Kokain bağımlılık tedavisi yaklaşımı ve terapisi nasıl olmalı?

757472

Psikomotor stimülanların kesilmelerini izleyen  dönemde yoksunluk sendromu ortaya çıkmadığını ifade eden görüş ve yaygın inanış bilimsel bir gerçekliği yansıtmaz. Amfetamin  ve kokain gibi psikomotor stimülanların  kullanımının aniden kesilmesini izleyen  dönemde alkol, sedatif hipnotikler ve opioidler ile görülen, tremor ve epileptik nöbetler gibi eksitatör belirtilerle karakterize, acil tıbbi müdahaleyi gerektirecek siddette bir yoksunluk tablosu çıkmamasıdır.

Kokain kullanımının ani ve süreğen yoksunluk belirtilerine neden olduğu bilinmektedir. Kokain alımını  izleyen bir saat içerisinde ”crash” adı verilen  depresyona benzer  bir tablo oluşur. Bu tablo psikomotor retardasyon, depresyon, yorgunluk, sıkıntı, sinirlilik, kaygı ve halsizlik, canlı ve hoş olmayan rüyalar, anksiyete, kokain kullanımına yönelik yoğun istek, uykusuzluk ya da aşırı uyku uyuma arzusu, korkutucu rüyalar ile iştah artması ile birlikte aşırı yemek yeme kendini gösterebilir. Bu belirtiler 18 saat sürer. Ağır kullanımda ise bir haftaya kadar uzayabilir. .Özellikle  2-4 gün arasında en şiddetli düzeyine varır. Ki bu dönemde intihar gözlenebilir.

Kokain beyindeki kimyasal bir iletici olan serotonin, norepinefrin ve dopamin seviyesini arttırır.

Normalde bu moleküller salındığı hücreye geri dönerek sinir hücreleri arasındaki iletimin bitmesini sağlar. Kokain kullanıldığında ise bu moleküller hücre içerisine alınmaz, sinir hücreleri arasında sayıları artar ve dolayısıyla hücreler arası iletişimi bozarlar. Beyinde gerçekleşen serotonin, norepinefrin ve dopamin akışı kokain kullanımını süreç içinde giderek arttırır. Çünkü beyin kokain kullanımındaki seviyelere alışır ve daha az doz alınması haline yoksunluk ile ilgili sorunlar ortaya çıkar.

Kokain bağımlılarında kullanıma ara verildiğinde yoksunluk sendromu adı verilen bazı rahatsız edici belirtiler ortaya çıkar. Yoksunluk sendromları son kullanımdan 1-2 gün sonra başlar, 4. Ve 7.günde sendrom kötüleşir ve yaklaşık 10 hafta devam eder. Yoksunluk sendromunun 3 aşaması vardır;

  • Depresyon –sinirlilik, yoğun açlık, kokain krizleri, aşırı yorgunluk (ilk birkaç gün)
  • Yoksunlukkokain krizi, enerji tükenmesi, sinir krizleri, sürekli kötü durumda olma hissi, Uykusuzluk ve kabuslar (10 haftaya kadar devam edebilir)
  • Tükenme – aralıklı kokain krizleri kokain bağımlılığından nasıl kurtulunur?
  • Kokain etkisi nasıl geçer, vücuttan nasıl atılır? Kokain vücudumuzdan karaciğerde parçalanarak atılır. Kullanıldıktan sonra sekiz gün içerisinde idrarda tespit edilebilir.
Kokain madde bağımlıları, genelde tedaviye pek sıcak bakmamaktadırlar. Yani kokain bağımlıları tedaviye gönüllü olarak gelmemektedirler. Psikomotor stimülan bağımlılığında detoksifikasyon sürecinin başlangıcında şiddetli madde arama davranışının, ilerleyen dönemlerinde ise depresyon ve intihara yönelik düşüncelerin kontrolü önemlidir. Kokain bağımlılığında tedavi sonrası nüks (relaps) sıklıkla ortaya çıkar. Nüksteki en önemli etken kokainin neden olduğu çok şiddetli madde özlemidir.

Kokain bağımlılığında detoksifikasyon sürecinin başlangıcında şiddetli madde arama davranışının (maddeye aşerme), ilerleyen dönemlerinde ise depresyon ve intihara yönelik düşüncelerin kontrolü önemlidir. Detoksifikasyonun 3. gününden itibaren antidepresan ilaçlar başlanabilir ve iki haftaya kadar giderek azalan dozlarda kullanılabilir. Sürecin aynı zamanda psikoanalitik yöntemlerle de desteklenmesi gereklidir. Çok ciddi olmayan durumlarda hasta ayaktan da takip edilebilir.

Kokain bağımlılarında tedavi sonrası nüks (relaps) sıklıkla ortaya çıkar. Nükslerdeki en önemli etken kokainin neden olduğu şiddetli madde özlemidir (craving). Antidepresan ilaçların kullanımı şiddetli kokain özlemini bir miktar hafifletebilir.

Kokain bağımlılık tedavisinde davranış terapileri ilaç tedavileri ile birlikte uygulandığında çok daha etkili olmaktadır. Disülfiram isimli alkol bağımlılığında kullanılan bir etken madde ile davranış terapisi birlikte uygulandığında tedavi sonuçları oldukça etkili bulunmuştur. Tedavinin hastanın ihtiyaçları ile örtüşmesi de oldukça önemlidir. Ödül mekanizmalı bazı tedaviler de bağımlılık tedavisinde başarılı olabilmektedir.

Alkol kullanımından uzak durmak kokain tedavisinde önemlidir. Alkol kokain isteğini tetikler. Tüm bağımlılık tedavilerinde önemli olduğu gibi maddeyi bıraktıktan ve arındıktan sonra tekrar başlama riski vardır. Bu nedenle kokain kullanan kişinin madde kullanan kişilerden ve ortamlarda uzak durması çok önemlidir. Madde bırakıldıktan sonra da bir yıllık tedavi sürecini devam ettirmek tekrar başlama riskini azaltır.kokain bağımlılığı olan kişiler, bu bağımlılıklarından kurtulmak için uzman kişiler tarafından tedavi görmesi gerekmektedir.

Tedavi gören kokain bağımlılığı olan kişilerin çevresi de tedavi süreçleri boyunca hastaya büyük destek vermeleri gerekmektedir.
Tedavi olmayan kokain bağımlılığı olan kişiler, yakalandıkları hastalıkların boyutunu ilerletmiş olurlar ve tedavi edilemez hale gelebilirler.

Kokain bağımlılığı gönüllüğün olması ilk etkendir, bağımlılık alanında çalışan bir hekime başvurmakta fayda olacaktır. Her şeyden önce bağımlı kişi ”ben tedavi olmak istiyorum” demesi gerekir. Sonrasında detoksifikasyon (arındırma) süreci, ilaç tedavisi ve bağımlılık terapisinin bir arada kullanıldığı tedavi programları içinde aşı tedavisi ile koruyucu ve bariyer tedaviyle uygulanması gerekebilir. Aşı ile. kokainin beyinde etkilemiş olduğu reseptörleri devre dışı bırakma esasına dayanmaktadır. Bu çalışma ve uygulamalar kokain tedavisinde aşı yeni bir umut olmuştur. Kokain madde bağımlılık tedavisinde, aşı ile birlikte bu hastalara; psikolojik destek, ve de psikoterapi öneriyoruz. Kokain bağımlılarının yapmaları gereken en önemli şey; bağımlılıktan kurtulmaya maddeyi bırakmaya gerçekten istekli olmaları ve karar vermeleri gerekir. Yaşam tarzlarını, çevre ve arkadaş gruplarını değiştirmeleri, bağımlılık ve keyif verici başka bir madde kullanmamaları, stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri, öfke kontrol problemlerini çözümlemeleri, yaşamlarının tedavi sonrası dönemlerinde mutlaka uğraşacakları meşguliyetlerinin olmaları tedavinin olmazsa olmazlarıdır.

Vanokserin Consta (Vanokserin uzun salınımlı enjeksiyon) kokain bağımlılığının tedavisinde uygulanmaktadır.

Kokain çok hızlı bağımlılık yapan bir maddedir. Kokain beynimizde haz ve hareketi kontrol eden beyin devrelerinde dopamin isimli maddeyi hızlı ve kısa süreli olarak yüksek düzeylere yükseltmekte ve böylece bağımlılık gelişmesine neden olmaktadır. Vanokserin ise dopaminin yavaş ve uzun süreli olarak orta düzeyde yükselmesine yol açmaktadır. Aynı zamanda vanokserin, kokainin dopamin düzeylerini bağımlılık yapıcı düzeyde daha fazla arttırma etkisini zayıflatmaktadır. Vanokserin depo iğne yapıldıktan hemen sonra etki başlamakta ve kokainin bağımlı bireye etki yapmasını engellemektedir. Ayrıca Vanokserinin kokainin aksine bağımlılık yapıcı bir haz etkisi bulunmamaktadır. Aşı Tedavisi uygulama öncesi Psikiyatr onayı olmalı ve  İdrarda Kokain grubuna rastlanmaması gerekmektedir. İdrarda maddeye rastlanmadığı durumda deneme dozu olarak tablet verilmekte ve etki kontrolü yapılarak (ortalama 30 dk) onay alınmasıyla enjeksiyon işlemi uygulanmaktadır. Tahmin edilenden daha konforlu pratik ve güvenilir bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Tedavi süresi genellikle 1 yıl olarak uygun görülmekte 3 ve 6 aylık aşılarla planlanır.Bugün için aşı tedavileri ve aşının etkisi tartışmalı bir konudur.

Kokain bağımlılarının yapmaları gereken en önemli şey; bağımlılıktan kurtulmaya maddeyi bırakmaya gerçekten istekli olmaları ve bırakmaya gerçekten  karar vermeleri gerekir.

Yaşam tarzlarını, çevre ve arkadaş gruplarını değiştirmeleri, bağımlılık ve keyif verici başka bir madde   kullanmamaları, ve özellikle alkolden uzak durmaları, kokaini bıraktıktan sonra bağımlılığın getirdiği  stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri, öfke kontrol problemlerini çözümlemeleri, yaşamlarının tedavi sonrası dönemlerinde mutlaka uğraşacakları meşguliyetlerinin olmaları tedavinin olmazsa olmazlarıdır.

Kokain bağımlıları genelde tedaviye gönüllü olarak gelmemektedirler. Tedavi arayışında olmayanların sıklıkla çoklu madde kullanımına bağlı bozuklukların olduğu, aile ve işle ilgili sorunlar yaşadıkları, yasa dışı aktivitelerle daha fazla karşılaştıkları bilinmektedir.
Kokain bağımlılık tedavisinde en çok rastladığımız sorun, yoğun madde alma ve arama davranışlarıdır.
Yoksunlukla bağlantılı bulgular genellikle geçicidir. Günlük yaşantının gerginliği, kokaine kolay ulaşabilme, aşırı arzu duyma, eşlik eden psikolojik sorunlar gibi durumlarda yoksunluk yoğun yaşanmakta ve intihar gibi istenmeyen komplikasyonlar tabloya eşlik edebilmektedir.
Kokain yoksunluğu şiddetli olabildiğinde bir çok yeni tedavi yaklaşımları araştırılmaktadır. Bir dopamin agonisti olan amantadin dopamin salımını artırarak yoksunluk belirtilerinde kısmi düzelme sağlayabilir..
Kokainden arınma dönemini ardında, ilaç desteğinin yanında düzenli bireysel psikolojik destek programına ve grup terapilerine girmeleri tedavinin başarısını artırmaktadır.

error: