Eski Yunanlılardan ve Romalılardan bu yana, en azından 2000 yıldır zeka üzerinde konuşulmaktadır. Bu kadar uzun yıllardan beri üzerinde durulmasına, çok ilgi duyulan bir konu olmasına karşın zekayı tanımlamak oldukça güçtür.

Zeka testlerini geliştiren ünlü Amerikalı Wechsler’e göre zeka, bireyin amaçlı bir biçimde hareket edebilme, mantıklı düşünebilme ve çevresine uyum yapabilme yetilerinin tümüne denir. Değişik tanımlamalar özetlenecek olursa, zeka; uyaranları algılama, algılamaları değerlendirme, kavramlaştırma, düşünme, öğrenme, öğrenilen ve deneyimler arasında bağlantı kurma ve bunları sorun çözme ve çevreye uyum amacıyla kullanabilme yetilerini içerir.

Zeka Nasıl Ölçülür?

Bireyler zihinsel yetenek yönünden büyük ayrılıklar gösterdikleri için zeka ölçüm araçları geliştirilmiştir. İlk zeka ölçeği, Fransa’da Alfred  Binet tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha sonraki yıllarda da çeşitli zeka ölçekleri geliştirilmiştir. Zeka yaşı, çocuğun hangi yaştaki çocuklar düzeyinde başarı gösterdiğini belirtir. Zeka ölçekleriyle, bireyin deneyimlerinden arındırılmış doğuştan getirdiği zekayı ölçmek olanaksızdır. Zeka ölçeklerinde, günlük hayatta karşılaşılabilen sorunlarla ilgili maddelere yer verilmiştir. Bu ölçekler öğrenme değişkeninden etkilenen araçlardır. Bu testlerin hemen hepsi algısal ayırdetme, problem çözme, yargılama ve soyut düşünme maddelerini kapsarlar.

Mental Retardasyonun temel özellikleri şunlardır: Bireyin genel entellektüel işlevselliğin ortalamanın önemli derecede altında olması durumudur. Bu hangi durumları kapsar? 

 Yetersizlik ve bozukluk olması: İletişim, kendine bakım, ev yaşamı, toplumsal/kişilerarası beceriler, toplumsal olanaklardan yararlanma, kendi kendini yönetip yönlendirme, okulla ilgili işlevsel beceriler, iş, boş zamanları değerlendirme hallerinde. en az ikisinde yetersizlik ya da bozukluk olması halinde  zeka  geriliğinden bahsedebiliriz. 

Mental Retadasyonun  farklı birçok etyolojisi vardır ve merkezi sinir sistemi işlevselliğini etkileyen çok çeşitli patolojik süreçlerin ortak sonucu olarak görülebilir.

Genel entellektüel işlevsellik, bir ya da daha çok standart, bireysel olarak uygulanan zeka testlerinin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen zeka testlerinin (örn. Çocuklar için Wechsler Zeka Skalası gözden geçirilmiş, Stanford Binnet, Kaufman Çocuklar için ölçümı Bataryası) değerlendirilmesi sonucunda elde edilen zeka bölümü (IQ ya da IQ eşdeğeri) ile tanımlanır.  Entellektüel işlevselliğin belirgin derecede ortalamanın altında olması, IQ’nun 70 civarında ya da daha altında olması ile tanımlanır. Kullanılan ölçeğe göre değişebilmekle birlikte, IQ  ölçümünde yaklaşık 5 puanlık bir ölçüm hatası olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Mental Retardasyonu olan bireylerdeki belirtiler genellikle düşük IQ’den çok, uyum işlevselliğindeki yetersizliktir. Uyum işlevselliği, genel yaşam koşulları ile ne derecede başa çıkabildiğini ve kendisi ile aynı yaşta, aynı sosyokültürel birikimde ve aynı toplumdaki birine kıyasla bireysel bağımsızlık standartlarını ne derecede karşılayabildiğini ifade eder. Uyum işlevselliği, eğitim, motivasyon, kişilik özellikleri, mesleki fırsatlar, ruhsal bozukluklar ve Mental Retardasyonla birlikte bulunabilen genel tıbbi durumlar gibi çeşitli faktörlerce etkilenebilir. Uyum sorunları yardım ve çabalarla iyileştirilebilirken, bilişsel kapasite ve IQ değişmezliğini korumaktadır.

Uyum işlevselliğindeki eksikliğe ilişkin kanıtları bir ya da daha fazla güvenilir, bağımsız kaynaktan toplamak faydalıdır. (örn. öğretmenin  değerlendirmesi, eğitim, gelişim ve tıbbi öyküsü). Uyum işlevselliğini  ya da davranışını ölçmek için de birkaç ölçek geliştirilmiştir. (örn. Vineland Uyum Davranışı Ölçeği ve Mental Retardasyonda Amerikan Birliğinin Uyum Davranışı Skalası gibi). Bu ölçekler genellikle değişik alanlardaki becerilerin  bileşimi olan klinik bir puan verirler. Bu ölçeklerde kişiye özel yeti ve becerileri saptayan bölümlerin olmadığı göz önüne alınarak elde edilen puan değerlendirilmelidir.. Zeka işlevinin değerlendirilmesinde testin, kişinin sosyokültürel durumuna, eğitime, birlikte bulunabilecek sorunlarına, arzu-istek ve işbirliğine uygun olmasına dikkat edilmelidir. Söz gelimi, özürünün bulunması birçok alanda uyum yapmasını engelleyebilir. Normalde uyumsuz olarak kabul edilen davranışlar (örn. bağımlılık, boyun eğme) o bireyin yaşadığı şartlar içinde oldukça iyi bir uyumun kanıtı olabilir.

Mental Retardasyonun Ağırlığının Dereceleri

Entelektüel bozukluğun düzeyini dört derecede belirtmek mümkündür.

Hafif, Orta, Ağır ve İleri Derecede Ağır

Hafif Mental Retardasyon                          IQ düzeyi 50-55 ile yaklaşık 70 arası

Orta Derecede Mental Retardasyon          IQ düzeyi 35-40 ile 50-55 arası

Ağır Mental Retardasyon                           IQ düzeyi 20-25 arası ile 35-40 arası

İleri derecede Ağır Mental Retardasyon    IQ düzey 20-25’in altında.

Şiddeti Belirlenmemiş Mental Retardason, Mental Retardasyon olduğuna ilişkin güçlü bir kanı olmasına karşın, kişinin zekasının  standart testlerle sınanabilir olmadığı durumlarda (Örn. ileri derecede güçsüz ya da işbirliği kurulamayan bireyler ya da bebekler ile) kullanılabilir.

Hafif Mental Retardasyon

Hafif Mental Retardasyon, kabaca, eğitim sınıflandırmalarına göre eskiden ”öğretilebilir” olarak nitelendirilen gruba eşdeğerdir. Bu grup Mental Retardasyonu olanların en büyük çoğunluğunu (yaklaşık %85’i) oluşturur. Bu düzeyde Mental Retardasyonu olanlar, tipik olarak toplumsal ve konuşma yeteneklerini okul öncesi yıllarda (0-5 yaş) kazanırlar, duyusal ve motor alanlarındaki bozuklukları çok azdır ve çoğunlukla daha ilerideki yaşlara kadar Mental Retardasyonu olmayan çocuklardan ayırt edilemezler. On’lu yaşların sonuna doğru, 6’ncı sınıf düzeyinde okul becerileri  kazanabilirler.  Erişkin yaşlarında, ancak kendi başına yaşayabilmeye yeten toplumsal ve mesleki yetenekler kazanırlar. Ancak, özellikle alışılmışın dışında toplumsal ve ekonomik streslerle karşı karşıya kaldıklarında denetim ve yol gösterilmesine gereksinim duyarlar. Hafif Mental Retardasyonu olan bireyler uygun destekle çoğunlukla kendi başlarına ya da denetimle toplumda başarıyla yaşayabilirler.

Orta Derecede Mental Retardasyon

Bu grup tüm Mental Retardasyonu olan bireylerin  % 10’unu oluşturur. Bu düzeyde Mental Retadasyonu olan bireyler çoğu konuşma becerilerini erken çocukluk yıllarında kazanırlar. Meslek eğitiminde faydalanır ve bir denetimle kişisel bakımlarını yapabilirler. Aynı zamanda toplumsal ve uğraşı alanlarındaki eğitimden de fayda görürler. ancak akademik olarak 2’nci sınıf düzeyinden ileri gidemezler. Bildikleri yerlerde tek başlarına dolaşabilirler. Ergenlik dönemlerinde, toplumsal adetleri öğrenmedeki zorlukları aynı yaştakilerle ilişkilerini bozabilir. Erişkinlikte çoğunluğu beceri istemeyen işlerde ya da uygun denetimle yarı beceri isteyen işlerde çalışabilirler. Yeterli  denetim ile toplum hayatına uyum sağlarlar.

Ağır Mental Retardasyon

Ağır Mental Retardasyonu olan grup Mental Retardasyunu olan tüm bireylerin % 3-4’ünü oluşturur. Bunlar erken çocukluk yıllarında konuşma ya çok az kazanırlar ya da hiç kazanamazlar. Okul dönemince konuşmayı öğrenebilirler ve ancak temel bakım konusunda eğitilebilirler. Sadece okul öncesi eğitim düzeyinde (gerekli işaret ve harfleri tanıma gibi) bir eğitimden yararlanabilirler. Erişkinliklerinde yakın bir denetimle basit işleri yapabilirler. Mental Retardasyona eşlik eden başka bir sorun nedeni ile özel bir bakıma gereksinimleri yoksa, grup evlerinde ya da aile içinde toplum hayatına uyum sağlayabilirler.

İleri Derecede Ağır Mental Retardasyon

Bu grup tüm Mental Retadasyonların % 1-2’sini oluşturur..Çoğunda Mental Retardasyona neden olan özel  bir nörolojik sorun vardır. Erken çocukluk yıllarında duyu-motor işlevlerinde önemli eksiklikler vardır. Çok özel bir çevrede , devamlı yardım ve bir bakımverenle bireysel ilişki içinde  en uygun gelişme sağlanabilir. Eğer uygun bir şekilde eğitilebilirlerse motor gelişmeleri, kendine bakım ve konuşma becerileri geliştirilebilir. Çok yakın denetim ve koruma altında bazıları basit işleri yapabilir.

Mental Retardasyon, Şiddeti Belirlenmemiş

Bu, Şiddeti Belirlenmemiş Mental Retardasyon tanısı, Mental Retardasyonu düşündüren kuvvetli ipuçlarının varlığında ve kişinin zeka testleriyle başarılı bir şekilde değerlendirilemediği durumlarda kullanılmalıdır. Bunlar çocuk, ergen ya da erişkinlerin işbirliği kuramayacak kadar geri oldukları ya da bebeklerde entellektüel işlevsellikteki belirgin azalmaya klinik değerlendirme ile karar verilen durumlardır. Ancak kullanılan testler IQ değeri vermez. Genelde ileri derecede ağır bozukluğu olanlar dışında yaş ne kadar küçükse, Mental Retardasyonun  varlığına karar vermek o kadar zordur.

Eşlik Eden Özellikler ve Bozukluklar

Sadece Mental Retardasyona özgü hiçbir kişilik  ve davranış özelliği yoktur. Mental  Retardasyonu olanların bazıları direnmeyen, sakin ve bağımlı kişiler iken diğerleri saldırgan atılgan olabilirler. İletişim becerilerindeki eksiklik, iletişim yerine geçen yıkıcı ve saldırgan davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Mental Retardasyonla birlikte olan bazı tıbbi durumlar, tipik davranış belirtilerine yol açabilir. Mental Retardasyonu olan bireyler başkaları tarafından kullanılabilir. (Örn. fiziksel ve cinsel sömürü) ya da hakları ve fırsatları çiğnenebilir.

Mental Retardasyonun ve birlikte ruhsal bozukluğa yol açan etyolojik faktörün ortaklığı olabilir (örn. kafa  travması hem Mental Retardasyona, hemde kafa travmasına bağlı kişilik değişikliğine yol açabilir). Mental Retardasyonu olanlarda ruhsal bozuklukların bütün tipleri görülebilir ve bilinen bir ruhsal bozukluğun Mental Retardasyonu olan bireylerde farklı seyrettiğine ilişkin hiçbir kanıt yoktur. Ancak, Mental Retardasyonun  ağırlığına ve eşlik eden sorunlara göre klinik görünümleri değişebileceği için diğer bozukluğun tanısını koymak zorlaşabilir. İletişimdeki yetersizlikler neden ile iyi bir öykü alınamayabilir.

Etyolojik Etkenler

Etyolojik etkenler esas olarak biyolojik, psikolojik ya da bazen her ikisinin  karışımı olabilir. Klinikte izlenen bireylerin yaklaşık % 30-40’ında yoğun etyoloji araştırma çabalarına  karşın, Mental retardasyon için kesin bir etyoloji saptanamaz.

Hazırlayıcı önemli etkenler şunlardır;

-Kalıtım (yaklaşık % 5). Bu etkenler çoğunlukla otozomal resesif olarak geçen doğuştan metabolizma hastalıklarıdır (örn. Tay-Sachs hastalığı). Mendelyen şeklinde geçen tek gen ve diğer kromozom anormaliklerini  (örn.translokasyon Down sendromu, frajil X sendromu) ve çeşitli klinik durumları (örn. tüberoskleroz) içerir.

-Embriyonik hayattaki erken bozukluklar (yaklaşık % 30). Bu etkenler kkromozom değişikliklerini  (örn. trizomi 21’e bağlı Down sendromu) ya da toksinlere bağlı prenatal hasarları (örn. annenin alkol kullanımı, infeksiyonlar) içerir. 

-Gebeliğe ve perinatal döneme ilişkin sorunlar (yaklaşık % 10). Bu etkenler, fötal malnütrisyon, prematüre, hipoksi, viral ve diğer infeksiyonlarla travmayı içerir.

-Bebeklik ya da çocuklukta kazanılmış tıbbi durumlar ( yaklaşık % 5). Bu etkenler infeksiyonları, travmaları ve zehirlenmeleri  (örn. kurşuna bağlı) içerir.

-Çevresel etkiler ve diğer ruhsal bozukluklar (yaklaşık %15-20): Bu etkenler bakım ve sosyal uyaran eksikliğini ve ağır ruhsal bozuklukları (örn.Otistik Bozukluk) içerir.

Mental Retardasyon tanısı için gerekli olan psikometrik testlerin dışında Mental Retardasyona özgü başka bir laboratuvar bulgusu oktur. Tanı koydurucu belirtiler Mental Retardasyonla birlikte bulunan  özel tıbbi duruma ilişkin olabilir (örn. bazı genetik bozukluklardaki kromozom anormalikleri, fenilalaninin, fenilketonürideki yüksekliği ya da merkezi sinir sistemi görüntülenmesindeki anormallikler gibi.

Zeka testlerinin bireyin etnik ve kültürel birikimini göz önüne aldığından  emin olunmalıdır. Mental Retardasyon tanısı koyabilmek için bireysel testler her zaman gereklidir. Mental Retadasyonda erkek/kadın oranı yalaşık 1,5/1’dir. Mental Retardasyon erkeklerde daha sık görülür.

Mental Retardasyon tanısı bu, bu bozukluğun 18 yaşından önce başlamış olmasını gerektirir. Başlama yaşı ve şekli Mental Retardasyonun etyolojisine ve ağırlığına göre değişmektedir. Özellikle tipik görünümü olan bir sendroma.eşlik eden daha ağır derecedeki Mental Retaedasyonlar erkenden farkedilirler. (örn. Down sendromu genellikle doğumdan teşhis edilir).  Tersine, nedeni bilinmeyen Hafif Mental Retardasyon genellikle daha geç fark edilir. Kazanılmış bir nedene bağlı daha ağır bir retadasyonda (örn. ensefaliti izleyerek ortaya çıkan retardasyon) ,entellektüel bozukluk aniden başlar.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77