Hepimiz aynı soruyu kendimize sorarız.

Mutluluk nedir?

İnsan ne için yaşar ve nasıl daha mutlu olabiliriz?

Öncelikle yanlış bir şey hedefliyerek doğru bir yere ulaşamazsınız ya da bir matematik deyimi ile “yanlış formül kurarsanız sonuç mutlaka yanlış çıkar” değil mi!

Mutlu olmak için çabalıyoruz, ama mutlu olmaya çabaladıkça daha da mutsuz oluyoruz.

Neden böyle oluyor?

Mutlu olmamızın önündeki en büyük engel, mutlu olmayı hedeflemektedir de ondan.

Mutlu olmak huzurlu olmak hedeflenebilir kavramlar değildir.

Şöyle cümleler ya da sözleri çevremizde sık duyuyoruz

“Ben mutlu olmak istiyorum, ben huzurlu olmak istiyorum” ya da “bundan sonra daha mutlu yaşayacağım”.

İyi de şimdiye kadar ne yaptınızda, bundan sonra ne yapıp mutlu olacaksınız?

Bu sözleri duyduğunuzda kafanızda ne şekillenir,

Bana bunlar içi boş cümleler boş sözler olarak geliyor.

Mutluluk ve huzur insan için bir amaç olamaz, Çünkü mutluluk ve huzur yaşanan hayatın bir ayrıntısı bir çıkıntısıdır.

İnsan olarak günlük hayatımızı yaşarız, işe gideriz, çalışırız, üretiriz, yaptığımız işlerle faydalı olmaya çalışırız.

Sevdiklerinizle, dostlarımızla güzel vakit geçiririz. Günümüzü en güzel şekilde geçirmeye gayret sarfederiz. Günü en güzel haliyle yaşadıktan sonra, günlük yaşamımızda bize mutluluk ve huzur hediye edilmiş olabilir.

Ama biz bunları yaparken mutlu olmayı amaçlamadık, biz sadece işimizi yaptık ve günümüzü yaşadık. Burada yapılması gereken şey sadece günlük işimizi yapmak ve hayatımızı yaşamak.

Mutsuz olmamızın önündeki en büyük etken mutlu olmayı, huzurlu olmayı hedeflemek.

Mutlu olmak hedeflerimizde vazgeçtiğimizde mutluluk ilk ilgili olarak kafamızdaki şemalarımızda değişiyor olacak.

Çünkü mutluluk ilgili en büyük engel kafamızdaki mutluluk kalıpları.

“Mutlu olmak amaçlanabilir bir şeydir” şeması yanlış bir şemadır, yanlış bir kalıptır.

İnsanlar bilerek ya da bilmeyerek iki şeye inandırıldı, “mutlu değilsiniz, mutlu olmak hakkınız” sözleriyle yıllarca bayağı mutsuz olduğumuza inandırıldık. Mantık neydi “mutlu olmayı amaçla, mutlu olmak için bir şeyler yap”.

Biz bu iki yalana inandırıldık. Düşüncelerimize, kafamıza yanliş kalıplar, şemalar yerleştirildi ya da biz bu kalıpları düşüncelerimize yerleştirdik.

Kafamızdaki bu şemalara uygun olarak günlük hayatımızı bu şemaları göremediğimiz için mutsuz olduk.

Sürekli mutlu olmayı, mutlu olmayı hedefledikçe mutsuzluğumuz her gün biraz daha arttı.

Mutluluk ile aramızdaki en büyük engel, mutluluk ile ilgili düşünce kalıpları, mutluluk şemaları yıkıp atmadıktan sonra mutluluğu yakalamamız çok zor. Biz sahte bir mutsuzluğa inandırıldık. Mutsuzluktan kurtulmaya çalıştıkça gerçekten mutsuz olduk.

Mutluluğu bir kelebek olarak düşünün, kelebeği kovaladıkça kaçar. Oysa çalışırken, üretirken kelebek gelip omuzunuza konabilir.

Konarsa ne ala, konmazsa da önemli değil.

Bir çok insanın omuzuna, başına mutluluk kelebeği mutlaka konmuştur. Ama mutluluğun ne olduğunu bilmediği için mutsuzdur. Çoğumuz bence bu halde yaşıyoruz. Mutlu olduğumuzu bilmediğimiz için mutsuz oluyoruz. Sürekli mutlu olmak için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Yaptığımız bir şey bizi biraz daha mutsuz ediyor.

Sonuç olarak mutlu olmak ya da huzurlu olmak hedeflenebilir kavramlar değildir. Yapılması gereken günlük hayatımızı en güzel şekilde yaşamak olmalıdır.

Arada bize mutluluk ya da huzur gibi hediyeler gelirse güzel olmaz mi?

Dr. Ali GÖK

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77