Major Depresif bozukluğun  başlıca özelliği; manik, mikst ya da hipomanik bir epizod geçirildiğine ilişkin bir öykü olmadan, bir ya da birden çok major depresif epizodun bulunmasıyla belirli bir klinik gidişin olmasıdır.

Madde kullanımının yol açtığı duygudurum  bozukluğu ya da genel tıbbi bir duruma bağlı duygudurum bozukluğu epizodları major depresif bozukluk tanısı koydurmaz.

Depresif duygudurum ve ilgi kaybı ya da zevk alma etkinliklerinden artık zevk alınmıyor olması, depresyonun anahtar semptomları dır. Hastalar kendilerini hüzünlü, kederli, umutsuz ya da değersiz hissettiklerini söyleyebilirler. Hasta için depresif duygudurumun, çok olağan kabul edilebilecek üzüntü duygusundan çok ayrı bir niteliği vardır. Hastalar çoğu kez depresif duygudurumu ”ıstırap veren duygusal bir ağrı”ymış gibi tanımlarlar. Depresyonun melankolik tipinde özellikle bir takım vejetatif depresif belirtiler hastalığa eşlik eder.

Hastalar bazen ağlayamadıkları ndan yakınırlar. Diğer yandan, depresyondaki kimi hastalar bazen depresyonlarının farkında değillermiş gibi görünürler, ancak bununla birlikte ailelerinden, arkadaşlarından ve daha önce ilgilendikleri etkinliklerden  uzak dururlar. Depresyondaki hastaların hemen hepsi görevlerini yapmada zorluk doğuran, okulda ve işte başarısızlıkla sonuçlanan bir enerji azlığından ve yeni tasarılar kurmak için istek azlığından yakınıyor..

Hastaların yaklaşık % 80’i uyku sorunları olduğundan yakınır. Hastalar genellikle erken uyanırlar ve gece sık sık uyanırlar ve sorunlarıyla ilgili olarak düşüncelere dalarlar. Hastaların  birçoğunda iştah azalması ve kilo kaybı vardır. Ancak bazı hastalarda iştah artması ve aşırı uyuma görülebilir. Buhastaların, özellikle bu semptomlarına yoğun bir anksiyete eşlik ettiği zaman, atipik depresyonlarının olduğundan söz edilir. Anksiyete, depresyonun depresyonun sık görülen bir semptomudur ve depresyondaki hastaların % 90 kadarını etkiler. Diğer vejetatif semptomlar arasında menstruasyon bozuklukları ve cinsel ilgide azalma gibi semptomlar vardır.

Anksiyete, alkol kullanımı ve somatik yakınmalar depresyonun tedavi edilmesini zorlaştırır..

Hastaların yaklaşık % 50’si semptomlarının diurnal değişkenlik gösterdiğini tanımlar. Bu hastaların  semptomlarında sabahları bir artma ve akşama doğru bir azalma görülür. Düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma yeteneğinde azalma (hastaların % 84’ü) ve düşünce bozuklukları (%67’si) gibi kognitif semptomlar görülebilir.

Depresyondaki hastaların yaklaşık üçte ikisi intihar etmeyi düşünür ve % 10-15’i intihar girişiminde  bulunur. Hastalar genelde düzelmeye başladıkları ve intiharı tasarlayabilecek ve bunu uygulayabilecek gücü kendilerinde buldukları zaman  intihar girişiminde bulunurlar (paradoks intihar).

CategoryDepresyon
Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77