Homosistein çok yakın zamana kadar çok az sayıda doktorun hakkında bir şeyler bildiği kanımızdaki bir aminoasit, bugünlerde beynin çökmesine neden olan en büyük faktör olarak görülüyor. Bu aminoasite homosistein deniyor. 

  Homosistein vücudumuzda besinlerle alınan bir bir aminoasit olan metiyoninden yapılan bir maddedir. Metiyonin bizim genellikle düzenli olarak tükettiğimiz et, yumurta, balık ve tahıllar gibi proteinden zengin gıdalarda bulunur. Vücuttaki yağların metabolik olarak yakılmasını hızlandıran lipotropik bir moleküldür. İnsan vücudu tarafından sentezlenemediği için beslenme yoluyla dışarıdan temin edilmesi şart olan temel aminoasitlerden biridir.

  Homosteinin vücuttaki işlevi bir ara madde olmasıdır. Metiyonin aminoasidiin glutatyon denen çok önemli bir antioksidana dönüştüğü yolun bir ara parçasıdır. Aynı zamanda hücrelerimizde önemli bir biyokimyasal yolak olan pek çok kritik vücut işlevine katkıda bulunan Metilasyon döngüsünün ana parçalarından biri homosisteindir. Homosistein metiyonine geri dönüşebilir, glutatyona dönüşebilir veya S-adenozil L-metiyonine dönüşebilir. Bu moleküllerin her biri, dengede olduklarında metilasyon süreci üzerinden sağlık halinin sürdürülmesinde büyük bir öneme sahiptir.

  Ancak, homosistein düzeylerinin yükselmesinin sağlığımız açısından pek çok olumsuz sonucu vardır. O nedenle homosistein vücutta optimum düzeylerde tutulması gereken bir maddedir. Homosistein düzeyini bilmek, eğer yüksekse bunu düşürmek için gerekli önlemler almak, bizi kalp ve damar, dolayısıyla beyin hastalıklarının gelişmesine karşı koruyacaktır.

  Kalp hastalıklarınn %40’ı homosistein seviyesinin yüksek olmasıyla bağlantılı gibi görünüyor. Yüksek seviyedeki homosistein, sadece hafıza, konsantrasyon ve öğrenme yetenekleri ile ilgili problemlere değil, aynı zaman da ruh halinin bozuk olduğu anlamına gelir.

  Son yapılan araştırmalar, kandaki homosistein seviyesini yüksek olması felç riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Kilo, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı ya da sigaradan bağımsız olarak, homosistein seviyesi en yüksek olanların felç geçirme riski, homosistein seviyesi en düşük olanlardan üç kat daha fazladır.

  Bir başka endişe verici nokta, homosisteinin, Alzheimer oluşumunu çok büyük oranda artırdığı bulundu. Araştırmalarda hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Alzheimer hastası olanlarda folik asit ve B12 vitamini seviyeleri düşük olması Alzheimer olasılığını üç kat arttırdığı görüldü.

  Daha da tehlikeli olan ise, homosistein seviyesi ne kadar yüksek olursa, Alzheimer’in beyne zarar verme derecesi o kadar fazla olur.

  Beyin için tehlike alarmı; Yüksek homosistein felç riskini üç katına çıkarır ve Alzheimer hastalığına yakalanma  riskini dört katına çıkarır.

  Yüksek homosistein neden kan damarlarına ve beyin dokularına zarar verir?

  Birinci teori; Homosistein kan damarlarında, tıkanmayı ve plakaların oluşmasının zeminini hazırlar ve bu damarların tıkanmasına ve zarar görmesine yol açar.

Özellikle, homositein arter hücrelerinin, atherosclerotic  plakaların en büyük bileşeni olan kolajen sentezlemesine yol açar ve bu da kan damarlarının sertleşmesine yol açabilir. İkinci olarak, homosistein, serotonin gibi sinir iletkenlerinin sentezlenmesini engelleyebilir. Üçüncü olarak, yüksek homosistein, glumat gibi beyin hücrelerine doğrudan zarar veren ya da onları öldüren maddeleri harekete geçiren metabolik değişimleri başlatarak bir sinir zehri haline gelir.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77