Sosyal Duygusal Gelişim ve İlişkiler GeliştirmeBebeklikte gelişen en önemli sosyal-duygusal özellikler bağlanma, bağımsızlık ve kendilik gelişimidir. Bağlanma, öğrenilmemiş bir sosyal davranıştır ve bu nedenle Lorenz’in kümes hayvanlarında gördüğü “basımlama” ve Harlow’un maymunların da görülen “dokunmanın verdiği rahatlık” davranışlarıyla benzerlik gösterir. Bakıcı bebek arasındaki bağlanma, bebeğin bakıcının dikkatini çekmek için gösterdiği ağlama, izleme, seslenme gibi davranışlarla başlar ve birinci yılın sonunda kurulmuş olur. Bağlanmanın kurulması aşamalarında bebeğin yabancıları tanıyıp ayırt etmesi önemlidir.

Yaklaşık 7. ayda bebekler birdenbire yabancıdan korkmaya ve bakıcıdan (anneden) ayrılınca ağlamaya başlarlar. Bu tepkiler aynı zamanda çevresel ikaz ediciler de ki farkların tanındığını ve ayırt edildiğini gösteren önemli bir zihinsel gelişim işaretidir. Yabancı korkusuyla aynı zamanda ortaya çıkan bir başka kaygı da ayrılık kaygısıdır. Bebek, annenin ayrılmasıyla birlikte hoşnutsuzluk tepkileri gösterir ve tipik olarak da ağlar. Anneden ayrı kalma süresine bağlı olarak da tepkiler farklılaşır. Genellikle hastanede yatma gibi bir-iki haftadan daha uzun suren ayrılıklar bebeği örselemektedir. Ainsworth, bebeğin, annesiyle ve bir yabancıyla birlikte olduğu ve yalnız durumlar yaratarak bağlanma davranışım incelemiş ve bebeklerin üç farklı tipte bağlanma gösterdiklerini bulmuştur.

Güvenli bağ!anma kurmuş bebekler, anneden ayrılmaya tepki verseler bile dönüşünde sevinerek ona yaklaşan ve yeni durumlarda huzursuzluk göstermeyen bebeklerdir. Kaçınma tipi güvensiz bağlanma kuran bebekler ise ayrıldıktan sonra biraraya geldiklerinde anneye yaklaşmak isteyip aynı zamanda da anneden bakışlarını kaçıran bebeklerdir. Dirençli tip güvensiz bağlanma kurmuş bebekler ise her ayrılmada ve her birleşmede huzursuzluk ve mutsuzluk gösteren bebeklerdir.

Bağlanmanın anne kadar babayla da kurulabileceği üzerinde durulmuştur. Baba ile bebek arasında kurulan bağlanma, daha sonraki sosyalleşmede babanın etkisini artırmaktadır. Babalar bebekleriyle ilk etkileşimi genellikle birlikte yuvarlanma ve bebeği atma gibi fiziksel hareketlerle kurarken anneler bakım veren kişi olarak konuşma, gülümseme ve bebeği taklit tarzında bir iletişime girmektedirler. Ancak asıl bakıcı, anne yerine baba olduğunda babalar da annenin iletişim biçimini göstermektedirler.

Bakıcı-bebek arasında kurulan güvenli bağlanma daha sonraki bağımsızlık mücadelesi için esastır. Mahler, ait olma duygusuyla birlikte ayrılık duygusunun da kazanılmasını önemli görmektedir. Ayrılma-bireyleşme süreci adını verdiği bağımsızlığın kazanılması sürecinde bebek, 4.-5. aylarda başlayan ve 24.-30. aylar arasında tamamlanan bir dizi dönemden geçer. Birinci yılın sonuna yaklaştıkça hareketlenen bebek çevreyi araştırır, yeni kazandığı motor becerileri dener ve ihtiyacı olunca anneye yönelir. İkinci yılın ortalarında ise kendinin fiziksel olarak ayrı bir varlık olduğunu keşfedince bunu yanındakilerle paylaşmak ve gücünü göstermek ister. Örneğin, anne ya da babayı yerinden kaldırarak istediği bir şeyi yaptırmaya çalışır. İki yaşına geldiğinde ise bireysellik güçlenir, yetişkinlerin isteklerine direnir ve bağımsızlığını göstermeye çalıştığı için anneden ayrılmaya razı olur.

Erikson’a göre de bu ilk bağımsızlık mücadelesinde bırakma ve tutma davranışları önem kazanır. Bu şekilde özerk iradesinin farkına varan çocuk kendini kontrol etmek ister. Özellikle tuvalet eğitimi sırasında çocuğun kendini kontrol duygusunu kazanmasına izin verilmezse özerklik yerine kuşku ve utanma duygusu gelişir.

Kendilik gelişiminde en önemli adımlardan biri bebeğin kendini ve başkalarını ayrı birer kişi olarak tanımasıdır. Bebekler, iki haftalıkken bile başkalarının yüz ifadesini tanıya bilmekte, ancak bu ifadeye dayanarak kendi davranışlarını yönlendirmeleri 6.-18. aylar arasında olmaktadır. Bebekler yaklaşık 18 aylıkken aynadaki görüntünün kendilerine ait olduğunu bilmekte, yani diğerlerinden ayrı ve özgün bir varlık olduklarını anlamaktadırlar. İki yaşından sonra kendisindeki değişmezliği anlamaya başladıkça da kendilerini girişimci bir güç olarak ortaya koymak istedikleri için saldırganlık artmaktadır.

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77