Ülkemizde zaman zaman çok sayıda sahte alkol kullanımına bağlı sıklıkla ölüm ve sakatlıkla sonuçlanan vakaaları bildiriliyor.

Geçen haftanın en önemli sağlık haberlerinden biri Mersin’de bir haftada 5 kişinin metil alkol zehirlenmeleri nedeniyle hayatlarını kaybetmeleri, çoğu yoğun bakımda olmak üzere 16 kişinin tedavi altına alınmasıydı. Bu nedenle sahte içki kullanımına dikkat çekmek, bilgi vermek ve konunun önemini anlatmak istiyorum.

  Viski, votka, cin gibi yüksek alkollü içkilerin içinde bulunan alkol; tahılların damıtılması, tahılın içindeki şeker moleküllerinin alkole dönüşmesi ile elde edilen etil alkol (Etanol de deniyor). Bildiğimiz şey etil alkolde tamamıyla masum değil. Ancak normal dozlarda alındığında zehirlenme etkisi bulunmuyor.

Kimya derslerinde hatırlanacağı gibi ”alkoller” farklı karbon sayılarına göre etil, metil, izopropanol, fenol gibi adlar alan geniş bir kimyasal gruptur.

 METİL ALKOL

 Sahte alkol yapımında kullanılan metil alkol odun talaşının damıtılması ile elde ediliyor. Endüstride boya inceltici, antifiriz, cam temizleyici gibi maddelerin yapımında kullanılıyor ve asla asla içilmemesi gerekiyor.

 Metil alkol (metanol) en basit yapılı alifatik alkoldür. Bir önceki paragrafta da açıkladığım gibi endüstride solvent olarak yaygın kullanılır. İlaç olarak değeri yoktur, toksikoloji yönünden önemlidir. Ucuzluğu nedeniyle sahteciler tarafından alkollü içkilere katılması sonucu ülkemizde de zaman zaman sıklıkla ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır.

  Etil alkol gibi barsaktan çabuk absorbe edilir. Santral sinir sistemi üzerinde depresan etkisi etil alkolünkinden zayıftır; metil alkol etil alkole göre çok daha toksik bir maddedir. Santral sistemindeki etkisinin daha zayıf oluşunun nedeni, etil alkolden daha düşük derecede lipofilik olmasıdır. Fazla miktarda alınmadığı takdirde sarhoşluk yapmaz, ancak içildiğinde, genellikle etil alkolle karışık içildiği için ona bağlı sarhoşluk gelişebilir. Tek başına içildiğinde santral etkileri geç başlar.

  Metil alkolün  vücutta yıkılması nitelik bakımından etil alkolünki gibidir ve yıkımı aynı enzim sistemleri ile yapılır. Fakat onunkine göre çok yavaştır. Vücutta etil alkol bulunduğunda bu iki alkol ve metabolitleri aynı enzimlere karşı yarışacaklarından ve enzimlerin etil alkole afinitesi daha fazla olduğundan, etil alkol metanolün formik asid ve formaldehit gibi toksik metabolitlerine yıkılmasını yavaşlatır.

Metil alkol zehirlenmesinde sinir sistemi üzerindeki depresyona bağlı belirtiler ikinci planda kalır. Zehirlenmesinin iki önemli belirtisi vardır:

1-Yıkım sonucu oluşan aside bağlı asidoz,

2-Aynı şekilde oluşan formaldehidin retinayı bozmasına bağlı görme bozukluğu, optik diskte hiperemi ve daha sonra irreversibl zedelenmeye bağlı olarak gelişen körlük. Bu sayılan belirtilere huzursuzluk ve deliryum eşlik eder.

  Metil alkolün 1,2 ml/kg’lık dozu öldürücüdür. 15 ml gibi nisbeten ufak bir miktarının bile körlük yaptığı saptanmıştır. 70-100 ml miktarında ise genellikle ölüme neden olur. Ölümle sonuçlanan olgularda körlük ölümden önce ortaya çıkar. Kurtulanların devamlı sakat kalmasına neden olur. Ayrıca santral sinir sisteminin kalıcı zehirlenmesine bağlı motor disfonksiyon şeklinde sakatlıklar da görülür. Metil alkol zehirlenmesinde ölümün nedeni şiddetli asidoz ve onun komplikasyonlarıdır.

  Metil alkol zehirlenmesinin tedavisi için spesifik bir antidot olan fomepizol (4-metilpirazol) yakın tarihlerde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay almıştır.Sağlık bakanlığı tarafından ülkemizde de kullanılması için gerekli izin verilmiştir.

  Fomepizol ADH enzimini güçlü bir şekilde inhibe ederek metanolün toksik bileşiklerine dönüşmesini önleyerek etkili olur. ADH’ye bağlanma afinitesi ve metil alkolün toksik bileşiklerine dönüşmesini inhibe edici etkisi alkole göre oldukça yüksektir. Dolayısı ile metil alkol zehirlenmelerinde etil alkole göre daha etkilidir. Metil alkol zehirlenmelerinde genellikle intravenöz yoldan 15 mg/kg dozunda verilir. Eğer hastanın ilk ölçülen serum metil alkol düzeyi 20 mg/dL’nin altında ise ve hastada asidoz ve renal yetmezlik gelişmemişse ilave dozların verilmesine gerek yoktur. Bununla beraber, eğer hastada ilk ölçülen serum metil alkol düzeyi 20 mg/dL’nin üzerinde ise metil alkol düzeyi 20 mg/dL’nin altına düşene kadar her 12 saatte bir 10 mg/kg’lık fomepizol ile tedaviye devam edilir.

  Sodyum bikarbonat solüsyonu infüze edilerek asidozun düzeltilmesi

Asidozun düzeltilmesi sakatlık nedeni olan körlüğün gelişmesini önleyebilir, çünkü asidoz formaldehidin retina üzerindeki toksik etkisini artırıcı bir etkendir. Sahte alkol zehirlenmelerinde kalevileştirici tedaviye mümkün olduğu kadar zaman kaybetmeden başlanılması gerekir.

CategoryYazılarım

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77