Histriyonik kişilik bozukluğu, çok değişik koşullar altında ortaya çıkan, aşırı bir duygusallık ve dikkati çekme isteği ile belirli bir bozukluktur.

Hasta, sürekli çevresindekilerin yaptıklarını onaylamasını, kendisini övmesini, güzel bulmasını ve beğenmesini  ister. Tüm davranışları, övgü almak ve beğeni toplamaya yöneliktir.

Bu nedenle histriyoniklerin jest, mimik ve konuşmaları canlı, dramatik ve abartılıdır (”teatralizm”). Hasta sanki bir tiyatro sahnesinde rol yapan bir oyuncu gibidir.

Dışarıdan, hastanın kendi gibi davranmadığı ve ”numara” yaptığı izlenimi alınabilir. İlgi çekmek için söylediklerini abartır ya da uydurma hikayeler anlatır. Herkesin duyabileceği  şekilde yüksek sesle konuşur. Durmadan kendi başından geçenleri anlatıp herkesi dinlemeye zorlar. İlgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız olur.

  Bu nedenle bazı kadın hastalarda uygunsuz bir erotik görünüm ya da davranış görülebilir. Hasta koyu makyaj, açık giyim ve erotik tavırlarla bakışları üstüne toplamaya çalışır. Ama bu da genellikle yüzeyeldir. Hastanın istediği cinsellikten çok, ilgi görmektir. Bu davranış, özellikle hastanın yakınlarını zor durumda bırakabilir. Örneğin, kırk yaşlarında bir kadın hasta, ne zaman bir toplantıya katılsa, hemen etrafına birkaç erkek toplayıp onlarla bol kahkahalı bir sohbete dalıyordu. Kocası ile yetişkin oğulları onu uyardıklarında hasta, davranışının uygunsuz olduğunu kabul etmemekte ve ”Ben bir şey yapmadım ki, güzel olmak suç mu?” diye cevap veriyordu. Cinsel açıdan bir bölümü soğuk, bir bölümü normaldir. Bir bölümü de borderline hastalar gibi gelişigüzel cinsel ilişki kurarlar.

  Güzelliğine ve dış görünümüne aşırı önem verir. Parasının  ve zamanının önemli bir bölümünü, güzel giyinmeye, süslenmeye ya da boyanmaya ayırır. Yaşlandığını kabullenmek istemez, güzelliğini kaybediyor olmak onu çok üzer. İnsanlarla çok kolay ahbap olur. Dışarıdan ilk bakışta çok sıcakkanlı ve çekici bir insan izlenimi verir.

  Şizoidlerin tam tersine çok güçlü duygusal tepkiler gösterirler. En küçük bir nedenle herkesin içinde ağlama, aşırı neşe gösterileri, az tanıdığı insanlara bile hararetle sarılma gibi davranışlar gösterirler. Duygularını abarttığı izlenimi alınır. Ayrıca bu duygusal tepkileri de hızla değişir (affektif labilite). Hasta çabuk duygulanır, fakat bu duygular yüzeyel kalır ve çabucak geçer. Örneğin, küçük bir nedenle ağlar, fakat daha gözyaşları kurumadan gülmeye başlayabilir. Küçük bir duygusal olay karşısında kontrol edilemeyen sinir krizleri ya da dissosiyatif bayılmalar görülebilir.

  Monoton ve rutin yaşamdan çabuk sıkılır. Her zaman sosyal uyarılma, heyecan ve yenilik arar. İlişkileri fırtınalı ve doyumsuzdur. Hastanın yalnızca düşünce ve davranış biçimi değil, jestleri, ilgiler,, konuşmanın biçim ve içeriği de yaşının gerektiği olgunlukta değildir. Örneğin, 35 yaşında bir kadın hasta, 15 yaşındaki liseli kızlar gibi giyinebilir. Ya da istediklerinin mantıksızca, hemen gerçekleşmesini ister, beklemeye dayanamaz. Bencildir, insanlarla olgun ilişkiler kuramaz.

  Bunların entellektüel ve teknik konulara ilgileri azdır, buna karşılık sanatsal konulara daha yatkındırlar. Hayal güçleri geniştir, ancak ayakta pek yere basmaz. Bu nedenle konuşmaları aşırı izlenimci fakat gerçekçi ayrıntılardan yoksun olabilir. Örneğin bir hasta evini tarif etmesi istendiğinde, ”evimiz çok ferahtır” şeklinde bir yanıt verir. Fakat evin özelliklerini anlatamaz. Bütün yapabildiği ev ile ilgili duygusal izlenimlerini aktarmaktır.

  Histriyonik kişilik bozukluğu olan hastalar başkalarının kolay etkisi altında kalırlar. Telkine yatkındırlar, insanlara kolay inanırlar. Bu nedenle telkin tedavilerinden yararlanırlar. Kolay hipnotize edilirler. Şarlatan medyumlara ya da sahte peygamberlere daha kolay kapılabilirler.

  Beden sağlığı ile ilgili yakınmalar çok görülür. Bunlar sık sık, iyi tanımlanamayan ağrılar, zayıflık, baş ağrısı ya da halsizlik gibi yakınmalarla hekime baş vururlar. Konversiyon bozukluğu ile somatizasyon bozukluğu, bunlarda daha kolay gelişir. Ağır stres altında ise dissosiyatif bayılma başta olmak üzere değişik dissosiyatif bozukluklar geliştirirler. Ayrıca ”histerik dissosiyasyon” (ya da ”histerik psikoz”) adı verilen ve psikozu taklit eden geçici bir dissosiyasyon tablosu, bizim toplumumuzda oldukça yaygın gibidir.

  Kolay hayal kırıklığı nedeniyle intihar girişimleri oldukça sık görülür. Fakat üste eklenmiş başka bir hastalık (major depresyon gibi) yoksa, genellikle ciddi yöntemleri pek kullanmazlar. Öldürücü olmayan dozda ilaç almak, herkesin gözü önünde kendini asmaya kalkmak gibi. Bazı ağır vakalarda intihar girişimleri, ilgi çekmenin başlıca yöntemi olabilir. Ancak her intihar girişiminin manipülatif olduğunu düşünmek yanlıştır. Hekim, intihar girişimini ciddi bulmadığını hastaya sezdirir ise, incinir ve bu kez daha ciddi bir yöntem deneyebilir. Hassas yapıları nedeniyle, sağlıklı insanlara kıyasla daha kolay depresyon geliştirirler.

  Histriyonik kişilik bozukluğu, psikoanalitik gelenekteki adıyla histerik karakter nevrozu ya da histerik tanımının en son halidir. Dikkat çekmek istemek, öz-dramatizasyon, bozulmuş cinsel işlevsellik, bağımlılık, çaresizlik, oynak ve sığ duygulanım gibi açık davranış özellikleri, spektrumun alt ve üst düzey uçlarındaki hastaları yüzeysel olarak birleştirir. Histrriyonik kişilik bozukluğunda özenle tasarlanmış tedavi araştırmalarının eksikliği göze çarpmakta, bu durum da bu hastaların tedavisinde klinik bilgi birikimine güvenerek hareket edilmesine neden olmaktadır

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77