Osmanlı Padişahı Süleyman’ın, Hürrem Sultandan olan 4.oğlu Cihangir, doğuştan gelen fiziksel rahatsızlığı bulunması sebebi ile çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yoğun bedensel sağlık sorunlarıyla uğraşmakla geçmiş olduğu anlatılır. Bedensel rahatsızlığı nedeniyle kendi öz kardeşleri tarafından dışlandığı söylenir. Cihangir’in en çok sevdiği abisi hep Şehzade Mustafa olmuştur. Şehzade Mustafa’nın, Şehzade Cihangir’e çok daha farklı davrandığı söylenir. Ağabeyi Mustafa’nın 1553 tarihinde Nahcivan seferi sırasında Padişahın otağında boğdurulduğu sırada olayı en yakında yaşamıştır. Tarihçiler bu boğdurulma olayının Şehzade Cihangir’in ruhunda öylesine bir hasar bırakmıştır ki, ağabeyinin idamı sonrası düştüğü büyük travmanın sonuçuna dayanamayıp babası ile Halep’e vardıklarında(28.08.1953) orada melankoliden öldüğü söylenir (kaynak Uzunçarşılı İsmail Hakkı 1983 Osmanlı Tarihi).

Melankoli, hüzün, üzülmek, kara sevda anlamına gelen Fransızca kökenli sözcük, günümüzde yaygın olarak major depresyondan olarak tarif edilen, ağır bir duygu durum bozukluğu anlamında kullanılır. Major depresyon; Uyku bozukluğu, sık sık uykudan uyanma, uykuya dalamama, yeme sorunları; veya çok az yeme ve buna bağlı kilo kaybı, değersizlik, umutsuzluk ve suçluluk duyguları, kişide hiç bir işe yaramadığı düşünceleri, geleceği umutsuz ve karanlık görme, hiç bir şeyden, yaşamdan zevk alamama, sürekli yatakta kalma isteği ve kendini suçlama eğilimleri yoğundur. Bir takım olaylardan kendisinin sorumlu olduğu ve suçun kendisinde olduğu düşünceleri gelişir. Konsantrasyon güçlüğü ve karar verme güçlüğü vardır. Enerji azlığı, sürekli yorgun hissetme, her şeye karşı isteğini kaybetme, intihar düşünceleri ve intihar girişimleri olabilir.

Bu hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler, genelde başka hastalıkları akla getirir ve çoğu kişi bu belirtilerin depresyona bağlı olaraktan oluşabileceğini düşünmez. Sıklıkla bu hastalar psikiyatri dışında doktorlara başvururlar veya kendi başlarına tedavi etmeye çalışırlar. Bazı hastalar diğer hekimler tarafından psikiyatriye yönlendirildikleri için bazen öfke gösterirler. Major depresyon, doğru tedavi edildikleri zaman tamamıyla düzelen bir hastalıktır. Tedavi edilmediği zaman ölümle sonuçlanabilen bir rahatsızlıktır.

Şehzade Cihangir’in ölümü ile ilgili olarak Muhteşem Yüzyıl dizisinde anlatılan hikayeye göre, Şehzade Cihangir’in depresif bir ruh hali içinde olduğu, Şehzade Mustafa’nın boğdurulmasından sonra, ağır bir depresyon yaşadığı anlaşılıyor. Konumuz hastalığının gelişim sürecinde, tedavi amaçlı Şehzade Cihangir’e afyon katkılı sıvı ve şuruplar verilmesi ile ilgili. Elbette bugünün tıbbi bilgi birikimi ile o zamanların tıbbını karşılaştırmak ve değerlendirmek yanlış olur. Böyle bir amacım da yok. Sadece konuya başka bir açıdan da yorum getirmektir.
Afyon, haşhaş kapsüllerinin çizilmesiyle sızan, süte benzer özsuyunun toplanması ile elde edilen uyuşturucu bir maddedir. Süt gibi olan özsu hava ile temas ettikçe koyulaşır ve kahve rengi bir renk alır. Afyonun tarihi M.Ö, 5000 yıllarına kadar uzanır. Mezopotamya ve Asya’da ilaç olarak ve ilaç yapımında, tedavide çok yaygın kullanıldığı bilinmektedir.
Günümüz eczacılığında afyon; morfin, kodein, tebain, papaverin vb. alkoloidlerin yapımında kullanılır.
Anlatılan dizide görüldüğü gibi; afyon katkılı ilaç olarak verilen,sıvı veya şuruplar ilk başlarda hastayı geçici olarak rahatlatıyor, ağrıları varsa azalıyor, üzüntüleri kayboluyor, sıkıntıları geçiyor ve geçici bir keyif hali oluşuyor. Afyon katkılı sıvı veya şurupların etkisi, altı-yedi saat sonra geçince, maddeyi tekrar tekrar alma ihtiyacı doğuyor ve miktarını yani dozunu giderek artırmak gerekir. Süreç içimde artırılan doz, kişide giderek bir bağımlılık geliştirir,. Ağır bağımlılıktan doz artırılarak kullanılır. Çünkü bir önceki doz yetersiz kalır. Öyle bir gelir ki, o noktadan sonra doz artık, kişi için ölüm dozu olmuştur. Afyon katkılı sıvı veya şurup çok miktarda alınmışsa içen kişiyi komaya sokar ve ölüm riski oluşturur.
Sonuç olarak, dizideki olayın gelişimine baktığımızda ölümün ağır depresyon sonucu, gıda reddi ile gelişen kilo kaybıyla olabileceği gibi, o günlerin hekimlerinin bilgi düzeylerinden kaynaklanan yanlış uygulamaların, yani afyon katkılı sıvı veya şuruptan zehirlenme ihtimalinin de unutulmaması gerektiğini düşünüyorum.

CategoryYazılarım

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77