu duygu çocukluk döneminden kalan bir duygudur. Bu duygu kişilerin kendilerini diğer insanlardan daha yetersiz olarak algılanmasıyla yaşanır.

İki önemli kavram var, önemli olmak ve değerli olmak.

Siz büyük bir işletmenin sahibi olabilirsiniz, o işletmede çok önemli kişilik olduğunuz anlamına gelir, bunu kimse inkar edemez. Binlerce çalışanı olan bir işletmenin sahibi olmak kolay değildir. Ama bu sizin değerli olduğunuz anlamına gelmez. İnsanlar size önem verebilir, sizde başkalarına önem verirsiniz. Ama bu değerli olduğunuz anlamına gelmez.

Değer kendiliğinden olan bambaşka bir durumdur. 

Siz önemli bir mevki sahibisiniz diye, bir başkası size değer vermek zorunda değildir. 

Tabi ki siz önemli ve önem verilmesi gereken kişisiniz.

 Ama başkasından zorla değer alamazsınız.

Diğer tarafta bir insan ciddi anlamda makamlara, mevkilere sahip olmayabilir. Mal varlığı da olmayabilir. Sıradan bir insan olarak basit bir hayat yaşayabilir. Bu insan çoğumuza göre belki önemli bir insan da değildir. Önemli bir insan olmayabilir.

Ama belki de çok çok değerli bir insandır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmakta fayda var.

 İnsanlar kendilerini değerli görmedikleri zaman bunu değişik davranarak farklı şeyler yaparak kapatmaya çalışırlar. Bu yanlış işleyen ruhsal bir mekanizmadır.

Asla kendi değersizliklerinizi önemli gördüğünüz şeylerle kapatmayınız. 

Bu bambaşka bir durumdur.

Önemli olmak mı yoksa değerli olmak mi?

Üzerinde düşünülmeye değer iki önemli kavram.

Komplekslerinizden değersizlik duygularınızdan kurtulmanın ve özgüven kazanmanın tek yolu;  kendinizi sevmekten, kendinizi olduğu gibi kabul etmekten geçer. Tüm kusurlarınız ile kendinizi beğenmekten kısaca kendi hakkındaki olumsuz düşüncelerinizi değiştirmekten geçer. Etrafınıza gösteriş ya da caka yaparak kendinizi aldatmaktan öte bir şey yapmıyorsunuz.

Çünkü siz kendi hayatınızın yaratıcısısınız, bunu düşüncelerinizle yaptınız ve yapıyorsunuz. 

Hayatınızdaki her şeyi, komplekslerinizin özgüven duygusu yetersizliği de dahil, her şeyi siz hayatınıza çektiniz.  Özgüvenli olmadan, dolayısıyla özgüven kazanmadan etrafınıza sahte imajlar vermekten kurtulamazsınız, koplekslerinizi aşamazsınız, korkularınızı yenemezsiniz. 

Dr. Ali GÖK

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77