OKB – Obsesif Kompülsif BozuklukObsesif kompulsif bozukluk, kişinin mantıksız olduğunu kabul etmesine rağmen, inatçı ve yineleyici biçimde aklına gelen ve sıkıntı yarattığı halde engelleyemediği düşünceler kibu obsesyon diyoruz.

Ya da çoğunlukla bu düşüncelerin yarattığı sıkıntıya yönelik ve kişinin tüm gayretlerine rağmen engelleyemediği hareket ve davranışlarla – ki bu davranışlara kompulsiyon diyoruz- seyreden bir hastalıktır. Birçok kişi yaşamlarının belirli dönemlerinde çeşitli konularda evham, endişe ya da takıntılara kapılabilir. Ancak çoğu kez günlük yaşam içinde ortaya çıkan bu duygularla baş edilebilinir. Eğer takıntılı düşünceler kişinin günlük yaşamını etkiliyor ve günlük aktivitelerini kısıtlayacak düzeye gelmişse obsesif kompulsif bozuluktan bahsedilir. Kısaca OKB, insanları tekrarlanan düşünce ve davranışlar döngüsüne hapsederek kısıtlayan bir hastalıktır.
Obsesif kompulsif bozukluk temel özellik olarak olarak obsesyon ve kompülsiyonlarla görülen ve kişiye belirgin bir şekilde sıkıntı veren bir hastalıktır. Kişinin aklına bir düşünce ya da düşünceler gelip oturur. Oradan bir türlü kalkmaz. Bozuk plak gibi dönüp aynı şeyi çalar. Obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin zamanını alır, günlük yaşantısını, iş yaşamını, sosyal etkinliklerini ve ilişkilerini bozarlar. Hastada sadece obsesyon ya da kompulsiyon olabileceği gibi, her ikisi birden de olabilir.
Obsesyon tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünceler, duygular, fikirler ve hislerdir. Zihinsel bir olay olan obsesyonun tersine kompulsiyon bir davranış bozukluğudur; bilinçli, standardize ve tekrarlayan bir davranıştır. Örnek vermek gerekirse belli sayıda el yıkamak, evden çıkmadan önce belli yerleri tekrarlayarak kontrol etmek. vb.
Obsesif kompulsif bozukluğu olan kişi, bu düşünce davranışlarının mantık dışı olduğunu bildiğinden bu düşünce ve davranışlar benliğe yabancıdır (egodistonik) ve bu düşünce ve davranışlardan dolayı kişi rahatsızlık duyar
OKB zaman zaman dalgalanmalar gösterse de kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Genellikle hastalar ilk başvurularını psikiyatri dışı hekimlere yapmakta ve onlar tarafında değerlendirildiklerinde başka tanılar almaktadırlar. Hastalığın başlamasıyla psikiyatriye başvurması arasında geçen süre kadar psikiyatriye başvurusu ile tanı konması arasında da bir zaman geçmektedir

OKB - Obsesif Kompülsif Bozukluk

ETİYOLOJİ
Hastalığın etiyolojisi ile ilgili değişik psikiyatri ekollerinde kendi varsayımlarına göre açıklanmaya çalışılmıştır. En önemlileri; psikodinamik açıklamalar, davranış ve öğrenme teorileri ve biyolojik bulgular olarak ayrılabilir.

Psikodinamik yaklaşımlar
Freud’a göre bu kişiler anksiyete yaratan çözülmemiş ödipal isteklerine bağlı bir çatışma içine girince, yaşadıkları sıkıntıdan kurtulabilmek için psikoseksüel gelişimin anal dönemine geriler (regrese olur).

Davranışsal yaklaşımlar
Öğrenme teorisyenlerine göre obsesyonlar koşullu uyaranlardır. Son derecede doğal olan bir uyaran, korku ve anksiyeteyi uyarır ve doğal uyaranlar korku ve rahatsızlık kaynağı olmaya başlarlar. Daha sonra kişi anksiyetesini gideren bir davranış biçimi bulur ve bunu yaparak anksiyetesini gidermiş olur. Bu davranışlar dadaha sonra ritüelistik davranışlara yani kompulsiyonlara dönüşür. Giderek sabit davranış kalıpları olarak tekrarlanmaya başlar. Bu davranışlar da anksiyeteyi gidermek için geliştirildiğine göre öğrenilmiş davranış olarak kabul edilmelidir.

Biyolojik yaklaşımlar
Nörotransmitterle: Yapılmış olan çalışmalar obsesyon oluşumunda serotonin düzeneğinin bozulmasının rolü olduğunu düşündürmektedir. Hastaların beyin omirilik sıvılarında (BOS) sertonin metabolitlerinin sağlıklı insanlardan farklı olması da bu bilgiyi desteklemektedir.
Nöroimmunoloji: Bu konu halen bir bilimsel tartışma konusu olarak sürmektedir.
Genetik; Eldeki veriler bu hastalığın genetik bir bağlantısı olduğunu göstermektedir.

KLİNİK GÖRÜNÜM
Obsesyon ve kompulsiyonlar toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösterebilir.
Bulaşma obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu; En yaygın obsesyon biçimidir. Kişinin bedeninin ve giysilerinin kir, mikrop, toz gibi etkenler, kimyasal maddeler, deterjanlar, zehirler ile, idrar, gaita ya da diğer beden salgıları ile bulaşabileceğine ilişkin takıntılar. Bunu yıkanma ve kirlenebilecek şeylerden kaçınma kompulsiyonu izler.
Kuşku obsesyon ve kontrol kompulsiyon; En sık görülen obsesyon kompulsiyonlardandır. Kişi gaz ocağı, kapı, kilit gibi nesnelerin açık kalmış olabileceğinden, ütü vs. elektrik aletlerin fişlerinin prizde takılı kalmış olabileceğinden kuşku duyar (kuşku obsesyonu), Emin olmak için tekrar tekrar kontrol etme gereksinimi duyar (kontrol kompulsiyonnu). Bu kuşku ve kontroller yaşamın pek çok alanında kendini gösterebilir.
Cinsel takıntılar obsesif kompulsif bozukluklarda özel bir alanı oluşturur. Cinsel takıntılar, kabul edilemez, tabu düşünceler grubunun büyük bir kısmını oluşturur. Dolayısıyla cinsel takıntıların özel olarak değerlendirilmesi gerekliliği, bunların paylaşılmasının bir utanç duygusu yaratması psikiyatr tarafından sorgulanmadığı sürece kolay kolay anlatılamaması ve dolayısıyla kolayca atlanılarak tedavisinin yapılamamasından kaynaklanır.
Sık rastlanılan cinsel takıntılardan biriside eşcinsellik korkusu. Bu tip vakalarda, eşcinsel olup gerçekten bunun anlaşılmamasıyla ilgili bir ihtiyaç içinde olan ve dikkat eden bir kişiden bahsetmiyoruz. Eşcinsellik söz konusu olmadığı, eşcinselliğin korkusu ön plandadır. Kimseye açmadığı için yardım alamayan kişi ciddi bir depresyona girebilir. Cinsel takıntılar, mahrem bir alanda, çok özel ancak korkunç sıkıntılara yol açabilecek potansiyele sahip hastalıklardır.
Simetri/düzen obsesyon ve kompulsiyonları:Bu hastalarda her şeyin çok simetrik olması ve her şeyin düzen içinde bulunması gerektiği şeklinde düşünceler vardır.
Dinle ilgili obsesyonlar, genellikle dindar insanlarda, küçük yaşta yoğun dini eğitim almış kişilerde ibadet ederken ortaya çıkar ve dini inanışların tersi olan düşünceler şeklindedir. Çok rahatsız edici olmanın yanı sıra bunların hastalık olarak kabul edilmesi daha güçtür.

BİRLİKTELİK DURUMLARI
Obsesif kompulsif bozukluğun duygu durum bozuklukları, diğer anksiyete bozuklukları ve psikotik belirtilerle birlikteliği eski psikiyatri literatürlerinde görülmektedir. Son yapılan araştırmalarda depresif sendromlar obsesif kompulsif bozukluk ile en sık görülen psikiyatrik durumlardır. OKB ansiyete bozukluğu, sosyal fobi, panik bozukluk ve özgül fobi birlikteliği saptanmışlardır. OKB ile Tourette birlikteliği hayli yüksektir.
Anoreksiya nervoza ile OKB birlikteliği ile yapılan araştırmalarda, OKB olgularında ve yeme bozukluğu yaşam boyu öyküsü %17 oranında saptanmıştır.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77