Cumhurbaşkanının yeniden kenevir ekimi ile ilgili açıklamasından sonra ortalık biraz karıştı. Gözler yeniden kenevire döndü. Kenevir ile ilgili toplumun her kesimden insanların ilgi ve tepkileri ortak toplumsal bir aklı ve tepkiyi gösteriyordu. Çünkü kenevir deyince zihnimizde uyuşturucu, marihuana, esrar gibi kavram çağrışımı aklımıza geliyor. Konuyu merak edip biraz araştırınca, zihinlerimize yerleşme kavramların altında devasa ticaret savaşları, kara propaganda, manipülasyon, satılmış sözde  bilim insanlarını, ülkemiz ve insanlığın kaybettiği ekonomik kayıpları görüyoruz.

Bilmediğimiz bazı şeyleri öğrenince ya da yalan yanlış bilgilerle bir ömür nasıl geçirdiğimizi düşününce, bazı karanlık kişilerin yönlendirmesiyle üç nesil boyunca insanların nasıl kandırıldığımızı görünce de şaşırmadan da edemiyorum.  

Kenevir  veya kendir, Cannabaceae familyasına ait tek yıllık, çift çenekli ve otsu bir bitki cinsidir. Bitkiler 50 cm den 3 m’ye kadar büyüye bilmektedir. Cinsin gövde kısmı dik ve içi boş olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayı pürtüklüdür. Bitki cinsi eşeylidir ve bitkiler erkek ve dişi olmak üzere ikiye ayrılır. Erkek bitki polen üretirken dişi bitki çiçeklenir ve bazı türlerde yüksek oranda tetrahidrokannabinol (THC) ihtiva ede Tozlaşma rüzgâr vasıtasıyla gerçekleşir.Tartışmalı olsa da cins çoğunlukla farklı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip Cannabis indicaCannabis sativa ve Cannabis ruderalis olmak üzere üç türe ayrılır.

Bitkinin anavatanı Orta Asya ve Hint altkıtası olmasına rağmen günümüzde ılıman ve tropik bölgelerin çoğunda yetişir ve kültürü yapılır. Büyük ihtimalle yetiştirilmeye ve ıslah edilmeye başlanan ilk bitkilerden biri olan kenevir, tarih boyunca bitkisel hammadde kaynağı ve keyif verici madde olarak kullanılmıştır

Ne oldu? Ve bu bitki neden yasaklandı? Neden lanetli bir bitki olarak ilan edildi? Sorular, sorular…

Hem çevre açısından, hem ekolojik açıdan, hem sanayi açısından bu kadar yararlı bitkiyi niye üretemiyoruz, ya da ekonomimizi bu ürün ile niye zenginleştiremiyoruz.

Mucize bir bitki olan kenevir nasıl oldu da zihinlerimize sadece uyuşturucu bir madde olarak kazındı.

Tarihin en büyük kara propagandalarında birini konuşmadan önce keneviri tanıyalım.

İtiraf etmem gerekiyor ki bir hekim olarak kenevir deyince biz esrar anladım, esrar düşündüm.

 Şimdi gelin kenevirin esrar dışındaki özelliklerine bakalım.

Kenevir özellikle tekstil sektöründeki yeri ve önemi çok ayrı, ilk kod pantolon kenevirden yapılmıştır. Çuval, sicim, ip, halat, çanta, halı, döşeme, ayakkabı, şapka yapımındaki dayanıklılığı, gıda, ilaç ve sağlık alanındaki olmak üzere 3000 civarında ürünlerin üretiminde kullanılan, kenevir üretimi çok ucuz, aynı zamanda çok iyi bir oksijen kaynağıdır. Bir dönüm kenevir 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir. Üstelik kenevir 4 ayda yetişir. 1 ağaç ise 20-50 yılda yetişir. Yine bir dönümlük kenevirden 4 dönüm ağaca eş kağıt üretebilir. Kenevir gerçek bir radyasyon temizleyicisi. Kenevir dünyanın her yerinde yetiştirilebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilaçlarına gereksinim duymaz. Kenevir, AİDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltmada, romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, omurga rahatsızlıkları gibi çok sayıda hastalıklarda destekleyici ilaç olarak kullanılmaktadır.

Tüm petrokimya ürünleri ve de plastik ürünlerinin tamamı kenevirden daha kolay üretilebilir. Kenevir plastiğinin doğaya dönüşümü oldukça kolaydır. Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılabilir ve dayanıklılığı çelikten 10 kat daha fazla dayanıklı olur. Ormanları korumanın yolu kenevirden geçer. Nazlı bir bitki değil, her yerde ve toprakta yetiştirilir. Yem olarak büyükbaş hayvanlar ve kümes hayvanları için beslenmede ideal muhteşem bir besin. Hayvanlarda besin maddesi olarak kullanıldığında hayvanlarda hormon takviyesine gerek olmayan bir ürün. Faydalarını say say bitmez.

Bu kadar önemli bir ürün neden yasaklandı?

Kenevir 3000 civarında ürünün üretiminde kullanılıyor. Bu ürünlerden bir tanesi de esrar.

Bir tane zararı için diğer bütün faydaları nasıl oluyor da yok sayıldı?

Halbuki devlet kontrolünde yetiştirilerek esrar olarak kullanması engellenebilirdi.

Ama bunun yerine tamamen yok sayıldı.

Dünya için bu kadar değerli olan bitki nasıl oldu da lanetli bitki olarak yasaklandı?

Bugün artık biliyoruz ki, kenevirin yasaklanmasının nedeni, yasaklamanın perde arkasında petrokimya üreticisi olan ABD’nin, küresel çapta petrol ürünlerine rakip olan keneviri yok etme çabası var.

ABD küresel çapta kenevir ürünleri yerine petrokimya ürünlerinin kullanılması için keneviri uyuşturucu hammaddesi olarak dünyaya tanıttı ve lobi faaliyetleri ile pek çok ülkede yasaklanmasını sağladı.

Parlamento araştırmasına olmadan çok büyük kara propaganda oy çokluğu ile kenevir üretimi yasaklandı,

ABD’de 1930’lara kadar kenevir ekmeyen ve yetiştirmeyen Amerikalı çiftçi cezalandırılırdı. 

Kenevir bitkisi, 1930’larda ABD’de çıkarılan “Marihuana Vergi Yasası” ile yetiştirilmesine engeller getirildikten sonra adım adım giderek tüm dünyada yasaklanmıştır.

Ama nedense 1937’de kenevir birden yasaklandı.

İlaç kodekslerinden çıkarıldı, medya aracılığıyla marijuana sözcüğü ile birlikte kenevir insanların beynine zehirli bir uyuşturucu olarak kazındı.

Kenevir üretimi durunca kağıt üretimi için ormanlar yok edildi. Dünyamız plastikten bir çöp yığınına dönüştürüldü.

Kısaca kenevir yasağının hikaye şu;

W. R. Hearst, 1900’lü yıllarda Amerika’da altın maden sahibi, gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi. Ormanları vardı ve kâğıt üretiyordu. Eğer kenevirden kâğıt yapılırsa, milyonlarını kaybedebilirdi.

– Rockefeller, dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketleri vardı. Biyoyakıt olan kenevir yağı da elbette onun en büyük düşmanıydı.

– Mellon, Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patentine sahipti. Kenevir endüstrisi onun pazarını tehdit ediyordu.

Mellon, ABD Başkanı Hoover’ın hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğimiz üçlü kenevirin “bir düşman” olduğuna karar verdiler. Kenevir ortadan kalkmalıydı..

Medya aracılığıyla, tarihin en kusursuz kara propagandasıyla marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri insanların beynine, zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar. kenevirle marihuananın aynı şey olduğunu, uyuşturucu profili. çizdiler ve başarıya da  ulaştılar. Keneviri unutturmak istiyorlardı ve unutturdular. Marihuanayı yasakladıklarında keneviri de yasaklamış olacaklardı. Kenevir ilaçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal kökenli ilaçlar aldı. Kağıt ormanlardan üretilmeye  başlandı ve tüm dünya ormanları katledildi. Petrol atıkları ile doğal kaynakları tükendi, dünyanın dengesi bozuldu. Plastik ve naylon ürünler dünyayı çöplüğe çevirdi.

Gözlerini dünyaya diktiler, gazeteler, dergiler, filmler derken dünyada da propagandaları ile büyük bir yaygara kopardılar. Ülkeler lobiler ya da siyasi baskılarla bir bir  kenevir üretimini yasakladılar. Öyle bir propaganda yaptılar ki, insanlar kenevirin binlerce faydasını unutup, onun sadece bir zararına odaklandılar ve kenevir artık günah keçisiydi.

Petrol ve kimya sanayine dayalı bir medeniyet bir yaşamı dayattılar. Kimyaya dayalı bu medeniyet doğayı ve insanları yok ederken, Amerikanın bu karanlık aileleri zenginliklerine zenginlik katarken, onlar daha daha fazla zengin olsunlar diye,

Kâğıt üretimi için ormanlar ve milyarlarca ağaç katledildi. Tarım ilaçlarıyla zehirlenmeler, hastalıklar ve kanser arttı. Dünyamızı petrol tabanlı plastik çöplerle, zararlı atıklarla doldu.

Dünyayı petrokimya ve kimyasal ürünlerle kirletmek yerine, eğer kenevir üretimini disiplinli bir kontrol ile yapabilseydik, bugün dünya insanları çok daha güzel ve çok daha temiz bir dünyada yaşıyor olacaktık..

Üç kuşaktır uyutulduğumuz bu uykudan uyanma zamanı gelmedi mi?

1970’li yıllarda Afyon’un Volvadin ilçesinde Alkoloid fabrikası kurmak istedik ve bu fabrikada hastalar için baz morfin üretip kendi ilaç sanayinde kullanmak istedik. O dönemde ABD buna şiddetle karşı çıktı, ama Türkiye direndi ve fabrika kuruldu. O sayede bugün dünyada en büyük morfin üreticisi.

Aynı şeyi kenevir içinde yapabiliriz. Neden olmasın?

Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77