Şimdilik iki haftalık bir süre ile, evimizden çıkmadan kendimize uygulayacağımız izolasyon ile virüs salgınını en az hasarla aşabiliriz. 

İzolasyon; daha önce karşılaşmadığımız alıştığımız yaşam ve çalışma düzeninizi değiştiren zorunluluğu olan eve kapanmanın, covit-19’un salgınının getirdiği yoğun bir psikolojik baskının altındayız.

Bilmemiz gereken çok şey var.

Unutmayın,

Hayatımız değerlidir

Ama her şeyden önce sağ duyulu olmalıyız.

Felsefi anlamda kendisi hakkında bilinç sahibi olan kişinin hayatının değeri vardır.

Salgınla birlikte yaşamlarımızda çok şey değişmiş olabilir.

Birden bire hayatımızı, yaşam  şeklimizle birlikte virüs bütün dünyanın da ayarını bozdu. 

Her şey anlamını değiştiriyor.

Dünya günümüzden başlayan yepyeni bir siyaseti ve yepyeni bir dönemi konuşuyor olacak.

Virüsün etkisiyle yaşam tarzımız ve hayatlarımız nereye evrilecek? 

Bilinmiyor.

Sabah akşam corona virüs haberleri dinlemekten, tartışmalardan şiştik.

Ortada çok büyük bir bilgi kirliliği var.

Bildiğimiz, bilim insanları ve ilgili uzmanların anlatımında, covit-19’un bulaşma ve yayılma hızının çok yüksek olduğu ve virüs bir anda yayılırsa hiç bir devletin bunu kontrol altına alma gücünün olmadığını biliyoruz.

Bu durumda bir anda her şey kontrolden çıkabilir. 

Kısaca ön görülemeyen bir dönemden geçiyoruz.

Salgının yaratacağı bir ekonomik kriz ve ekonomik kriz nedeniyle oluşacak sosyal siyasal, ekonomik ve psikolojik sonuçları olacaktır. 

İnsanlar işini kaybedip çalışamıyor ve üretemiyor olacaklar. 

Şirketlerin firmaların iflaslarını görebiliriz. Bu sürecin bir ya da iki ay sürdüğünü düşünün. 

Virüs bizim hayatımıza direkt dokunmasa bile, ekonomik yıkımla ekonomik sorunlarla insanlar baş başa kalabilir.

Her birimiz etkileneceğiz.

Hayatın bir şekilde durması hayatımıza bir şekilde dokunacak, şu an bile dokunuyor.

Gerçekçi olalım, bu ülkede üç gün çalışmayınca aç kalacak insanlar var. 

İş çok ciddi meseleye sadece salgın olarak bakmamak gerekiyor.

Yani asıl tahribatı sonradan görebiliriz.

Bir anda sahip olduğumuz hayat şekillerimiz yaşam düzenimiz bozuluyor olabilir.

Bir ay sonra nasıl bir Türkiye ve nasıl bir Dünya ile karşılaşacağımızı tahmin etmek zor.

Hayatımızın gidişatı değişecek. 

Çok önemli bir dönemin eşiğindeyiz. Oluşacak olumsuzlara psikolojik olarak kendimizi hazırlayalım.  

Yolumuz uzun korkmadan, kaygılarımızı yaşam biçimine getirmeden, paniğe  kapılmadan, akıl ve bilimi esas alarak, toplumsal uzlaşma ve dayanışma ile birlikte aşmalıyız.

Gökyüzünü görmeyi, denizi seyretmeyi, İstanbul trafiğine karışmayı, sokakta bulunmayı, çalışıp üretmeyi herkes gibi bende özledim.

Kaygı duygusu, virüsün kendisinden daha hızlı yayılır. 

Sizi paniğe sevk eden konuşmalardan ve kişilerden uzak kalmaya gayret edin. 

Kritik günlerde sorumlu davranalım.

Alacağımız her tedbir dozunda güzeldir.

Belirsizlik kaygıyı tetkikler 

Unutmayın felaket senaryoları genellikle sadece senaryodur

Gerçekçi olmayan korkuyu, gerçekçi olmayan haberler tetikler. 

Güvenilir haber kaynaklarını takip etmeye özen gösterin.

Kaygı ve korkunuzun kalp çarpıntısı, öfke, nefes düzensizliği gibi fiziksel etkilerini  hissediyorsanız, yürüyüş yapın. nefes egzersizleri yapabilirsiniz.

Bahar mevsimine girmemiz, açık aktiviteleri fırsat sağladığı için, mesafenizi koruyarak dışarıda daha fazla zaman geçirmeye çalışabiliriz.

İyi uyuyacağız, dinleneceğiz, Sigara içmeyeceğiz, içiyorsak da  bırakmalıyız.

Yeryüzünde hayatın ne zaman ortaya çıktığı hakkında belirsizlik vardır. İnsanın hangi tarihte yeryüzünde yaşamaya başlamıştır tam olarak bilinmiyor. Pek çok sayıda teori olmakla birlikte, bundan 3,5 ve 3,8 milyar yıl önce hayatın yeryüzünde ortaya çıktığı bildiriyor.

Acaba insanın ortaya çıkışı hangi tarihtir?

Doğumdan ölüme kadar geçen sürede gerçekleştirilen faaliyetleri sağlayan olguların tümüne hayat denir.

Bu, biyolojik bir tariftir.

Birçok düşünür buna hayat çizgisi de der.

Hayat olayları yalnız fizik ya da kimya olgularından değildir. 

Hayat olaylarından, hem fizik-kimya, hem de düşünen ruhtan oluştuğunu unutmayalım.

O halde yapmamız gereken izolasyon şartlarına uyum sağlamak.

Kendimizi eve kapattık. Kendimizi izole ettik.

Özgür olmak kadar değerli bir şey yoktur. 

Asıl sorun sağlığımızın farkında olup kıymetini biliyor muyuz?

Sonuç olarak;

“Her şeyin başı sağlık” diyelim..

iletişim        +90 (212) 571 57 97 +90 (535) 713 02 77