İkiuçlu bozukluk için yaşam boyu prevalans % 0.7-1.6 (ort. % 1.2) olarak saptanmıştır. İkiuçlu-I bozukluğu için bu oran % 0.4-1.6, ikiuçlu-II bozukluğu için % 0.5 ve siklotimi için % 0.4-1 olarak bildirilmektedir. Majör duygudurum bozukluklarının % 20’sinin ikiuçlu hastalık olduğu söylenebilir. Bazı kültürlerde bu oranın çok daha yüksek olarak bildirilmesi (İsrail ve Irak’ta % 45), belki kültürel bir farklılığı, belki ikiuçlu II bozukluğunun daha iyi tanınmasını ya da yöntemsel bir artefaktı yansıtıyor olabilir. Puberte öncesi seyrek olan ikiuçlu bozukluk, erkekte 18, kadında 20 median başlangıç yaşı göstermektedir. En sık başlama yaşı 20’lerin ortaları gibi görünmekteyse de, ilk belirtinin ortaya çıkması en sık 15-19 yaşları arasına rastlamakta, bunu 20-24 yaşları arasındaki ikinci bir çıkış izlemektedir. Ancak, ilk belirtinin ortaya çıkması ile ilk hastaneye yatış arasında genellikle 5-10 yıllık bir ara bulunmaktadır. 15 yaşın altında mani başlaması konusu iyi incelenmemiş olup, 12 yaşın altında mani görülmesinin nadir olduğu düşünülür. Yaşlılarda, 60 yaşın üzerinde başlaması ise seyrek olmamakla birlikte daha çok organik bir nedeni düşündürür. İkiuçlu bozukluk ırk ve cinsiyet farkı gözetmeksizin eşit dağılımda, kadın/erkek oranı 1.2/1 olarak bulunmuştur. Ancak hızlı döngülü olgular kadında fazladır. Hızlı döngülülük, ikiuçlu bozuklukların % 5-15’ini (bir başka veriye göre % kapsamakta ve % 70-90’ı kadınlarda ortaya çıkmaktadır. İlk epizodun erkeklerde mani, kadınla? depresyon olarak ortaya çıkması daha sıktır. Bipolar-I kadın olgular, postpartum dönemde ve İM psikotik bir nüks geliştirme riskindedir. İkiuçlu bozukluğun siyahlarda daha az olduğu gözlemleri daha sonra doğrulanmamıştır. Bu artefaktın, beyaz değerlendiricilerin ikiuçlu bozukluk tanısını beyazla^ şizofreni tanısını siyahlara daha fazla ‘yakıştırma’ eğiliminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. İİduçl^j bozukluğunda yaşam boyu alkol ve madde bağımlılığı riski çok yüksektir, bu oran % 46 H saptanmış olup, aynı oran majör depresyonda % 27’dir. İkiuçlu-I ve II bozukluğunda gerçekleştirilen suisid oranı % 10-15 olarak saptanmıştır. Psikotik ya da ciddi manik epizodlarda şiddet davranışla^ sorun yaratıcı olabilir. İkiuçlu bozukluklar iş, okul, evlilik ve sosyal yaşamda ciddi kayıplara ve epizoda antisosyal davranışlara neden olabilir. Ayrıca, yeme bozuklukları, panik ve sosyal fobinin eşlik etmesi de seyrek değildir. Siklotimik bozukluk da başlama yaşı ve diğer özellikleriyle ikiuçlu bozukluğa benzerdir. Çoğu olguda, ilerleyen yıllarla, manik ve depresif epizodlar siklotimi üzerine eklenir.

GİDİŞ
İkiuçlu bozukluk epizodik ve yineleyici bir gidiş gösterir. Epizod sayısı arttıkça döngü uzunluğunun (bir epizodun başlangıcından sonraki epizodun başlangıcına kadar geçen süre) kısalma eğilimi gösterdiği bildirilmiştir. Geç yaş başlangıçlı olgularda döngü uzunluğunun daha kısa olma eğilimi de gözlenmektedir. Olguların % 34-79’unda ilk epizodun manik olduğu, ilk epizodun erkekte mani, kadında depresyon şeklinde ortaya çıkmasının daha sık olduğu bildirilmektedir. Erkeklerde mani ve depresif epizodlann yıllar içersinde aşağı yukan eşit kalma özelliğine karşılık, kadınlarda yıllar geçtikçe depresif epizod sayısının baskınlaşma eğilimi bildirilmiştir. Ergen ve gençlerdeki yineleyici depresif bozukluğun % 10-15’inin ikiuçlu-I bozukluğuna döndüğü ve kanşık tip epizodlann yine ergen ve gençlerde daha sık olduğu saptanmıştır. Tedavi edilmemiş çoğu hastada yaşam boyu ortalama epizod sayısının 10’dan fazla olduğu (ortalama 9 epizod saptanmıştır) düşünülmektedir. İlk birkaç epizod arasında daha uzun bir süre olduğu, özellikle ilk iki epizod arasında ortalama 5 yıl bulunabileceği, sonra epizodlann sıklaştığı, ama 4 ya da 5’inci epizoddan sonra epizod ve interval sürelerinin stabilize olduğu da ileri sürülen bir başka görüştür. Döngü biçimi farklılıklar göstermektedir. Bazı olgular mani-depresyon-ötimi ya da depresyon-mani-ötimi gidişini izleyebilir. Sürekli döngü grubunda ötimik bir stabl dönem olmaksızın giden epizodik gidiş kastederken; hızlı döngü, yapay bir ölçütle, yılda 4 ya da fazla epizodun varlığını anlatır. Aşın hızlı döngülü (ultra rapid cycling) denen grupta, bir gün ya da birkaç saat süreyle dönen epizodlar anlatılır ve hızlı döngünün kadınlarda daha sık olmasına karşılık, aşın hızlı döngü erkeklerde daha sık gözlenmektedir. Hızlı döngülü olma özelliği % 80 olgunun başlangıç döneminde bulunmaz. İlerleyen yıllarda oranındaki artışın, antidep- resanlar gibi ilaç etkileriyle bağlantılı olabileceği ileri sürülmüştür.
Siklotimide ise, hipomanik ya da minör depresif belirtiler eşit ya da biri daha baskın olduğu bir gidiş gösterebilir. Belirti şiddetinin hafif olmasına karşın kronik gidişli oluşu nedeniyle, kişüerarası ilişkilerde, iş ve sosyal yaşamda önemli kayıplara yol açabilir ve alkol/madde bağımlılığı da sıktır.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77