Paranoid Kişilik Bozukluğu

PARANOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU
 
 Paranoid, ingilizce ”kuşkucu” demektir. Temel özelliği yaygın bir kuşkuculuk ve başka insanlara karşı güvensizliktir. Klinik özellikleri her şeyden kuşkulanan, aslı yokken başkalarının başkalarının kendisinden   yararlanacağı ve kötülük edeceği beklentisi içinde olan bir insandır. Paranoid kişilik bozukluğunda bilişsel açıdan kendilikle ilgili temel inanç ”zarar görme” şemasıdır. Paranoid kişilerde diğer insanlarla ilgili temel inancı ise herkesin kötü ve istismarcı olduğudur. Bu bilişsel organizasyona bağlı olarak geliştirdikleri temel davranışsal yöntem aşırı kuşkuculuk ve sürekli tetikte olarak tedbiri elde bırakmamaktır. Paranoidlerin en sık yaşadıkları duygulanım öfkedir.
 Bu davranış kalıbı erken erişkinlikte başlar ve çok değişik koşullar altında kendini gösterir.
Alıngandır, masum hareketlerin ve gelişigüzel söylenmiş sözlerin  altında kendisine yönelik bir ima, alay ya da tehdit sezer. Örneğin, birisi kendisinden bir iyilik istese, ”Bunlar beni kullanıyorlar” diye düşünüp bu isteği geri çevirebilir.
 Kötülük beklentisi yüzünden hastanın sürekli tetikte olduğu gözlenebilir. Bir hasta, kalabalık bir yere geldiğinde, insanlara sırtını dönmemeye dikkat ediyordu. Sanki insanlar ona arkadan bir kötülük yapacakmış gibi, hep sandalyesini duvara dayayarak oturuyordu. Benzer bir özellik referans fikirleridir. Hasta, aslı yokken, çevresinde olup bitenlerin kendisiyle ilgili olduğu düşüncesine kapılabilir. Örneğin kendi aralarında konuşan iki insanın kendi hakkında konuştuklarını ya da kendisine güldüklerini düşünebilir.
 Güvensizliği yüzünden genellikle kendi yakınlarına karşı suçlayıcı ve saldırgan davranır. Onları, sadakatsizlikle, düşmanları ile işbirliği yapmakla ya da kendi şerefi ile oynamakla suçlar. Gelişigüzel bir sözün ardında, bir sadakatsizlik niyeti sezip bir tartışma başlatabilir. Bu nedenle yakınları (özellikle ona katlanmak zorunda olanlar, örneğin ailesi, emrindekiler, öğrenciler vb.) hep hastaya karşı dikkatli ve savunmada olmak zorunda kalırlar.
 Bir başka önemli kişilik özelliği kıskançlıktır. Hasta, eşinin ya da sevgilisinin hep kendisini aldatabileceğinden kuşkulanır. Onun her söz ya da davranışında ihanetin belirtilerini arar. Eve dönünce eşyaların durumundan, eve birisi gelmiş mi diye anlamaya çalışır. Bir hastam sabah işe giderken dış kapıyı kilitlemek kalmıyor, 5-6 künç kilitte kapıyı kilitliyordu. Başka bir hasta eşi kendisine soğuk davrandığı zaman ”Başkalarıyla yatıyor da ondan”, sıcak davrandığı zaman da ”Hangi suçunu affetmeye çalışıyor” diye düşünüyordu.
 Paranoid kişilik bozukluğu olan hastalar, aşırı gururlu ve kincidirler. Uğradıkları hakaret ve zararları asla affetmezler ve yıllarca anımsarlar. Bir hasta, şöyle diyordu ”Ben, tek bir söz yüzünden yirmi yıllık karımı boşadım. Ben şerefimle yaşarım”..Eleştiriye hiç gelmezler. Kusurlu oldukları zaman da bunu kabullenmezler. Kendi başarısızlıklarının sorumluluğunu başkalarına yüklerler. Kendilerini her zaman haklı ve üstün görürler. İnsanlara tepeden bakarlar. Özür dilemeyi bilmezler. Başkalarını kolayca suçlayıp eleştirirler ama kendileri en küçük bir eleştiriyi bile kabullenmeye yanaşmazlar.
 Daima objektif ve mantıklı olmakla övünürleri Fakat aslında yaptıkları mantıksızdır.Ne var ki her davranışlarını mantığa uydurmaya çalışırlar (rasyonalizasyon). Karşılarındaki insanı, sonu gelmeyen birtakım mantık tartışmalarına sürüklerler.
 Duygusal bakımdan soğuk, katı ve ciddidirler.
Mizah duyguları yok gibidir. Şaka kaldırmazlar. Kendileri de pek şaka yapmazlar. Yaptıkları zaman da amaçları daha çok, karşılarındaki insanı küçük düşürmek ya da alay etmektir. Başka insanlara sevgi, şefkat gibi duygular göstermezler. İnsanlar arasındaki hiyerarşik düzene dikkat ederler. Onlar için rütbe, amir ya da kıdem önemli kavramlardır. Küçük bir kıdem farkı nedeniyle astına eziyet etme hakkını kendilerinde bulabilirler. Zayıf, yumuşak ya da özürlü insanları küçümserler. Otorite karşısında ise sinebilirler.
 Ağır stres karşısında, yani yaşam ya da çevre koşulları onları zora soktuğunda, kısa psikotik dönemler yaşayabilirler. Ancak bu dönemler genellikle rezidüel bulgu bırakmadan, kendiliğinden düzelir.En sık görülen komplikasyonlar, sanrılı bozukluk, depresyon, şizofreni, alkol ile ilgili sorunlar ve evlilik ya da meslek sorunlarıdır.
 İnsanlara güvenmedikleri için, karşılıklı güvene dayanan ilişkilere ya da bu tür ilişkileri düzgün yürütemezler. Ağır vakalarda bütün sosyal ve mesleki ilişkiler ileri derecede bozuktur. Polislik ve askerlik gibi meslekleri tercih edebilirler ve bunlarda görece olarak daha başarılı olabilirler.

 Etyoloji

Paranoid kişilik bozukluğunun etiyolojisi ile ilgili bilgilerimiz azdır. Sanrılı bozuklukla genetik bir ilişkisi ileri sürülmüştür. Freud’un bir zamanlar ileri sürdüğü, paranoid düşüncenin latent homoseksüelite  ile ilgili olduğu görüşü, artık revaçta değildir. Bugün daha çok kabul edilen psikodinamik neden, kuşkucu tutum ve düşüncenin, hastanın iç dünyasının açığa çıkma korkusundan  ve incinme duygularından kaynaklandığı şeklindedir. Yansıtma mekanizmasının, bir neden olmamakla birlikte, semptom oluşumunu oldukça akla yakın bir biçimde açıkladığı da genellikle kabul edilir.

 

Sıklık

Paranoid kişilik bozukluğunun genel popülasyondaki sıklığının % 0.5-2.5 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Hastanede yatan psikiyatrik hastalar arasında ise PKB, genel nüfustan yaklaşık 10 misli daha sık görülür. Ancak bu hastaların hastaneye yatış ana nedeni hemen hiçbir zaman PKB değildir.

 Tedavi

PKB olan hastalar, kişilik özellikleri nedeniyle hekime pek başvurmazlar. Zaten kendilerinde ruhsal bir bozukluk olduğunu kabullenmezler ve tedavi önerilerine kızarlar. Ancak başka bir komplikasyon gelişirse hekime getirile bilirler. Hekime güvenmedikleri ve sırlarını vermek istemedikleri için terapötik bir ilişki kurmak zordur.
error: