Dünyaya geldiğimiz anda yaptığımız ilk şey derin bir nefes almaktır, Bu dünyayı terk ederken yaptığımız son şey ise nefes almaya son vermektir. Doğum ile ölüm arasında olup bitenler ömrümüzü oluşturur. Ömrümüz nefes almamıza bağlıdır.

Hayatımız sürekli olarak enerjinin kullanıldığı bir süreçtir. Beden ısısını korumak, düşünebilmek, duygulanmak, hareket etmek, hastalıklarla savaşmak, yeni hücreler oluşturmak gibi toplamını hayat olarak tanımladığımız her şey için enerjiye ihtiyaç duyarız.

Çoğu insan enerji sağlamakta en büyük önemi yiyeceklerin taşıdığını sanır. Ancak doğa bunu başka türlü ayarlamıştır.

Haftalarca yemek yemeden, günlerce su içmeden yaşayabilecekken hava olmaksızın birkaç dakika yaşayabileceğimiz basit bir gerçektir.

Sağlıklı beslenmek suretiyle ömrümüzü 10-20 yıl uzatabileceğimiz kanıtlanmıştır. Sağlıklı beslenmekle birlikte doğru nefes almak ömrümüzü 30-40 yıl uzatabilir.

Küçük çocukların nefes alışlarını izlemeye çalışın. Küçük çocuklar nefes alıp verirken karın kaslarını ve özellikle diyafram denilen bir ana kası kullanarak genleşir ve kasılır. Bu şekilde nefes alındığı zaman, akciğerlerin orta ve alt bölümlerine hava girmesini sağlayan bol miktarda yer açılır. Nefes aldığımızda ciğerlerimize ne kadar çok oksijen girerse, ciğerlerimiz o kadar iyi havalanır ve kanımızdaki eritrositler enerji oluşturmak için o kadar çok oksijeni soğurarak taşıyabilir. Bu şekilde nefes almaları sayesinde çocuklar dinç, hareketli ve mutludurlar.

Sigara ve Tütün BağımlılığıErişkin insanlar tamamen farklı bir şekilde nefes alırlar. Yıllar geçtikçe fiziksel olarak daha az hareketli bir hayat sürdükçe, omurgamızda duruş bozuklukları ortaya çıktıkça, şişmanladıkça vs. daha farklı nefes almaya başlarız.Nefes aldıkça göğüs kafesimiz şişer, karnımız içe çekilir, omuzlarımız ve köprücük kemiğimiz yukarı doğru hareket eder. Bu şekilde nefes aldığımız zaman, akciğerlerimiz yalnızca en üst kısımlarıyla ve sınırlı olarak kullanılmış olur. Bu durumda genellikle yeterince hava alınamaz ve bu yüzden daha sık nefes alma ihtiyacı duyarız. Aşırı şişman insanlarda bu durum daha dikkat çekicidir.Dolayısıyla akciğerlerimize nefesle çekilen az miktarda oksijen ulaşır. Akciğerler yoğun olarak üst bölümleriyle çalışır. Aşırı çalışan akciğer hücreleri bu nedenle vaktinden önce yıpranırlar ve böylece akciğer dokusunda ölü, etkin olmayan hücre katmanları oluşur.

Yaşlandıkça akciğerlerimizin daha fazla bölümü nefes alma işleminin dışında kalır. Bedenimiz sürekli oksijen açlığı çeker. Bu durum yalnızca solunum hastalıklarına değil, ayrıca dolaşım sistemi, pankreas, karaciğer, böbrek, mide hastalıklarına ve pek çok sağlık sorununa yol açar.
Diyaframı daha iyi kullanarak, yaşlanmamızı otuz-kırk yıl erteleyebilir ve pek çok hastalıktan kaçınabiliriz. Doğru nefes almak sağlıklı olmanın ve uzun bir hayat sürdürmenin garantisidir.

Yukarıda anlattıklarımız dışında tütün içen kişilerde durum nedir?

Tek kelime ile berbattır.
Yanlış nefes almaları ile birlikte, tütün içenlerin bedenleri, tütün içtikleri için sürekli olarak oksijen yokluğu çeker ve oksijene aç bir hal alır. Bedenlerindeki oksijene aç hücrelerin varlığı, pek çok hastalık için açık bir kapı yaratır.
İki yıl boyunca günde on sigara içen bir tiryakinin bedeninde iki kilogram zehirli katran birikir. On yıl sigara içtikten sonra bu miktar dört kilograma çıkar. Yirmi yıldır sigara içen birinde ise altı kilogram zehirli pislik birikmiştir. Bu zehirler bedenin her yerine dağılmıştır.
Kalp rahatsızlıkları, kalp krizleri, kan dolaşım bozuklukları, kangren, akciğer ve solunum yollarında sürekli enfeksiyon sonucu tahribat, bronşit, amfizem, astım, başta akciğer kanserleri olmak üzere,yemek borusu, ağız içi, burun, boğaz, gırtlak, pankreas, böbrek ve kan kanserleri, cildin erken yaşlanması, tatlı ve koku alma duyularında azalma, sindirim sistemi rahatsızlıkları, ülser, kadınlarda menopoz ve kısırlık, damar genişlemeleri, erkeklerde iktidarsızlık ve kısırlık, bacak ağrıları ve daha pek çok rahatsızlık birkaç dakikalık sigara içme keyfinin yarattığı sonuçlardır.
Bir kısmını yukarıda saydığım son derece ağır rahatsızlıkları oluşturan sigara, içerek kendi kendinize yaptığınız zehirlemenin ve de sağlığımızın en büyük düşmanı olduğunun kanıtı değil mi?

İnsanların sigara içme alışkanlıklarından kurtulmalarına yardım etmek için çeşitli yöntemler kullanılabilir. Hipnoz, biyoterapi, bazende yalnızca konuşarak.
Deneyimlerime göre en iyisi sigarayı bırakmak için başkalarının yardımını istememektir. Kendi kendimize yardım etmeye çalışmalı ve hiç kimsenin bizim sağlığımızı kendimiz kadar düşünmesinin mümkün olmadığını aklımızdan çıkarmamalıyız.
Hiç kimse bizim sağlığımıza bizden daha fazla özen gösteremez.
Sigarayı bırakarak mükemmel bir sağlığa giden yol, güçlü bir irade, ısrar, çaba gösterme, bilgi ve deneyimden geçer.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77