MODERN ÇAĞLARDA RUHSAL TEDAVİNİN YERİ

İnsanın beden ve ruh sağlığı ile, ya da insan hayatıyla ilgili koşulların yaşam şartlarının daha iyi olmasıyla ilgilenmeyen hiç kimse yoktur. Hepimiz kendi sağlığımız, daha iyi yaşam şartları, çocuklarımız ya da ailemizin sağlığı ile ilgileniriz.
Peki, sağlığımızı iyileştirecek olan şey nedir?
Sağlığımızın bu iyileştirme gücü nereden gelmektedir?
Bunun cevabı şudur: Bu iyileştirme gücü her insanın kendi bilinçaltında ve hasta kişinin bu şifa gücünü salıverdiği zihinsel tepkisidir.
Ruh sağlığı ya da dinle uğraşan hiçbir bilimci, psikiyatr, psikolog veya bir tıp doktoru ne yapar?
Psikiyatristlerin işi, hastaların zihinlerindeki engelleri ortadan kaldırmaktır; böylece iyileşme ilkesi açığa çıkabilir ve hasta sağlığına kavuşabilir. Buna benzer biçimde, cerrah da iyileşme bağlamını oluşturabilmek için fiziksel bir engeli ortadan kaldırır.
İyileşmeyi ortaya çıkaracak olan yaşam ilkesinin işleyişini önleyen zihinsel, duygusal ya da fiziksel engeli ortadan kaldırabilen çok sayıda yöntem vardır. Bilinçaltınızda yerleşik olan şifa potansiyeli, siz ya da başka biri tarafından doğru bir biçimde yönlendirilecek olursa, zihninizdeki ya da bedeninizdeki herhangi bir hastalığı mutlaka iyileştirecektir. Bu iyileşme ilkesi ırk, din ve renk ayrımına bağlı olmaksızın bütün insanlar için geçerlidir.

Çağdaş ruhsal terapi yöntemi, inançlarınız doğrultusunda size karşılık veren bilinçaltınızın gücü ve sınırsız zekasının varlığına dayanmaktadır. Ruh sağlığı uzmanları aynı yolu izlerler, bir odaya kapanırlar ve orada zihinlerini sakinleştirirler, gevşerler ve kendi içlerindeki sınırsız şifa kaynağının varlığını düşünürler. Kişi, zihninin kapılarını dışarıdaki tüm engellere, tüm görüntülere karşı kapatır ve sakin bir halde isteğini ya da dileğini bilinçaltına iletir. Zihnindeki o eşsiz zekanın kendi ihtiyaçlarına göre bir çözüm getireceğini bilir.
Bilmeniz gereken en güzel şey şudur: Arzu ettiğiniz şeyin sonuçlandığını hayal edin ve bunun gerçek olduğunu hissedin; o zaman yaşam ilkesi bilinçli seçiminize ve bilinçli dileğinize karşılık verecektir. ”Aldığınıza inanın ; inanınki onu alabilesiniz” sözünün anlamı budur.
Evrensel gücü kullanmanın pek çok değişik yaklaşımı, tekniği ve yöntemi vardır. Ama tek bir şifa süreci vardır, o da inançtır; zira neye inanırsanız o başınıza gelir.

Dünya üzerindeki dinlerin hepsi bir inanç biçimini temsil eder ve bu inançlar çeşitli şekillerde açıklanır. Yaşam yasası inanç üzerine kuruludur.
Kendiniz, yaşam ve evren hakkında nelere inanıyorsunuz?

Neye inanırsanız o başınıza gelecektir.

İnanç, düşünce alışkanlıklarınız doğrultusunda yaşamınızın çeşitli kademelerine dağılan bilinçaltı gücü ortaya çıkaran düşüncedir.
Canınızı yakacak ya da size zarar verecek bir şeyi düşünmek aptalca bir tavırdır. Unutmayın, sizi yaralayan ya da zarar veren, inandığınız şeyin kendisi değil, o sonucu yaratan kafanızdaki düşüncedir.

Bütün deneyimleriniz, bütün eylemleriniz ve yaşamınızdaki bütün olaylar ve durumlar yalnızca kendi düşüncelerinizin tepkileri ve yansımalarıdır.
İnançla tedavi derken sözünü ettiğimiz inanç, kutsal kitaplarda geçen inanç değil, bilinç ve bilinçaltının karşılıklı etkileşimi anlamındaki inançtır.
Korku ve kaygılardan uzaklaştırıp inanç ve umuda yönlendiren bütün yöntemler insanları iyileştirebilir. İyileşmeyle sonuçlanan tedaviler; kuşkusuz, hastaların aktif hayal güçleri ve bunun yanı sıra bilinç altlarına aşıladıkları sağlığa kavuşma yönündeki güçlü fikirler aracılığıyla ulaşılmış sonuçlardır.

error: