Kumar Bağımlılığı Tedavisi

25 Ekim 2020

Kumar Bağımlılığı Tedavisi

 

. İşte bu kadar kullanılan beyin yapısı daha çok bozulmaya başlıyor. Beynin yapısı o kadar çok bozuluyor ki, kişi davranış ve hareketlerinin anlamını ve önemini kavramayacak konuma gelebilir.

Böyle beynin yapısı uyuşturucu ya da kumara bağlı çok bozulduktan, çok sonraları doktora geliyorlar. Alkol, madde ya da kumarın etkisi o kadar beyni bozuluyor ki, kişi bir müddet sonra umutsuzluğa, yılgınlığa, bağımlılığa eşlik eden depresyon, psikotik rahatlıklara, şizofreni benzeri tdaha ağır tablolarla karşımıza geliyorlar. Bazen eşlik eden rahatsızlıklarının oranı çok çok önemli olabiliyor.

Esas olarak anlatmak istediğim şey şu; alkol ve uyuşturucu maddeler beyine ne yapıyorlarsa, ne zarar veriyorlar ise, kumar bağımlılığı da aynı şeyleri yapıyor. Şimdi diyeceksiniz ki, burada herhangi bir uyuşturucu madde kullanılmıyor.

Doğru, bundan  4-5 yıl öncesine kadar tıp camiası, psikiyatri camiası kumar bağımlılığını bir dürtü kontrol bozukluğu olarak değerlendiriyordu. Konunun en başında da anlattığım gibi son bilimsel çalışmalar gösterdi ki, uyuşturucu maddeler beyne ne yapıyorsa, ne zararlar veriyorlar ise, kumarda aynı etkiyi, aynı şeyi yapıyor.

Onun içindir ki, kumar oynama bozukluğuna artık bir bağımlılık türü olarak bakılıyor. Kumar bağımlılığı beyne ne yapıyorsa, uyuşturucu madde de aynısını yapıyor. Bir kişi kumar oynarken, at yarışı izlerken, internet üzerinde ”neredeyse kazanıyorum, atım neredeyse birinci geliyor, kazanıyorum” hissiyatının olması, kazanma ihtimalinin artması, kısa sürede çok büyük paralar kazanacak olma duygusu gibi bunların hepsi beyindefazla miktarda mutluluk hormonu salgılıyor olması gibi kazanma hırsı giderek bağımlılığa neden oluyor.

Kumar ile takıntılı kişi, arzu edilen heyecanı yakalamak için gittikçe daha çok artan miktarlarda para ile oynamak, tekrarlayan başarısız kendini kontrol çabaları sonrası, sorunlarda kaçış yolu olarak ya da kayıpları karşılamak için tekrar kumar oynama, kumar ile ilgisinin boyutlarını gizlemek içinde yalan söyleme, yalan söyleyerek içinde bulunduğu sarmaldan kurtulmak ister, ama yalan sarmalı katlanarak katlanarak devam eder.

Yalan kumar bağımlılığının en belirgin özelliğidir.

Çünkü kişi çevresine içinde bulunduğu durumu farklı gösterme çabası içine girmiştir, kumar parasını sağlamak için kanun dışı yollara başvururlar.. kumar oynamaktan ötürü kişisel ya da mesleki ilişkilerde bozulmalar, kumar borcunu ödemek için risk alma ya da borçlarını ödemek için başkalarına güvenme, patolojik kumar oynama sonucu gelişen uygunsuz davranış özellikleridir. Kişi bir yalan sarmalına girer, içinde bulunduğu sarmaldan kurtulmak için yalan, yalanları kapatmak için daha fazla yalan söylemeye başlar.

Aile sorunları gittikçe artmaya başlar.

Patolojik kumar oynayanlar sıklıkla alt-orta ya da orta sınıftan erkeklerdir. Hastalık erkekler arasında kadınlara oranla daha yaygındır.

Kişiyi kumar bağımlılığına götüren nedenleri biraz konuşalım.

Yatkınlık yaratan etkenler; 15 yaşından önce bırakılma, boşanma, ayrılma ya da ölüm nedeniyle ebeveyn kaybı. ebeveynlerin uygunsuz disiplin cezaları vermesi (tutarsız, sertlik, yoksun bırakma), ergenlik dönemindeki bir birey için kumar aktivitesinin ulaşılabilir olması, parasal ya da maddesel sembollerle ailenin kumar vurgulaması, planlama ve bütçeye ailenin verdiği önemin eksikliği, kişinin çocukluk döneminde dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu tanısı alması, boşluk hissi, kişisel sorunlar, içe kapanmalar ve depresif duygu durumları patolojik kumar oynama için predispozan etkenler olarak kabul edilir..

Bağımlılığın tek bir sebebi yok, kişiyi bağımlılığa götüren çok etken vardır. Kişi çocukluğundan itibaren çevresinde kumar oynanıyor ise, bu kişi için önemli bir risk faktörüdür. Kumar ile tanışıklık bu ilişkilerle başlayabilir. Ergenlik döneminde çoğunluk bir şekilde arkadaşları aracılığıyla şans oyunlarıya karşılaşabiliyor. Genetik yatkınlık varsa ergenlik döneminde kumar veya şans oyunlarıyla bir şekilde tanışmış ise, giderek yetişkin olmaya para iş-güç para kazanmaya başlamış ise farklı zeminlerde heyecan arayışı yüksek ise, parayı riske edebilir ve kumara başlayabilir. Çevresiyle sağlıklı iletişim kuramıyor ise, kişi bir şeyler bağlanma ihtiyacı hisseder. Aslında bağımlılık aynı zamanda bir bağlanma sorunudur. Bağlandığı şey ona heyecan veren, zihnini enerjik tutan bir kumara bağlanabiliyor. Giderek çevresindeki tüm sağlıklı ilişkilerden kopup sadece kumara bağlanabilir. Sonra beyin yapısının bozulması, biyolojik  yapının bozulması hastalığa dönüşüyor.

Kimse bağımlı olmak için başlamıyor, ama kişi bir kez kumara başladı mı, onun devamı geliyor.

Çocuklar üzerinde sorun internet ve internette oyunla başlıyor. Çünkü artık günümüzde internetteki oyunların çoğunluğu bazı şeylerin parayla alındığı parayla bazı özelliklerin kazanıldığı, oyuna giriş için para alındığı mecralar var. Orada bir yarış var, yarışta bir nevi iddialaşma kumar bağımlılığına giren bir alan var. Burdan başlayabilir. İnternet üstünden en sık oynanan kumar oyunları; kumar makineleri, iddia ve benzeri oyunlar, bahis, kâğıt ve şans oyunları, at yarışları vs… Bunlar sonunda kumar bağımlılığına dönüşebiliyor. Kumar bağımlılığı, bağımlı olan kişi ve ailesi için bir büyük yıkımdır. Kumar bağımlılığı, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Kumar bağımlılığında kişi genellikle kumar oynamayı bırakır ancak daha sonra tekrar başlar.

Patolojik kumarbazlar, ağır kayıplarına karşın kumar oynamayı kontrol etmede yetersiz davranış gösterirler. Giderek artan miktarlarda kayıplarına rağmen kumara devam ederler. Kayıplarının sonuçlarını önemsemezler.
Maddeyi kötüye kullananlar gibi, patolojik kumar oynayanlar da affektif uyarılma ve öforik duruma ulaşmak ihtiyacı ile motive olurlar, tolerans gelişir ve yoksunluk gösterirler. Yeterli heyecana ulaşmak için, iddiaların miktarını gittikçe artırırlar. Kumarın sıklığını ve miktarını azaltmaları için zorlandıklarında, konsantrasyon bozukluğu, çökkün duygu-durum, huzursuzluk, gerginlik gibi belirgin yoksunluk belirtileri gösterirler.
Bu kişiler madde bağımlılığı olan hastalara benzer, aynı belirti ve bulguları gösterirler. Genellikle kumar oynama üzerine aşırı kafa yorar, istediği heyecanı duymak için oynadığı para miktarını gittikçe artırır, birçok kez başarısızlıkla biten kumar oynamayı kontrol altına alma çabası içine girerler.

Parayla kumar oynayıp kaybetmesinin ardından, çoğu kez bir başka gün kaybettiklerini yerine koymak için geri gelirler.

Yüksek paralarla kumar oynadıklarını saklamak için aile üyelerine, terapistine ya da başkalarına yalan söyler, kumar parasını sağlamak için aşırı zaman harcar ve başkalarına güvenirler. Ailesinin birikimlerini tüketir, aile üyelerinden ya da yakın tanıdıklarından borç alırlar. Sahtekarlık, dolandırıcılık, hırsızlık, zimmete para geçirme gibi yasa dışı eylemlerde bulunurlar.
Kumar oynama yüzünden önemli ilişkilerini, işlerini kaybederler, eğitimlerinden ya da mesleklerinden başarı kazanması ile ilgili fırsatları tehlikeye atarlar ya da kaybederler. Tekrar tekrar kumar oynamayı bırakacağına her daim söz verirler ve bunu yapmak için başarısız girişimlerde bulunurlar.
Kumarın sıklığına ve miktarını azaltmaları için zorlandıklarında, konsantrasyon bozukluğu, çökkün duygu durumu, huzursuzluk, gerginlik gibi belirgin yoksunluk belirtileri gösterirler.

Erkeklerde patolojik kumarın başlangıç yaşı ergenlik dönemi iken, kadın olgularda bozukluğun başlangıç yaşı yaşamın sonraki dönemlerine kayar. Kadınlarda patolojik kumar geç yaşta başlamasına karşın, çok kısa bir zaman içerisinde gelişir.
İlk dönem olan kazanma dönemi, hastanın normalde bir yılda kazanacağı gelirin büyük bir bölümünü beklenmedik bir şekilde kumarda kazanmasını takiben başlar. Kumarbaz daha sonra düzenli olarak bahse girmeye başlar, bunu yaptıkça kendini öforik hisseder. Başlangıçta pek çok kumarbaz para kazanmasa da çok beceriklidir.
İkinci dönem olan kaybetme dönemi sıklıkla kötü şansla başlar. Kaybetme, kumarbazı dibe batıran aptalca bahislerle beraber olan ”kaybettiklerini kovalama” döngüsünü başlatır. Bunu ilişkiler ve günlük yaşamın belirgin olarak etkilendiği ve kişinin depresif belirtiler başta olmak üzere ruhsal belirtiler sergilediği bir dönem izler. Daha sonra ise oynanan oyunlar ve bahisler riskli hale geldikçe kumarbaz yasa dışı para kaynaklarının arandığı son dönem olan umutsuzluk dönemine girer. Umutsuzluk, sıklıkla aile birikimlerinin tüketilmesinden sonra ortaya çıkar. Bu durumda intihar planları ya da girişimleri olabilir.

Patolojik kumar oynama bozukluğu olan hastalarda en sık görülen birliktelik durumları; madde ve alkol kullanım bozuklukları, depresyon ve bipolar bozukluk gibi diğer duygu durum bozuklukları, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğudur. Dürtü kontrol bozukluğu, antisosyal, narsistik ve sınır kişilik bozuklukları, obsesif kompulsif kişilik özellikleri sıkça görüldüğü bildirilmektedir.

Patolojik kumar oynama, sosyal kumar oynamadan ayırt edilmelidir.

Sosyal kumar oynama genellikle arkadaşlarla oynanan, oyun başlamadan önce harcanacak para miktarının belirlendiği oyunlar olup, kumar oynama belirli zamanla sınırlıdır ve gerek ailede gerekse bireyde belirgin maddi sorunlara yol açmaz.

Tedavi yaklaşımı,

Hiç bir kumarbaz psikiyatriste gönüllü olarak gelmiyor. Kumar bağımlı kişi fark edilince eşi, anne ya da babası tarafından getiriliyor. Ya ekonomik kriz içine giriyor, parası bitiyor, ya ailesiyle ya da eşiyle problem yaşıyor. Eşi evi terk edip gidebilir olabilir. Genellikle bize bu dönemde geliyorlar. Geldikleri bu dönem biraz sorumluluk biraz geç bir dönem. Burada yapılması gereken eşlerin ve aile bireylerinin kişinin bu zor zamanlarında yanında olmaları, destek olmaları gerekir. Aile bireyleri, eşi  bu dönemde bunun yani kumar bağımlılığının bir hastalık olduğunu, bir beyin hastalığı olduğunu ve bu bağımlılığın  tedavisinin olduğunu ve tedavi süresince her zaman yanında olduklarını, yanında olacaklarını, destek olacaklarını anlamlıdırlar. Hastalıkla ilgili tartışmaya girip, işte sen sorumsuzca davranıyorsun, ailemizi borca sokuyorsun tartışmalarına girerlerse, tehdit ederler ise, bir takım şartlar koyarlarsa iletişim orada kopuyor ve tedaviye gelmenin önünde bir engel oluşturur.

Kumar bağımlılığında şu ilacı kullan geçer diye bir tedavi yok, bir ilaç verelimde geçsin diye bir tedavi de yok.

Kişide psikolojik sorunlar, depresyon ya da madde bağımlılığı sorunu var ise depresyon ve bağımlılığı tedavi edilmeli. Aile boyu bize geldiklerinde hastalığın boyutunun ne olduğuna dair ve madde bağımlı tedavilerinde kullandığımız ilaçlarla, psikoterapi ile destekleyici terapi ile kişi çok daha olumluya gidebilir.

Bu kişiler kendi borçlarının sorumluluğunu almalı, kredi kartları iptal edilmeli ve parasını başkasının yönetmesine izin vermelidir. Kişide ruhsal bir sorun varsa ilaç tedavisinin yararlı olacağı kesindir. Bu durum dışında genel olarak psikoterapötik yaklaşımlarla tedavi şansının daha yüksek olduğu bildirilmektedir.

error: