Major depresif bozukluk herhangi bir yaşta başlayabilir, ortalama başlangıç yaşı 20’li yaşların ortalarıdır. Epidemiyelojik veriler bu bozukluğun başlangıç yaşının son yıllarda doğanlarda doğanlarda düşmekte olduğunu göstermektedir.

Major depresif epizodun semptomları genellikle günler ya da haftalar içinde gelişir. Tam bir major depresif epizod başlamadan önce anksiyete semptomları ve hafif depresif semptomlardan oluşan  bir prodmal dönem haftalar ya da aylarca sürebilir.

Major depresif epizodun süreside değişkendir. Tedavi edilmeyen bir epizod, hangi yaşta başlarsa başlasın, 6 ay ya  da daha uzun sürer. Olguların büyük bir çoğunluğunda semptomlar tam bir remisyona girer ve işlevsellik hastalık öncesi döneme döner. Olguların  büyük bir çoğunluğunda semptomlar tam bir remisyona girer ve işlevsellik hastalık öncesi döneme döner. Olguların  önemli bir kesiminde (olasılıkla % 20’siyle 30’unda) major depresif epizodun tanı ölçütlerini tam karşılamakta yetersiz kalan kimi depresif semptomlar aylar ya da yıllarca sürebilir ve yetersizliklere ya da sıkıntıya yol açabilir (bu durumda kısmi remisyonda belirleyici belirtilebilir). Major depresif epizodu izleyen kısmi remisyon, sonradan ortaya  çıkacak epizodların ardında da benzeri bir klinik görünümün ortaya çıkabileceğinin öngörülmesini sağlar. Kimi bireylerde (% 5’le 10’unda), major depresif epizod için tanı ölçütleri 2 yıl ya da daha uzun süre karşılanabilir (bu durumda kronik belirleyicisi belirtilebilir).

Rekürran major depresif bozukluğun gidişi değişkendir. Bazı kişilerin, herhangi bir depresif semptomun  olmadığı birçok yılla birbirinden ayrılan ayrı ayrı epizodların olabilirken, bazılarının epizodları kümelenmş olarak ortaya çıkmaktadır, bazılarının da yaşları ilerledikçe sıklığı giderek artan epizodları olmaktadır. Eldeki kimi veriler, söz konusu bozukluğun başındaremisyon dönemlerinin genellikle daha olduğunu düşündürmektedir. Önceki epizodların sayısı daha sonra major depresif epizod ortaya çıkma olasılığının ne denli yüksek olduğunun öngörülmesini sağlar. Tek epizod majör depresif bozukluk geçiren kişilerin % 50!siyle 60’ının ikinci bir epizodunun daha olacağı beklenebilir.İki epizod geçiren kişilerin üçüncü bir epizod geçirme olasılıkları % 70’tir, üç epizod geçirenlerin dördüncü bir epizod olasılıkları % 90’dır. Tek epizod major depresif bozukluk geçiren kişilerin yaklaşık % 5’iyle 10’unda daha sonra bir manik epizod ortaya çıkar (yani bipolar I bozukluğu geliştirirler).

Major depresif epizodlar tümüyle sonlabilir (olguların yaklaşık üçte ikisinde) ya da yalnızca kısmen geçebilir ya da hiç geçmeyebilir (olguların yaklaşık üçte birinde). Yalnızca kısmi remisyonu olan kişilerde başka epizodlar geçirme olasılığı ve bozukluğun epizodlar arasında kısmi düzelme olarak sürmesi olasılığı daha yüksektir. Bu yüzden uzunlamasına gidiş belirleyicileri olan ”epizodlar arasında tam düzelme olan” ve ”epizodlar arasında tam düzelme olmayan” belirleyicilerinin prognozu gösterme açısından değerleri olabilir.

Major depresif bozukluk epizodları, çoğu zaman, sevilen birinin ölümü ya da boşanma gibi ağır bir psikososyal stres kaynağından sonra ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar,psikososyal olayların (stres kaynakları), major depresif bozukluğun birinci ya da ikinci epizodlarının, tetiklenmesinde daha önemli bir rol oynayabileceğini, daha sonraki epizodların başlamasında daha az rollerinin olduğunu düşündürmektedir. Kronik genel tıbbi durumlar ve madde bağımlılığı ( özellikle alkol ya da kokain bağımlılığı) major depresif bozukluğun  başlamasına ya da alevlenmesine katkıda bulunabilir.

Genç bir kişide major depresif bozukluğun ilk epizodunun sonunda bipolar bozukluğa dönüşüp dönüşmeyeceğini kestirmek zordur. Eldeki kimi veriler, ergenlik öncesinde herhangi bir psikopatolojisi olmayan genç bir kişide ortaya çıkan, özellikle psikotiközelliklerin ve psikomotor retardasyonun olduğu, akut başlangıçlı ağır bir depresyonun bipolar bir gidişinin olacağı olasılığının daha yüksek düşündürmektedir. Ailede bipolar bozukluğun olması da daha sonra bipolar bozukluğun gelişeceğini düşündürür.

Major depresif bozukluk yüksek mortalite ile gider. Ağır major depresif bozukluğu olan kişilerin % 15’i  intihar ederek ölür.Epidemiyolojik veriler de, major depresif bozukluğu olan 55 yaşının üzerindeki bireylerin ölüm oranlarında dört kat bir artış olduğunu göstermektedir. Huzurevlerine kabul edilen major depresif bozukluğu olan bireylerin, kabul edildikleri birinci yılda ölme olasılıkları belirgin olarak yüksektir. Genel tıpta görülen bireyler arasında major depresif bozukluğu olanların daha fazla ağrıları ve organik hastalıkları olmakta, fiziksel ve toplumsal işlevsellikleri ile, rol işlevsellklerindeki azalma da daha fazla olmaktadır.

Major depresif bozukluğun öncesinde distimik bozukluk bulunabilir.(epidemiyolojik örneklemlerde % 10,  klinik örneklemlerde % 15-25). Ayrıca, her yıl tek başına distimik bozukluğu olan  bireylerin yaklaşık

% 10’unun ilk major depresif epizodunu geçirdiği ön görülmektedir.

Major depresif bozukluk kronik genel tıbbi durumlara eşlik edebilir. Belirli genel tıbbi durumları (örn. diyabet, miyokard infarktüsü, karsinomlar, inme) olan kişilerin  % 20-25’i genel tıbbi durumun gidişi sırasında major depresif bozukluk geliştirecektir. Major depresif bozukluk varsa genel tıbbi durumun ele alınması daha karmaşıklaşır ve prognozu daha karmaşıklaşır ve prognozu daha kötü olur.

Duygudurum  bozukluğu olan hastalarda psikotik  özelliklerin  görülmesi genellikle prognozun kötü olacağının bir göstergesidir. Prognozun kötü olacağının  diğer göstergeleri, epizodların uzun sürmesi, duygudurum bozukluğuyla psikotik semptomların geçici olarak  birbirlerinden ayrı görülüyor olması ve hastalık öncesinde toplumsal uyumun bozuk olmasıdır.

CategoryDepresyon
Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77